Hüseyin GÜLERCE
Başbakan Erdoğan, KCK (Koma Ciwaken Kürdistan-Kürdistan Topluluklar Birliği) ile ilgili operasyonları bayram boyunca savundu. Memleketi Rize'de; "KCK operasyonlarını eleştirenlere uyarımı ben yine yapıyorum: KCK'yı iyi tanımanız lazım. Yaptığınız açıklamalar, teröre destektir, teröre hizmettir." dedi.
Bazı liberal arkadaşlarla geldiğimiz yol ayrımında temel nokta; KCK'nın ne olduğu konusundaki farklılığımızdır. Onlar, KCK'nın, sadece siyaset yapan, dolayısıyla fikir ve ifade hürriyeti açısından desteklenmesi gereken bir yapı olduğunu savunuyor.
Bizler ise KCK'nın ne olduğunu, bizzat KCK sözleşmesinden (anayasasından) anlatmaya çalışıyoruz. Bunu, liberal arkadaşlara hakaret etmeden yapıyoruz. Dost bildiklerimizin, sebebini anlayamadığımız çirkin yakıştırmalarındaki gibi zil takıp oynamıyoruz da. Liberal demokrat aydınlarla kurulan diyaloğu en fazla önemseyenlerden biriyim. Üstelik bu diyaloğu, vesayetin sona ermesi, hukukun üstünlüğü, demokratikleşme ve özgürlükleri genişletme adına çok değerli buluyorum. Bir meselede ayrı düşünüyoruz diye o arkadaşlarımın hiçbirini kaybetmek istemem. Ama insaf, fikre karşı kendi fikrimizi de söylemeyecek miyiz? Yine, bir iktidarın meşruiyeti, neden bazı aydınların mühür basmasına bağlı olsun? Halkın verdiği yüzde 50 destek, neden esaslı bir meşruiyet sayılmıyor? Eğer liberal aydınların AK Parti'ye verdiği destek, Türkiye'nin demokratikleşmesi için ise -ki öyledir- neden ikide bir başa kakılıyor? Benim itirazlarım bunlara...
KCK doğru görülmelidir. Ben yine önceki tavrımı devam ettireceğim. KCK'nın hedefi, kendilerine oy versin vermesin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da 23 vilayeti kapsayan ayrı bir devlet kurmaktır. ABD, Irak'tan çekilirken, dağdaki yapılanma üç yıldan beri şehirlere indiriliyor. Paralel bir devleti, gözümüzün içine baka baka kurmak istiyorlar. Referandum öncesinde Meclis'te, parti kapatmanın zorlaştırılmasına ondan karşı çıkıldı. Referandum ondan boykot edildi. Çünkü demokrasi içinde, sivil anayasa teminatına ve eşit yurttaşlığa bağlı, AB üyelik perspektifinde demokratik bir çözüm istemiyorlar. İstedikleri, topraktır. O toprak üzerinde bayrağı, Öcalan önderliğindeki politbüronun seçtiklerinden oluşan parlamentosu, KCK emrinde yargısı olan bir diktatörlük kurmak için yanıp tutuşuyorlar... Ben demiyorum, kendileri diyor. KCK'nın sözleşmesinden aynen alıyorum:
"Bayrak: Yeşil zemin üzerinde, içinde kırmızı yıldızın yer aldığı yirmi bir ışınlı sarı güneşten oluşur.
"Ekonomi: Her kasaba, köy, belde belediye ana merkeze vergi ödemek zorundadır. Yer altı kaynakları, KCK'nın malıdır ve kullanım hakkı üzerinde yaşayan halkındır.
"Birey: Kürdistan'da doğup yaşayan veya KCK sistemine bağlı olan herkes yurttaştır. Tüm KCK yurttaşlarının meşru savunma savaşı hali durumunda yurdun savunulmasına aktif katılma yükümlülüğü vardır.
"Yargı: Yüksek Adalet Divanı, İdari Mahkemeler ve Halk Mahkemeleri olmak üzere üç tür yargı sistemi oluşur.
"Parti: Siyasi partinin varlığını, yerel yönetim yapılanmasını ve siyasetçiyi KCK yönetimi belirler..."
Evet KCK, PKK, BDP çizgisi, Kürt vatandaşlarımızı, onlara rağmen diktatörlükle yönetmek için 23 ilimizi içine alan toprak istiyor. Dağ kadrolarını "öz savunma gücü" adı altında, vatandaşın tepesine silahlı milisler olarak dikmek hesabındalar. Bunu demokrasi içinde yapamayacaklarını görüyorlar. Artan şiddetin, saldırıların, katliamların sebebi budur. "Arap baharı" gibi bir "Kürt baharı" peşindeler. Demokratik bir yarışa girmeye hiç niyetleri yok. Kürt vatandaşlarımızı, bu diktatörlüğe ikna edemedikleri için onları da korkutuyor, sindiriyorlar... Kürtleri de öldürüyorlar. Kadınları canlı bomba yapıp, kadın-çocuk demeden katlediyorlar. Silahlı başkaldırıdan başka yol görmüyorlar. Kürt meselesini siyasetle çözeceklerin önünü kesiyorlar...
NOT: Bugün Allah'ın Sadık Kulu filmi için yazacaktım. Maalesef gündem, o yazıyı tehir ettirdi.
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
18.04.2019
11.04.2019
4.02.2019
28.03.2019
14.03.2019
9.02.2019
9.02.2019
1.02.2019