Hüseyin GÜLERCE
Başbakan Erdoğan, önceki akşam A Haber'de, günlerdir tartışılan özel yetkili mahkemelerle ilgili değişiklik hazırlığını doğruladı. Hükümetin bu konudaki duruşunu netleştirdi.
Sayın Başbakan, söz konusu mahkemelerle ilgili tartışmanın, savcıların, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı "şüpheli" sıfatıyla ifadeye çağırmasıyla başladığını belirterek şunları söyledi:
"Bu gerçekten kabul edilir bir yaklaşım tarzı değildir. Devletin işleyişine çomak sokuluyor. Bu iyice çizmeyi aşan bir şey oldu. Bir Başbakan olarak direkt bana bağlı olan müsteşarıma sahip çıkmazsam, ona talimatı veren benim. Alacaksanız beni alın. Çok yanlışlar yapılıyor. Demek ki bu madde haddinden fazla bir yetki alanı doğuruyor, 'biz devlet içinde devletiz' havasına sokuyor. Burada bizim bu işin işleyişi üzerinde düşünmemiz lazım. Biz bu konudaki mücadelemizi vereceğiz tabii ki ama 250 (CMK) bütün yetkileri kendisinde toplamış ve bunu da istedikleri gibi kullanıyorlar. Birilerinin kendisini devlet üstünde bir güç olarak görmesi ve 'istediğimi ifadeye çağırırım' anlayışı kabul edilemez. Tutuksuz yargılanabileceği halde maalesef tutuklu yargılanan insanlar var. Bu süreci bizim çok daha farklı bir şekilde yumuşatarak atlatmamız lazım."
Bu ifadeler çok açık. Özel yetkili mahkemelerin savcı ve hâkimlerini Sayın Başbakan; "çizmeyi aşmak", "devletin işleyişine çomak sokmak", "verilen yetkileri istedikleri gibi kullanarak devlet içinde devlet haline gelmek"le eleştiriyor. Başbakan Erdoğan son derece kararlı. Belli ki, özel yetkili mahkemelere ciddi bir sınırlama getirilecek. Bu durumda yaygın endişe kaynağı olan; "Devam eden darbe teşebbüsü ve darbe davalarının özü zedelenmeyecek mi?" sorusuna da Başbakan cevap verdi. "Bu haberlere aldanmayın. Darbelerle mücadele asla sonlanmaz. Ergenekon, Balyoz, çeteler, mafyalarla mücadele gayretini şimdiye kadar biz göstermedik mi? Bu adımları biz atmadık mı? Buradan geri adım atmamız söz konusu değil." dedi.
Maalesef bir savcının özensiz, hatta biraz da "güç bende" tavrıyla attığı adımın getirdiği bir kavşaktayız. Sayın Başbakan kendi açısından -dileriz hissiyata yenik düşmüyordur- haklı bir adım atıyor olabilir. Lâkin birkaç hususu hatırlatarak tarihe not düşmek de bizim yazar sorumluluğumuz.
Birincisi, özel yetkili mahkeme savcı ve yargıçları, bu ülkede yüzyıllık vesayet sistemini çözdüler. Kimsenin cesaret edemediğini, evet kahramanca yaptılar. Birkaç hatadan dolayı onların devlet ve ülke için yaptıklarını zan altında bırakacak, onları pasifize edecek adımlar, telafisi imkânsız sonuçlar doğurabilir...
İkincisi, devam eden darbe davalarının özü zedelenirse, bu davaların sulandırılması, bulandırılması ve itibarsızlaştırılması için direnen, çabalayan Ergenekon dostlarının oyununa gelinmiş olur. Nitekim şimdiden, ellerini ovuşturanlar, zil takıp oynayanlar, intikam ve rövanştan söz edenler var...
Üçüncüsü, yakın tarihin derslerini unutmamak gerekir. 1974 affına, Rahşan affına bakıldığında, istenenle sonuç arasında, korkunç bir uçurum görülür... Özel yetkili mahkemelerle ilgili değişiklikler sayesinde, topluca tahliye edilecek yüzlerce sanığın portreleri, AK Parti'yi ummadığı bir sıkıntıya sokabilir. Uludere olayındakinden daha büyük bir kırılma noktası oluşabilir. AK Parti, kendini anlatamaz hale gelebilir. Siyasî istikrarsızlık, ekonomik istikrarsızlığa ve kaosa dönüşebilir. (Kimileri diyor ki "sana ne kardeşim AK Parti'den?" Ben de diyorum ki; meseleye parti, hükümet açısından değil, Türkiye'nin istikrarı açısından, demokratikleşme açısından bakmalı. "AK Parti gittiğinde yerine ne gelecek, demokratikleşme devam edebilecek mi?" Siz de bunun cevabını verebiliyor musunuz?)
Dördüncüsü, cuntacılarda oyun çoktur. Başkaları ile el ele tutuşurken, vefalı ellerden uzaklaşılırsa, geri dönülmez bir akşamın ufkuna yürümek de var. "Süreci yumuşatarak atlatalım" derken, vesayetçilerin oyununa gelmek de var...
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- 6 maddede İstanbul seçimi
9.05.2019 - Bahçeli, neden açıklama ihtiyacı duydu?
2.05.2019 - Aklımda İstanbul, ufkumda büyük düzlük…
18.04.2019 - İmamoğlu-medya patronları…
11.04.2019 - Bir kalkışmanın daha taşları döşeniyor
4.02.2019 - Sandığa gidişimizden korkuyorlar…
28.03.2019 - Yavaş yavaş gidiyor…
14.03.2019 - Akşener’in çamuru Erdoğan’a yapışmaz
9.02.2019 - Trenden inenlerle yeni parti mi?
9.02.2019 - Ya oğlu babasını savunuyorsa
1.02.2019
Yazarlar
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANBabamın hasta yatağında bana son sözleri: Kötü günler geliyor kendini koru 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYaşanacaklara dair olası senaryolar 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
































el kürdi
sayin mahcub bir hirsizin galibiyet ruh haletini yazsaniz yahut toplum bir siyasi figüru hirsiz olduxunu bildixi halde hangi saiklerden dolayi desdekler bunun zihinsel ve ruh halitinide yazarsaniz tabiki onu yazmaya cesaretiniz varsa tamam anladik akp kashitlarin dexishik ruh halllerini iyi analiz ediyorsun bunun icin sizi teprik ediyor ve aferim diyorum akp desdekliyenlerin kiyisindan kenarindan bir analiz sunsaniz yoksa exer yazmassaniz sizede yuuuuh olsun