İbrahim Kahveci
Yüksek faiz büyümeye engel mi? Veya büyümek ve canlanmak için faiz seviyesi ana belirleyici unsur mu?
Sorunun cevabı oldukça karışık.
Şöyle bir meseleyi daha ekleyelim konumuza... Acaba kurlar yükselince mi ihracat artıyor, yoksa düşünce mi? Ya da istikrarlı kur mu ihracatı artırıyor.
Gelin ihracat- ithalat ve dış denge üzerinden kısaca bakalım. 2013 başlarında dolar/TL yaklaşık olarak 1,80’lerde istikrar kazanmıştı. Ardından başlayan dolar yükselişi ile 1 dolar = 3,95 Liraya kadar cıktı.
Peki, aynı yıllarda ihracat ne oldu?
2014: 157.610
2015: 143.839
2016: 142.533
Kur arttıkça, ihracatımız azalmış. Ya ithalatımız ne olmuş?
2014: 242.177
2015: 207.234
2016: 198.617
Kur artınca ithalatımızda azalmış.
Eskiden kur artınca ithalat azalır ama ihracat artardı. Şimdi ikisi de azalmış. Acaba liranın değer kaybı artık bizi etkilemiyor mu? Mesela 100 bin dolar olan bir arabaya 180 bin TL ödüyorduk. Şimdi kur artınca aynı arabanın 360 bin lira etmesi bizi etkilemiyor mu?
Şimdilik dış ticaret çarpıklığını geçici süreliğine bir kenara bırakarak asıl konuya dönelim. Ekonominin önünde en büyük engel yüksek faiz mi?
2003-2008 yılları arasında Türkiye’de reel faiz nerede ise yüzde 10-13’lere varıyordu. Mesela 2006 yılında tahvil faizleri yüzde 20,0 üzerinde seyrederken, Merkez Bankası O/N penceresinden %22,50’den para veriyordu. Oysa 2006 yılı ortalama enflasyon oranı sadece %9,60 seviyesineydi. .
Veya 2004 yılına bakalım: Ortalama enflasyon %8,18 olmasına karşılık, MB’sı O/N borç verme oranı %29,00-22,00 aralığında seyrediyor. Buna rağmen ekonomik büyüme oranı %9,6 ‘dır.
Neyse şimdi bugüne gelelim. Piyasamızda denge şu şekilde:
Ortalama enflasyon %8,66
Ortalama konut faizi %11,71
Ortalama Mevduat faizi %11,62
MB’sı ortalama fonlama faizi %11,98 (Piyasaya para verme faizi)
Geçen hafta yazdım. 2017 ilk çeyrekte işler sıkıntılıydı. Ama referandum sürecinde piyasa adeta paraya boğuldu. Şimdilerde o genişlemenin ekonomik etkileri oluşuyor, kısmi bir canlılık yaşanıyor. Bunu dün de sayın Cumhurbaşkanımız MÜSİAD konuşmasında ifade etti.
İyi, güzel ekonomi canlanıyor da, sorun nerede? Bakınız aşağıda 2 grafik var. İlki MB’sı fonlama miktarı ve faizi grafiği. Bu günlerde Merkez hem oran olarak hem de süre olarak en yüksek faiz politikasını uyguluyor. Ayrıca piyasaya verilen para tutarı da en yüksek seviyede (02 Haziran %11,98’den 114 milyar 642 milyon lira piyasaya verilmiş).

İkinci grafik ise mevduat faizine karşı kredi faizlerini gösteriyor. Aslında baskılanmış bir ekonomik yapıyı yaşıyoruz. Biz bunu 2000 yılında da yaşamıştık. Son yazılarda bunu sıkça tekrarlıyorum...
Denge şunu gösteriyor:
Mevduat faizi ile konut kredi faizi nerede ise eşitlendi. Merkez Bankası fonlama faizine bağlı olarak mevduat faizi de yükseliyor ama kredi faizlerine bu yükseliş ne hikmetse yansımıyor. Mesela bir yıl önce de mevduat faizleri %11,28’e ulaşmış ama o tarihte konut kredi faizleri 13,85, ticari kredi faizleri ise 15,43 seviyesindeymiş. Bugün mevduat faizi 11,62 ile daha yüksekte ama konut faizleri 11,71 ve ticari faizler 14,06 düzeyinde.
Yeniden özetleyecek olursak:
1-Para yakın tarihteki en bol dönemini yaşıyor
2-Faizler maliyet tarafında artışını sürdürüyor. Hem Merkez Bankası hem de bankaların mevduat faizleri 2010 sonrası en yüksek düzeyde.
3-Faizlerde maliyet tarafı yükselse bile, kredi tarafında tersine oranlar düşüyor.
Eğer sistemde bir yüksek faiz var ise bu faiz Merkez Bankası’nın eseridir. Artık bankalar parayı aldığı fiyata bile satmaya başladı. Ne kira maliyeti, ne personel maliyeti, ne işletim maliyeti deftere yazılmıyor. Konut kredisi eskiden ticari krediden pahalıydı, şimdi en ucuzu konut oldu...
Çok enteresan bir düzen kurduk... Ama nasıl süreceğinden çok beni asıl nasıl sonlanacağı meraklandırıyor. Çünkü bu düzenin sürmeyeceği o kadar aşikar ki.

Yazarlar
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026