İbrahim Kahveci
Bir sorun mu oluştu? Çözmek için uğraşmaya, onca kafa yormaya ne gerek var.
Hemen “dış güçlerin oyunu” dersin olur biter. Ya da “İçerideki işbirlikçiler harekete geçti” dedin mi düşman da açığa çıkmış olur.
Hoşumuza gitmeyen ne varsa hain & terörist ilan ediyoruz... Bildiğimiz en iyi yöntem bu olunca bize de yeni gelişmeleri aktarmak düştü.
Bakın işte o teröristlerden yeniden gelenler var.
Bir kaç yıl önce soğan-patates teröristleri vardı ve onları kamu müdahalesi ile yendik. Koca devletimiz meydanlarda “soğan... patatesss... soğan... patatesss” sattı.
Teröristle veya iç-dış düşmanlarla uğraşmak kolay mı? Soğanla bile geldiler üzerimize.
Şimdi ise süt ve peynir cephesi açılmış. Sıvı yağ hattı zaten düştü.
Aslında ortada bir cephe savaşı veriyoruz. Mesela marketler darbe teşebbüsü içerisindeler.
İçerden vuruyorlar; dışarıdan vuruyorlar.
Demokratik toplumun en hassas bölgesi olan boğazdan vuruyorlar.
Kolay değil bu tür saldırıları bertaraf etmek. Devlet ve Millet olarak kenetlenmeliyiz mesela. Yemekten ve içmekten vazgeçmeyi bile göze almalıyız.
Ülkemizin beka sorunu varsa daha aç ve daha zayıf karınlarla dolaşmak bize vız gelir.
Hem “aç kalırız ama yedirmeyiz” söylemi ile meşhur ani müdahale birliklerimiz yok muydu? Bakın ilk müdahaleyi onlar yapıyorlar.
Bırakın aç kalmayı;
işlerini kaybettiler
Evlenemiyorlar
Evlat sahibi olamıyorlar
yemiyorlar ama liderlerini de başkalarına yedirmiyorlar.
Portakal & Mandalina tarlada 1,0-1,5 lira arasında ama marketler 6-7 liradan satıyorlarmış. Süt ise üreticide 2,0 lira ama marketler 8-9 liradan satıyormuş.
Biz ki kuru fasulye, nohut ve pirinç mücadelesini başarmış bir toplumuz... Süt ve süt ürünleri bize ne yapabilir?
Onlar korksun...
***
Şimdi gelelim işin aslına
Yani kafa yormamız gereken ve çözüm üretmemiz gereken gıda sorununa...
Bu konuyu defalarca yazmışımdır ama maalesef hala kamuoyunda yeterince çözüm üretilemiyor.
Gıda fiyatlarında Türkiye zam şampiyonu olmuş. Ama sorun üretim eksikliğinde mi, ya da nerede?
Tarım üretici fiyatları yıllık yüzde 21 artış göstermiş ama enflasyondaki gıda fiyatları da yüzde 21 artış göstermiş. Sorun genelde gözüküyor.
Ama işi biraz derinleştirelim.
2010-2020 arasında genel fiyat düzeyi 100 liradan 263 liraya yükselmiş. Oysa aynı dönemde gıda satış fiyatları 303 liraya çıkarak genel fiyat artışının epey önünde gitmiş.
Hatta asıl yükseliş katı ve sıvı yağlarda, meyvelerde ve sebzelerde yaşanmış. 2010-2020 arası fiyat seviyelerini şu şekilde verelim:
Genel fiyat düzeyi 100 TL’den 263 TL’ye
Gıda raf fiyatları 100TL’den 303 TL’ye
Süt, peynir, yumurta 100 TL’den 306 TL’ye
Katı ve sıvı yağlar 100 TL’den 342 TL’ye
Meyveler 100 TL’den 320 TL’ye
Sebzeler 100 TL’den 332 TL’ye yükselmiş.
Şimdi gelelim asıl hikayeye. Raf fiyatları genel enflasyonun bile üzerinde artan tarım sektöründe üreticinin durumu nedir?
Tarlasını işleyen, hayvanını besleyen çiftçi ne kazanmış?
İşte orası çok karanlık. Çiftçinin satış fiyatı 2010-2020 arasında 100 TL’den sadece 250 TL’ye yükselmiş.
Yani çiftçi enflasyonun bile altında ezilmiş.
Acaba çiftçinin para kazanamadığı
tüketicinin adeta gıda alamaz hale geldiği bu düzeni nasıl kurduk?
Ya da sorunu nasıl çözebiliriz?
***
Şimdi iki soru sorarak konuyu bitirelim.
1- En küçük dükkan kirası dahi nereden nereye geldi? Yani beton teşviki bizi açlıkla karşı karşıya nasıl bıraktı?
2- Hazine garantili müteahhitlerin yollarından yüksek fiyatla geçen sebze meyve de bereket kalır mı? Siz anladınız durumu..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026