İbrahim Kiras
Çoktandır gençlerin dilinde bir laf var, 'kendi ülkemiz olmasa Türkiye aslında eğlenceli bir yer' diye...
Eskilerin o güzelim “Güleriz ağlanacak halimize” sözünün tercümesi bir anlamda bu söz...
Çünkü öylesine tuhaf, öylesine akıldışı, öylesine saçma şeyler oluyor ki memlekette, insan “gülse mi ağlasa mı” bilemiyor!
Çünkü olup bitenler gerçekten çok gülünç ama aynı zamanda ülkenin kaderini belirleyen, hepimizin geleceğini ilgilendiren olaylar. Bu “trajikomik” müsamerelerin sahnesi bütün vatan sathı.
İktidar muhalefete gülüyor, muhalefet iktidara gülüyor, o kesim bu kesime gülüyor ama aslında güldüğümüz “hepimizin hikayesi”.
Zira toplumun kalitesi bileşik kaplar prensibine tâbidir. Arızalar ve yetersizlikler ortak kültüre ve ortak zihniyet yapısına sahip toplum kesimleri arasında birbirine yakın oranlarda tezahür eder. Birinde hastalık varsa öbürü de sağlıklı değildir.
Siyasi yapılar için de geçerli bu. İktidar için geçerli olan muhalefet için de geçerli.
Evet... Bir süredir ekonomi yönetiminde, dış politikada ve neredeyse her alanda yapılan işlerin, söylenen lafların tutarsızlığı, mantıksızlığı, akla uzaklığı zihinlerde kocaman bir şaşkınlık ve engin bir saçmalık duygusu uyandırıyor.
Ancak mevcut iktidara alternatif oluşturması gereken ana muhalefet partisi de kendi içinde bambaşka saçmalıklar ve trajikomik tartışmalarla vakit geçiriyor. Daha doğrusu bunlarla ülkenin vaktini ve enerjisini çalıyor.
Hatta son zamanlarda CHP camiasında sergilenen tuhaflıklar hem sayıca hem de kalite yönünden başka siyasi yapılarda rastlanan örneklerin çok önüne geçmiş görünüyor. Öyle ki söz konusu olan kurum “Türkiye’nin ana muhalefet partisi olmasa” bu komiklikleri seyrederek hepimiz çok eğlenebiliriz. Ama eğlenemiyoruz, gülemiyoruz konu bir açıdan kendi ülkemizin geleceğini de ilgilendiriyor diye...
***
Son tartışmaya bakın... İstanbul İl Başkanı konuşmalarında cumhuriyetin kurucusundan söz ederken Gazi Mustafa Kemal diyormuş, Atatürk demiyormuş. Bunun üzerine CHP karışmış. Parti içindeki “ulusalcı kanat” Canan Kaftancıoğlu’nun kellesini istiyormuş. Atatürk düşmanlarına bu partide yer yok diyorlarmış…
CHP il başkanının bile “Atatürk düşmanı” olabildiği bir ülkede tabiatıyla hiç kimsenin bu suçlamadan masun kalması mümkün olmayacaktır.
CHP il başkanının üslubundaki ufacık farklılığa bile tahammül gösteremeyen bir anlayışın Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun geniş toplum kesimleriyle diyalog ve sağ partilerle işbirliği siyasetine destek vermesini beklemek de hayalcilik olur herhalde.
Nitekim geçenlerde gündeme gelen çatı aday konusu tartışılırken “Çatı aday CHP’li olmayan biri olursa ben oyumu Tayyip Erdoğan’a veririm” diyenler oldu. “Ya benimsin ya toprağın” der gibi...
Bu da bir başka “güler misin ağlar mısın” vakası. Bizim memlekette böyle oluyor “ulusalcı” dediğin. “Ulus”undan önce ideolojisi geliyor!
***
Kaftancıoğlu ikibuçuk yıldır il başkanı olduğuna göre Atatürk’ten nasıl söz ettiğinin ancak bugün farkına varılmış olmasına mı ağlarsınız... yoksa Cumhuriyetin kurucusuna Gazi Mustafa Kemal demenin suç sayılmasına mı gülersiniz?
Elbette, bu “Gözünün üstünde kaşın var” kampanyasını bir yerde yeni yapılan CHP kongresinin sonuçlarıyla ilişkilendirmek veya son günlerde, henüz ortada bir seçim atmosferi de yokken, yeniden ısıtılan çatı aday tartışmasıyla bağlantılı olarak değerlendirmek ve asıl hedefin Kılıçdaroğlu’nun ittifak siyasetinin bozulması olduğunu düşünmek mümkün.
Ama yine de tuhaf, içeriği bakımından yine de saçma bir tartışma bu...
Diğer yandan... Aynı çevrelerden bugüne kadar -ne yaparsa yapsın- yalnızca Atatürk düşmanlığı suçlamasına maruz kalmış olan iktidar partisinin bazı taraftarlarının da söz konusu koroya katılıp CHP il başkanının ne kadar Atatürk düşmanı bir insan olduğunu anlatma çabasına girişmeleri ayrı bir tuhaflık bu arada...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.02.2026
27.01.2026
27.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
13.01.2026
6.01.2026