Kurtuluş TAYİZ
Çözüm sürecinin en önemli özelliği tarafların “biz bize çözüm” ilkesi üzerinde uzlaşmış olmaları. Sürecin başından beri çok kez duyduğumuz bu ilkenin değerini yeterli düzeyde anlayamadığımızı düşünüyorum. Hükümet, bu sürecin öncekilerden farkını anlatmaya çalışırken aslında sık sık bu ilkeye işaret etti. Oslo sürecini hatırlatarak, başlatılan çözüm sürecine üçüncü bir tarafın müdahil olmadığını vurguladı. En son “biz bize çözümün” önemiyle ilgili hatırlatma Öcalan’dan geldi. Selahattin Demirtaş’ın aktardığına göre BDP’li heyetin kendisine yakınması karşısında Öcalan, “Detaylara takılmayın, büyük resme bakın, bir daha böyle ‘biz bize çözüm’ fırsatını yakalayamayabiliriz” dedi.
Çözüm sürecinin başlamasının ardından ülkede çıkarılmak istenen siyasi kaosun hedefinde işte bu “biz bize çözüm” süreci bulunuyor. Konular değişse de, sosyolojik kılıflar uydurulsa da, “demokrat” maskeler giydirilse de Gezi’yle birlikte tırmandırılan kaosun asıl hedefi, çözüm sürecidir. Tarafların hızlı ve sonuç alıcı olması amacıyla planladığı, kısa vadeli bir takvime bağladığı sürecin dışında kalan iç ve dış güçler, zaman kaybetmeden kaos çıkarmaya yönelerek, bu meseleyi “bizsiz çözemezsiniz” demeye başladılar.
Süreç aktörlerini yıpratma girişimi
Bu sürecin en zayıf halkası olarak gördükleri veya ümit bağlayabilecekleri “son kale” olarak değerlendirdikleri Kürt hareketi üzerinden, “biz bize çözüm” uzlaşmasını bozmaya çalıştılar. İmralı’yı gözden düşürmek için ne kadar çaba harcadıklarını sanırım konunun sıkı takipçileri hatırlayacaklardır. Bir yandan Öcalan’ı itibarsızlaştırmaya çalışırken, diğer yandan Erdoğan’ı “diktatör” ilan edip zayıflatmak istediler. Çözüm sürecinin iki aktörünü yıpratmaya giriştiler.
Kandil ve BDP’yi ise gereğinden fazla öne çıkarıp, oradan ayrıksı bir ses çıkarmaya çabaladılar. BDP ve Kandil cephesinden gelen bazı açıklamaların çözüm karşıtı medya ve köşelerde tehdit açıklamalarına dönüşmesinin asıl nedeni budur. Bu güçler, dahil olamadıkları sürece sızacak boşluklar arayıp duruyorlar; amaçları, süreci sabote edecek bir “Arşimet noktası” bulmak. O noktayı bulduklarında çözümü yerinden oynatacaklar!
‘İmralı zabıtları’ sızdırıldı
Tabii bunun için az “boşluk” aramadılar; Hakkari ve Diyarbakır’a gittiler, sokak sokak, kahve kahve dolaşıp bu sürecin “Kürtlerin aleyhine, AKP’nin lehine olduğu” algısını oluşturmaya çalıştılar. Kandil’e çıktılar, orada “boşluk” aradılar. Kürt siyasetçilerin içine girip onlara “endişe” bulaştırmak istediler. “Biz bize çözümün sonu” başlıklı yazılarla Kürt hareketini, çözüm sürecinin yanlış gittiğine inandırmaya çabaladılar. “İmralı zabıtları”, süreci bozmak için sızdıkları boşluklardan biriydi. Kuşkusuz buna Kürt siyaseti içinden destekçileri imkan tanıdı. Ama başarılı olamadılar. Fakat Kürt hareketinden umutlarını kesmiş değiller, hâlâ fırsat kolluyorlar, işler biraz ters giderse o taraftan savaş çıkarabileceklerini düşünüyorlar.
Şimdi 1 Eylül ve 15 Ekim tarihlerine kilitlendiler. Buradan çözüm sürecinin bozulabileceğini hesaplıyorlar. Kürtlere ha bire “AK Parti sözünü tutmazsa ne yaparsınız” diye merakla sorup duruyorlar. Tatmin edici bir yanıt alamadıklarında üsteliyorlar; “Peki AK Parti’nin demokrasi paketi sizin beklentilerinizi karşılamaya yeter mi?” Heyecanlılar, sezgileri onlara buradan bir çözümsüzlük söylüyor. Umutla buradan bir sonuç almayı bekliyorlar.
Ancak bu uğursuz umutları boşa çıkacak; çünkü işler yolunda gidiyor. Çözüm süreci bundan bir yıl önce planlandığı gibi, takvime uygun işliyor. Erdoğan da Öcalan da çözümde kararlı. Boşuna heveslenmeyin derim; ne eylülde, ne ekimde savaş çıkacak. Sonbaharda çözümün üçüncü aşamasına geçilecek ve eve dönüşler başlayacak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.05.2019
10.05.2019
1.05.2019
22.04.2019
19.04.2019
17.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
8.02.2019