Kurtuluş TAYİZ
Çözüm süreci, AK Parti iktidarının yolsuzluklarının örtülmesine gerekçe mi yapılıyor? Çözüm sürecinin hedefte olduğu söylemleri demagojiden mi ibaret? Türkiye adım adım polis devletine mi dönüşüyor?
Kürt siyasal hareketini uyardığı yazısında Cengiz Çandar, çözüm sürecinin AK Parti tarafından yolsuzlukların üstünü örtmek için kullanıldığını savunuyor. Ayrıca Çandar, çözüm sürecinin hedef alındığına ilişkin açıklamaların demagojiden ibaret olduğunu söylüyor. Kürt siyasetçilerin konuşmalarına da yer verdiği yazısında Çandar, çözüm sürecine karşı olmadığının altını özellikle çiziyor.
Cengiz Çandar’ın çok sağlam görünen yazısının baştan aşağı birbirini tutmayan, gerçekleri saptıran tespitlerle dolu olduğunu belirtmek gerekiyor. Çoğu ünlü yazarımızın son günlerdeki trajedisinin adeta özeti Çandar’ın yazısı; düşüncelerini destekleyen doğrulardan yoksun olduklarından, gerçekleri eğip bükme, iddialarını kanıtlayacak verilere dönüştürme hatasına düşüyorlar. Gerçeği siyasi hırslarına göre deforme ediyorlar.
Çandar’a önce şunu sormak gerekiyor; Çözüm süreci, yolsuzluk soruşturmasıyla birlikte mi başladı? Çözüm süreci AK Parti’nin aklına, rüşvet ve yolsuzlukla suçlandıktan sonra mı geldi?
Çözüm süreci, rüşvet ve yolsuzluk iddialarından birkaç ay önce gündeme gelseydi, “Evet, Çandar haklı olabilir, AK Parti kurnazlık yapıyor” diyebilirdik. Ama çözüm süreci bir yıl önce başladı. 2009’da başlayan demokratik açılımın devamı olarak gelişti. Bu gerçeği göz ardı etmek ne kadar doğru?
Buradan “çözüm sürecinin AK Parti’nin yolsuzluklarını örtmek için araçsallaştığı” iddiasına geliyorum. Bu iddiayı muhalefet partileri dillendirebilir, rakiplerini yıpratmak zorunda olan siyasi partiler için bunu anlamak zor değil. Peki ya Çandar gibi ünü ve kariyeri Türkiye sınırlarını aşan bir yazar böyle saçma bir iddiayı nasıl yazabilir?
Çözüm veya barış süreçleri dünyanın hangi yerinde hükümetlerin yolsuzluk çarkını koruması işlevi gördü ya da görebilir?
Rüşvet ve yolsuzluk çarkını örtmenin dünyanın her yerinde en büyük aracı çatışma ve savaşlardır, barış süreçleri veya müzakereler değildir. Gerçekler nasıl bu kadar rahat çarpıtılabilir? Geçmişteki yolsuzluk çarkı yıllarca Kürt savaşı üzerinden dönmedi mi?
Hükümetin adım atmaması eleştirilebilir, hatta “taktik yapıyor, numara çekiyor” da denilebilir. Ama bir hükümetin rüşvet ve yolsuzluk çarkını korumak için barış sürecine sarıldığı söylendiğinde -Cengiz Çandar’ın son yazısında olduğu gibi- insan komik bir duruma düşmüyor mu?
Çandar’ın diğer bir iddiasına gelelim. Rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının çözüm sürecini hedef aldığı söylemleri, demagoji mi? Gerçeği yansıtmıyor mu? Bu “demagojinin” asıl sahibi AK Parti mi yoksa Kürt hareketi ve Öcalan mı?
Abdullah Öcalan’ın 17 Aralık sürecini değerlendiren şu sözlerine kulak verelim: “Yaşanan son gelişmeler de göstermektedir ki, süreç bir an önce tahkim edilip, tam demokratik bir ülke inşası gerçekleşmezse içeride ve dışarıda savaş isteyen demokrasi düşmanı güçler komplolarına hız vereceklerdir. (…) Ülkeyi bir darbe ateşiyle yeniden yangın yerine çevirmek isteyenler bizim bu ateşe benzin taşımayacağımızı bilmelidir.”
Cengiz Çandar’ın “rüşvet ve yolsuzluk” diye tanımladığı süreci Öcalan, “darbe” olarak niteliyor. Velev ki hükümet rüşveti örtüyor, peki bu durumda darbeyi örten kim Sayın Çandar?
Ayrıca Abdullah Öcalan’ın kaset kumpası için söylediklerini nereye koyacağız? 15 yıl önceki sorgu görüntüleri için Öcalan, “çözüm sürecini hedef alan sinsi bir plan” dedi. Bu da demagoji mi?
Çandar, Türkiye’nin adım adım polis rejimine doğru gittiğini belirtiyor. Bu noktada artık Çandar’ın demagoji yaptığından şüphe etmiyorum; polis ve savcılardan oluşan cuntanın siyasileri, iş dünyasını, medyayı esir aldığını görmeyip, hükümeti polis devleti olmakla suçlamanın tutarlı hiçbir yanı yok. Cemaat’in savcı ve polislerinin “Ergenekon”, “KCK”, “Casusluk”, “Şike”, “yolsuzluk”, “rüşvet” vb. onlarca operasyonla, şantaj kasetleriyle Türkiye’yi açık hava hapishanesine çevirdiğini görmeyip, hükümete “polis rejimi kuruyor” demek ne kadar dürüstçe?
Kürtler rüşvete, yolsuzluklara veya iktidara değil, barışa omuz veriyor Sayın Çandar, ama siz darbeye omuz veriyorsunuz, bundan artık şüphem yok.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.05.2019
10.05.2019
1.05.2019
22.04.2019
19.04.2019
17.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
8.02.2019