Kurtuluş TAYİZ
Geçmiş siyasal sistemin ürettiği korkular birer birer aşılıyor. Değişimi sınırlayan tabular devriliyor. Vesayetçi yapının belirlediği kırmızıçizgiler de çoktan silindi. Kürt meselesi ve Dersim katliamı derken Türkiye, 1915 Ermeni gerçeğiyle de yüzleşmeye başlıyor. Devlet ve toplum yüzyıllık korkularından kurtuluyor, kendisini yeniden yapılandırıyor. Ancak muhalefet bu değişim karşısında ya eski korkuları diriltmeye ya da yeni korkular üretmeye çalışıyor. Aşılan korkuların yerine yenilerini ikame etme telaşında.
Bu ülkede aslında “şeriat tehlikesi” hiçbir zaman olmadı. Ancak yine de Cumhuriyet’in en eski korkuları arasında yer alıyor. Cumhuriyet’i kuran kadro başlangıçta bunu kafasında fazlasıyla büyüttüğü için, sonraki yıllarda giderek derinleşip özümsenen bu korku ideolojik bir aygıta dönüştü. Devlet içindeki azınlık bir grup, “şeriat tehlikesi” sayesinde iktidarını koruyabildi. Bu korku, iktidarı kontrol etmenin en güçlü aracı oldu. Toplumun büyük bir kesimini teşkil eden dindarlar, devletin dışına atıldı. Potansiyel “düşman” olarak görüldüler.
Hâkim ideoloji hayatın ihtiyaçlarına yanıt olamadığında üretilen korkular da bir bir uçup gitti. Askeri vesayeti ayakta tutan “şeriat tehlikesi” idi. AK Parti, 12 yıllık iktidarı süresince bu korkunun gerçek dışı ve yapay olduğunu topluma bütün açıklığıyla gösterdi. Bu gelişme askerin sistem üzerindeki otoritesini zayıflatarak güç kaybetmesine yol açtı.
Türkiye siyaseti için muazzam bir dönüşümü ifade eden bu gelişme karşısında muhalefet yeni korkulara sarıldı. Devletin tek bir adamın denetimine geçtiğini savunmaya başladı. Başbakan Erdoğan “diktatör” ilan edildi. Türkiye’nin Kuzey Kore rejimine dönüştüğü söylemiyle demokrasinin tehlikede olduğu vurgulandı.
Aslında olup biten eski korkuların yerine yenilerinin ikame edilmesinden ibaret. Askerin boşluğunu Emniyet ve Yargı’ya sızarak doldurmaya çalışan yeni vesayetçi yapı, “şeriat” tehlikesi yerine “demokrasi”yi koydu. Ancak bu korkuyu yaygınlaştıramadıklarından olsa gerek etkili olamadılar. Toplumu, demokrasinin tehlikede olduğu yalanına inandıramadılar. Sadece “şeriat tehlikesine” geçmişte inanan kesimleri ikna edebildiler. Ertuğrul Özkök buna iyi bir örnek; üç buçuk yıl valizi hazır polisin kapısını çalmasını bekleyen Özkök, şimdi de “demokrasi tehlikede” diyerek darbeye kalkan çetelerle birlikte hareket ediyor.
Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar uzanan eski sürüm korkulardan biri de Türkiye’nin “bölüneceğine” dair korkudur. En az “şeriat tehlikesi” kadar eskidir “bölünme tehlikesi”. Cumhuriyet’in kurucuları Kürt meselesini, Kürtleri ortadan kaldırarak çözmeye çalışınca toplumun payına da böyle bir korku düştü. Devletin Kürt politikası, “Bölünme tehlikesi"nden ibaretti. 12 Eylül darbesinin ardından Kürt isyanı patlak verince, “bölünme tehlikesi” korkusu yeni kuşaklara da sirayet etti. 1984’ten günümüze 40 bin insanın hayatına mal olan bir savaş yaşandı. Bu sorunla yüzleşmek hiç kolay olmadı. Ve nihayet, devletin sarıldığı bu korkudan, “Oslo süreci”, “demokratik açılım” ve son olarak da “çözüm süreci” ile kurtulmaya başladık. Ne var ki “bölücü tehlike”nin yerine şimdi de “demokratik özerklik” korkusu ikame edilmeye çalışılıyor. Kürt hareketinin bu korkuyu besleyen politikalar izlediğinden de şüphe yok. Herkesin bilmesi gerektiğini düşündüğüm gerçek ise, çözüm sürecini koruyamazsak hiçbir demokratik hakkı koruyamayacak oluşumuz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.05.2019
10.05.2019
1.05.2019
22.04.2019
19.04.2019
17.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
8.02.2019