Kurtuluş TAYİZ
Başlığa çıkan bu sözler, Selahattin Demirtaş’a ait. Demirtaş, Dolmabahçe resmine ve izleme kuruluna karşı olduğunu açıklayan Erdoğan’ın, bu çıkışıyla, örgütün silahsızlanma kongresini belirsizliğe ittiğini savunuyor. Bu iddianın inandırıcılıktan uzak olduğunu sanırım söylemeye bile gerek yok. Fakat bu iddiaya kaynaklık eden açıklamaların hükümet ve hükümete yakın yazarlardan geldiğini da hatırlatmak gerekiyor. Önce Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çözüm sürecine ilişkin uyarılarının Öcalan’ın Newroz mesajını olumsuz etkilediğini açıkladı. Ardından da Yeni Şafak Gazetesi Ankara Temsilcisi Abdülkadir Selvi, “16 Nisan tarihinin Öcalan’ın mektubundan son anda çıkarıldığını” yazdı. Bu iddia taraflarca yalanlanmasına rağmen Erdoğan’a karşı algı operasyonu başlatıldı; Cumhurbaşkanı’nın, çözüm sürecine karşı olduğu propagandası hız kazandı.
Yine de bu durumu muhalefet için bir “ilerleme” olarak görebiliriz; Erdoğan’a düne kadar çözüm sürecini başlattığı için saldırıyorlardı, bugünse çözüm sürecini engellemeye çalıştığı iddiasıyla saldırıyorlar. Türkiye için küçük ama muhalefet için büyük bir adım!
Selahattin Demirtaş’a gelirsek; PKK’nın silah bırakma kongresini toplaması için elini tutan mı var? Erdoğan istemediği için mi PKK silah bırakmaya yanaşmıyor? Bugün silah bırakma konusunu Erdoğan’ın sayesinde konuşuyoruz, başkasının değil. Bunu inkâr edecek tek bir kişi dahi bulamazsınız sokakta. Çözüm sürecini HDP ve Kandil’e rağmen başlatan, ayakta tutan, ilerleten ve bugüne getiren isim Erdoğan’dır. Gezi ayaklanması hükümet çözüm sürecini başlattığı için çıkarıldı; 17-25 Aralık darbesi, Türkiye iç barışını sağlamaya çalıştığı için gelişti. Erdoğan çözüm sürecini, HDP’nin İmralı zabıtlarını sızdırmasından tutalım bayrak provokasyonuna, 6-7 Ekim katliamına ve Kandil ile birlikte geliştirdiği onlarca provokasyona karşı ayakta tutma iradesini gösterdi. Treni rayında çıkarmak isteyen taraf paralel yapı, Kandil ve HDP’ydi; trenin rayından çıkmasını engelleyen ise Erdoğan ve AK Parti hükümeti oldu.
Bu tür tartışmalar elbette şaşırtıcı değil; yaklaşan seçimler nedeniyle siyasilerin saçmalama marjları, yalan söyleme limitleri artıyor. Kamuoyu da bunu hoşgörüyle karşılıyor. Burada sorunlu olan muhalefet partilerinin rakipleriyle, yani iktidar partisiyle, hükümet ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ile seçim yarışını bir tarafa bırakıp Beştepe’yi kendilerine hedef olarak seçmeleri. Kemal Kılıçdaroğlu, Devlet Bahçeli ve Selahattin Demirtaş’ın hedefinde nedense hep Erdoğan var; birilerinin bu liderlere hatırlatması gerekiyor; rakibiniz AK Parti hükümeti, Beştepe değil.
Muhalefet partilerinin hükümeti bırakıp Erdoğan’ı hedef almalarının sebebi kuşkusuz başkanlık sistemi. Muhalefet, 7 Haziran seçimlerini şimdiden başkanlık referandumuna çevirdi bile. Geçmiş seçim tecrübeleri, toplumsal politikalar üretmeyip sadece Erdoğan’ı hedef aldıkları her seferinde muhalefetin kaybettiğini gösteriyor. Muhalefetin aynı hatada ısrarı, bu kez de Erdoğan’ı başkanlığa taşıyacağa benziyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.05.2019
10.05.2019
1.05.2019
22.04.2019
19.04.2019
17.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
8.02.2019