Kurtuluş TAYİZ
Demokrasilerde çare tükenmez, denilir; siyasetin çözüm üretme gücüne dair iyi, güzel, makul bir önerme. Bizde işler nasıl yürüyor, dersiniz? Bir darbeyi atlatıp ötekine tutuluyoruz; Gezi bitti derken 17-25 Aralık ve 15 Temmuz başlıyor; FETÖ bitti derken, PKK çıkıyor; DHKP-C bitti derken de bayrağı DEAŞ devralıyor. Devlet ve milletçe hepsinin üstesinden geldiğimizi düşünürken CHP ve HDP meydana çıkıyor.
Meclis’te Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş teklifinin görüşülürken CHP’liler “iç savaş”tan, “kan dökmek”ten bahsetmeye başladı.
Ne oluyoruz?
Meclis’in, anayasal yetkisini kullanması ne zamandan beri “iç savaş” ve “kan dökme” gerekçesi olup çıktı?
Meclis’teki iki partinin, her adımı baştan sona anayasaya uygun değişiklik önerisi nasıl, hangi önermeyle “demokrasinin ortadan kaldırılması” olarak yorumlanabiliyor? Milli iradeyi tanımamak nasıl hak olarak görülebiliyor?
CHP’nin Meclis’te sergilediği zorbalığı akılla, mantıkla, siyasal geleneklerimizle ve demokrasi kültürümüzle açıklamak mümkün değil.
CHP Meclis kürsüsünü devirmekle, iktidar milletvekillerine saldırmakla ne elde etmek istiyor?
Siyasi tansiyonu neden bu kadar yükseltmeye çalışıyor? Amacı, hedefi ne?
Meclis’te ürettikleri kriz ve kaosu toplumsal alana taşırmak istediklerinden olabilir mi?
Doğrusu, Meclis’teki performansına bakarak CHP’nin muhalefet etmek için değil, kriz üretmek için elinden gelen her şeyi yaptığını söyleyebiliriz. Anayasa değişiklik teklifinin görüşülmesine daha geçmeden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, milli iradeyi tanımayacağını ilan etti ve parti tabanını Meclis’i basmaya davet etti. Fakat CHP tabanı, genel başkanlarının sözlerine o kadar itibar etmemiş olacak ki ne sokağa çıktı, ne Meclis’i basmaya kalkıştı.
Sokakları hareketlendirme stratejisi tutmayınca CHP, Meclis’te kriz çıkarma yolunu seçti. Ajitasyonla, demagojiyle Meclis’te yükselttiği siyasi tansiyonu toplumsal alana taşırmak niyetinde.
CHP medyası da yaptıkları yayınlarla CHP’nin kriz üretimine su taşımakta. Üretmeye çalıştıkları algı ise; Atatürk Türkiyesi’nin dönüştürülmeye çalışıldığı, demokratik, sosyal, laik hukuk düzeninin ortadan kaldırıldığı ve demokratik parlamenter düzenin tek adam rejimine dönüştürüldüğü biçiminde.
Oysa 15 Temmuz’da FETÖ’cü darbeciler tarafından demokrasinin, parlamenter düzenin, milli iradenin canına okunurken CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu olup biteni sadece izliyordu. Kemal Bey, demokrasiye, laik, sosyal hukuk devletine yönelen, Meclis’i bombalayan tankların, helikopterlerin, uçakların karşısında kılını bile kıpırdatmadı.
Millet darbeci alçakların kurşunlarıyla, bombalarıyla can verirken Kemal Bey, Atatürk Havalimanı’nı kuşatan tankların arasından sessizce sıvışmayı tercih etti. 15 Temmuz gecesi kendisine telefonla yöneltilen “Darbeye karşı ne yapıyorsunuz” sorusunu; “İzliyoruz” diye yanıtladı.
İyisi mi CHP demokrasiden, parlamenter düzenin korunmasından hiç bahsetmesin. Meclis bombalanırken, tanklar yürürken ortada olmayanların bu kadar yüksek perdeden demokrasi savunuculuğu yapması hiç inandırıcı değil.
Ayrıca CHP, demokrasi savunucusu değil, Türk demokrasisinin karşısında yer alan bir partidir. Dünyanın en büyük demokrasilerinde uygulamada olan bir hükümet modelinin bu ülkede olamayacağını savunmak demokratlık değil, en iyi tabirle darkafalılıktır. Milletin karşısına çıkmaktan korkanların, milletin sözüne karşı çıkanların, milli iradeyi tanımayanların oynadığı demokrasicilik oyununun sonuna geldi. FETÖ ile ortaklık yapanların, PKK ile ittifak kuranların ağzına alacağı son söz “demokrasi”dir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.05.2019
10.05.2019
1.05.2019
22.04.2019
19.04.2019
17.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
8.02.2019