Mahfi Egilmez
Merkez Bankası Faizi İndirdiği Halde Gösterge Faiz Niçin Düşmüyor?
27.07.2020
1282
Merkez Bankası, haziran ayı hariç tutulursa tam bir yıldan bu yana faiz indiriyor. 26 Temmuz 2019’da politika faizi yüzde 24’den 19,75’e düşürerek başladığı indirim eylemine her ay devam ederek Mayıs 2020’de yüzde 8,25’e kadar geldi. Haziran ayında faize dokunmadı. Dolayısıyla şu anda Merkez Bankasının politika faizi (haftalık repo faizi) yüzde 8,25.
Buna ek olarak Merkez Bankası piyasa yapıcı bankalara 1 puan düşük faizle borç veriyor. Son zamanlarda kullanılmasa da bir de gecelik borç verme faizi var. Bunların, verilen borç miktarıyla ilişkilendirilmiş ağırlıklı ortalaması da (TCMB ortalama fonlama maliyeti) Merkez Bankasının uyguladığı ortalama faizi gösteriyor. Bu faizin temelini oluşturan politika faizi ve gecelik faizi düşürdükçe doğal olarak bu ortalama faiz de düşüyor. Bu ortalama faiz geçen hafta sonu itibarıyla yüzde 7,54 idi. Yani Merkez Bankası bankaları ortalama yüzde 7,54 faiz oranıyla fonluyor.
Bir de gösterge faiz var. Gösterge faiz; vadesine iki yıl kalmış, üç veya altı ayda bir kupon ödemesi olan devlet tahvilleri arasında en çok işlem gören (veya son üç işlem günü içinde en çok işlem gören) devlet tahvilinin faiz oranıdır. Buna göre gösterge faiz olarak kabul edilen belirli bir tahvil bulunmamakta, tanıma göre ölçü alınan tahvil değişebilmektedir. Gösterge tahvil faizi, Merkez Bankasının faiz indirimlerine karşın son dönemde tam tersine artış eğilimine girmiş görünüyor. Bu da geçen hafta sonu itibarıyla yüzde 10,57 idi.
Aşağıdaki grafiklerden soldaki TCMB’nin ortalama faizinin (kaynak; TCMB sitesi EVDS) son bir yıldaki gidişini, sağdaki ise gösterge faizin (kaynak; BloombergHT) son bir aydaki gelişimini gösteriyor)
Merkez Bankası faizi indirdiği ve bankalar gerek mevduat gerekse kredi faizlerinde buna uyum gösterdiği halde niçin gösterge faiz de aynı uyum içinde görünmüyor? Bunun birbiriyle iç içe geçmiş iki yanıtı var: İlk olarak gösterge faiz ötekilerden çok daha piyasa kurallarına uygun belirlenen bir faiz oranı, ikinci olarak da piyasada belirlendiği için risklerden etkileniyor. Bir başka deyişle riskler arttıkça müdahaleyle belirlenenler o kadar etkilenmese de gösterge faiz olumsuz etkileniyor.
Bir ülkenin ekonomik, sosyal ve siyasal risklerini ölçen ve piyasada arz ve talebe göre belirlendiği için en objektif ölçü olarak kabul edilen CDS primi, Türkiye için geçen hafta sonu itibarıyla 492 baz puandaydı. 300 baz puanın üzerinde bir prim söz konusuysa ülkenin aşırı riskli olduğu kabul ediliyor.
Aşağıda dünya risk haritası (www.worldgovernmentbonds.com/sovereign-cds/) yer alıyor. Kırmızı renkle gösterilen ülkeler CDS primi 300’ün üzerinde olduğu için aşırı riskli kabul edilen ülkeler.
Haritadan görüleceği gibi Türkiye, dünyadaki en riskli 6 ülkeden birisi konumunda bulunuyor.
Risklerin arttığı ya da düşürülemediği bir ülkede faizleri bastırarak fazla bir yere gitmek mümkün görünmüyor. Enflasyonu ve faizleri kalıcı biçimde indirmenin bir tek yolu var: Riskleri düşürmek. Onun da ilk koşulu riskin ne olduğunu objektif olarak görmeye çalışmaktan geçiyor.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYADevlet, Komün ve Demokratik Sosyalizmin İnşası; Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu... 14.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli Çamaşırhanesi -3- Videoya çektiler: ‘Cırt’ sesi geldikçe bağırıyor! “Maşallah, Maşallah!..” 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidarın ağzındaki bakla!... 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBüyük sorunları çözememe serisi bu kez bitecek mi? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan’ın ötesi… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERHarakiri Bütçesi 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİKandil’in polemikçisi şampanya sosyalistlerine karşı 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraKaçıncı CHP? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENKürt Sorunu 2.0’a Hazır mıyız? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÖcalan’ın mektubu üzerine bazı gözlemler 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEABD, Suriye için neye karar verdi? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALEş Şara’dan yeni bir Esad çıkarmak mı? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAmerika çökmekte olan bir uygarlık mı? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuCeylanpınar cinayeti… 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUSeçime henüz vakit varken sandık hesabı 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolAK Partili bir okurla sohbet 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZÖzel’in bütçe konuşmasında sürece dair mesajları 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEn büyük tehlike NÜFUS yokluğu 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENFeti Yıldız kime sesleniyor? 11.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.12.2025
8.12.2025
2.12.2025
27.11.2025
14.10.2025
7.10.2025
7.10.2025
7.10.2025
3.09.2025
2.09.2025