Mahfi Egilmez
Merkez Bankası Faizi İndirdiği Halde Gösterge Faiz Niçin Düşmüyor?
27.07.2020
1298
Merkez Bankası, haziran ayı hariç tutulursa tam bir yıldan bu yana faiz indiriyor. 26 Temmuz 2019’da politika faizi yüzde 24’den 19,75’e düşürerek başladığı indirim eylemine her ay devam ederek Mayıs 2020’de yüzde 8,25’e kadar geldi. Haziran ayında faize dokunmadı. Dolayısıyla şu anda Merkez Bankasının politika faizi (haftalık repo faizi) yüzde 8,25.
Buna ek olarak Merkez Bankası piyasa yapıcı bankalara 1 puan düşük faizle borç veriyor. Son zamanlarda kullanılmasa da bir de gecelik borç verme faizi var. Bunların, verilen borç miktarıyla ilişkilendirilmiş ağırlıklı ortalaması da (TCMB ortalama fonlama maliyeti) Merkez Bankasının uyguladığı ortalama faizi gösteriyor. Bu faizin temelini oluşturan politika faizi ve gecelik faizi düşürdükçe doğal olarak bu ortalama faiz de düşüyor. Bu ortalama faiz geçen hafta sonu itibarıyla yüzde 7,54 idi. Yani Merkez Bankası bankaları ortalama yüzde 7,54 faiz oranıyla fonluyor.
Bir de gösterge faiz var. Gösterge faiz; vadesine iki yıl kalmış, üç veya altı ayda bir kupon ödemesi olan devlet tahvilleri arasında en çok işlem gören (veya son üç işlem günü içinde en çok işlem gören) devlet tahvilinin faiz oranıdır. Buna göre gösterge faiz olarak kabul edilen belirli bir tahvil bulunmamakta, tanıma göre ölçü alınan tahvil değişebilmektedir. Gösterge tahvil faizi, Merkez Bankasının faiz indirimlerine karşın son dönemde tam tersine artış eğilimine girmiş görünüyor. Bu da geçen hafta sonu itibarıyla yüzde 10,57 idi.
Aşağıdaki grafiklerden soldaki TCMB’nin ortalama faizinin (kaynak; TCMB sitesi EVDS) son bir yıldaki gidişini, sağdaki ise gösterge faizin (kaynak; BloombergHT) son bir aydaki gelişimini gösteriyor)
Merkez Bankası faizi indirdiği ve bankalar gerek mevduat gerekse kredi faizlerinde buna uyum gösterdiği halde niçin gösterge faiz de aynı uyum içinde görünmüyor? Bunun birbiriyle iç içe geçmiş iki yanıtı var: İlk olarak gösterge faiz ötekilerden çok daha piyasa kurallarına uygun belirlenen bir faiz oranı, ikinci olarak da piyasada belirlendiği için risklerden etkileniyor. Bir başka deyişle riskler arttıkça müdahaleyle belirlenenler o kadar etkilenmese de gösterge faiz olumsuz etkileniyor.
Bir ülkenin ekonomik, sosyal ve siyasal risklerini ölçen ve piyasada arz ve talebe göre belirlendiği için en objektif ölçü olarak kabul edilen CDS primi, Türkiye için geçen hafta sonu itibarıyla 492 baz puandaydı. 300 baz puanın üzerinde bir prim söz konusuysa ülkenin aşırı riskli olduğu kabul ediliyor.
Aşağıda dünya risk haritası (www.worldgovernmentbonds.com/sovereign-cds/) yer alıyor. Kırmızı renkle gösterilen ülkeler CDS primi 300’ün üzerinde olduğu için aşırı riskli kabul edilen ülkeler.
Haritadan görüleceği gibi Türkiye, dünyadaki en riskli 6 ülkeden birisi konumunda bulunuyor.
Risklerin arttığı ya da düşürülemediği bir ülkede faizleri bastırarak fazla bir yere gitmek mümkün görünmüyor. Enflasyonu ve faizleri kalıcı biçimde indirmenin bir tek yolu var: Riskleri düşürmek. Onun da ilk koşulu riskin ne olduğunu objektif olarak görmeye çalışmaktan geçiyor.
Yazarlar
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2026
6.02.2026
26.01.2026
21.01.2026
5.01.2026
2.01.2026
12.12.2025
9.12.2025
8.12.2025
2.12.2025