Mahmut ÖVÜR
Günlerdir Gezi Parkı'nın "sosyolojisi" üzerine aydınlar yazıp çiziyor. İzledikçe ve okudukça bazen şaşırıyorum.
Başlangıçta yeni kuşak ve kentli duyarlılık vardı ama o eylem, polis baskını sonrası bilinçli bir biçimde karşı devrim denebilecek bir girişime dönüştü.
İçinde Alevilerin ve iş dünyasının da olduğu laik Kemalist bir isyana...
Tabansız sol örgütler işin "mobil gücü" olarak sokaktaki işlevini yerine getirdi, o kadar.
Siyasetle ilişkileri problemli bu kesimler ilk kez siyaset sahnesine "sokakları"kullanarak çıktı ve öfkelerini dile getirdi.
İşin Alevi-Sünni çatışması üzerinden yürütülecek karşı devrim boyutunu bir yana bırakıyorum. Burada görülmesi gereken ve yeni olan laik kesimin Cumhuriyet Mitinglerinden farklı bir biçimde sokağa inmesiydi.
Bir anlamda laik kitle ilk kez "devlet ve demokrasi"yle yüzleşiyordu.
Siyaset ve sosyoloji uzmanları günlerdir bu kesimle ilgili güzellemeler yapıyor. Oysa Gezi Parkı'nın içini gezerken gördüğüm manzara hiç de o aydınların anlattığı gibi değil. Çoğulculuk olmadığı gibi tepeden bakan, ötekileştiren bir tavır vardı. Bu tavır, kısa sürede değişemez de... Çünkülaikler ağırlıkla demokrat değildi ve bugüne kadar bir demokrasi talepleri de olmamıştı.
Alın "411 el kaosa" kalktı manşetini. Meclis'in önünde bu kesimlerin ağırlıkta olduğu STK'lar eylem yapmadı mı? Dahası insanın en doğal hakkı ana dilinde eğitim iste- ğine karşı çıkmadılar mı?
Cumhuriyet tarihi boyunca ayrıcalıklı ve dokunulmaz bu kitle solcu da değildi. Darbeler dönemi dahil hiçbir dönemde"devlet"le karşı karşıya gelmemişlerdi.
Dindarlar, Kürtler ve sol, "üç öcü" olarak, cumhuriyet tarihi boyunca hep devletten dayak yedi. Ülkücüler ise 12 Eylül'de bu dayağı tattılar.
Ama laikler tüm bu olup bitenleri, devlet zulmünü, işkenceleri, yasaklamaları normalmiş gibi izledi.
İlk kez 31 Mayıs'ta polis şiddetiyle yüzleştiler. Bu yüzleşmeyi yaşamadıkları için yıllardır dindarların, Kürtlerin, azınlıkların ne çektiğini hiç dert etmediler. Hala da hissetmiş değiller.
Bu nedenle demokrat olamadılar. Peki, dönüşebilirler mi?
Elbette dönüşürler ve dönüşme eğilimi var. Gezi olaylarının onca zarara rağmen belki en büyük yararı bu olacak. Yakın zamanda, "barış süreci"nin ikinci aşaması nedeniyle "demokratikleşme paketi" geliyor. Bu bir ölçü olabilir.
Bakalım, içinde aydınların ve sanatçıların da yer aldığı laik kitle bu demokratikleşmeye karşı mı çıkacak yoksa demokrasinin gereği yapılıyor diye destek mi verecek?
http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/ovur/2013/06/23/laiklerin-demokrasiyle-yuzlesmesi
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- İnce’nin şansı var mı?
6.08.2020 - En hakiki sahte siyasetçiler çağı
28.05.2019 - Yattaki sır isim: Abdullah Gül
6.05.2019 - Beşiktaş Kulübü’nde İmamoğlu kavgası
3.05.2019 - İmamoğlu’na o locayı kim ayarladı?
2.05.2019 - “AB’de HDP’ye siyaset hakkı vermezler”
28.04.2019 - Gel de şüphelenme
21.04.2019 - YSK İstanbul seçiminin yenilenmesine karar verirse
19.04.2019 - Kurul başkanları o kadar insanı nasıl buldu?
18.04.2019 - CHP yönetimi neden susuyor?
13.04.2019
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları





































mehdi avis
iktidarın her adımı haklı ve kusursuzdur.karşı her hamle haksız ve büyük vebaldir.Sonuç:"İÇTE VE DIŞTA DEĞERLİ YALNIZLI"Erdoğan gerçekte kim seviyor acaba