Mehmet AKBACAK
27-28 mayıstan buyana devam eden Taksim Gezi Parkı gösterilerinin geldiği yere bakarsak; hiç de iç açıcı bir görünüm söz konusu değil.Peki buraya nasıl geldik; sen şunu yaptın,ben şunu yaptıma girmenin hiçbir anlamı yok.Siyasi analistler, sosyologlar ve araştırmacıların yaptığı yorumlardan anlaşılan; siyasi iktidarın referandum sonrası elde ettiği gücü toplumu yeniden dizayn etmede kullanmasına karşı duyulan tepki.Bunu bende anlayabiliyorum, gerçi 2002 den bu yana Ak Parti’nin ülke yönetmesine ne pahasına olursa olsun karşı çıkan derin güçlerin her yolu hükümeti yıkmak için kullanmalarını da eklersek işlerin başka bir şekle dönüşme tehlikesi söz konusu. Hemde PKK’nın yurt dışına çıkışı sağlanmışken,barış çok yakınımızda iken, sivil bir anayasanın hazırlanması gündemdeyken,Ortadoğuda yangınlar devam ederken, bölgesel güç olma yolunda ilerlerken olanlara nasıl bakmalıyız.En kolaycı yaklaşım bu bir provakasyondur, dış güçlerin oyunudur dersek; kendimizi kandırırız.Peki dış güçlerin etkisi yokmu?.Elbette var ama belirleyici değil.Belirleyici olan iktidarın ülkeyi yönetme anlayışı.Maalesef hükümet iktidara yeni gelmiş gibi hala mağduriyete uğramışlığını gündeme getiriyor.Aslında ekonomide gösterdiği başarının tabana tam olarak yansımaması ve üstenci yaklaşım aşağıdaki geniş kitlelerin sokağa çekilmesine ortam yarattı.Çok temiz ve sakin geçmesi düşünülen gezi eylemi iyi yönetilemedi.Bunu bahane eden hem içerdeki, hem de dışardaki güçler devreye girerek bir kriz ortamı yaratmak için kollarını sıvadılar.Bunda pek başarısız oldu sayılmazlar.İşin vahametinin farkına varan hükümet yumuşama politikasını uygulamaya sokarak(Gerçi sayın Erdoğan pek geri adım atmadı ama,yinede en son geldiği yer görüşelim oldu.) başbakanın ve valinin heyetlerle uzun uzun görüşmeleri ve sonunda gezi konusunda aldığı tavır önemli bir adımdı.
Gezi parkı eyleminden muhalefet yaratmak isteyenler hükümetin bu yaklaşımına karşı eyleme devam kararı aldılar.Bu karar; masum bir çevre eylemi kararı olmaktan çıkıp iktidara karşı oluşmuş muhalefetin kararına dönüşmüştür.Şuna kesinlikle canı gönülden inanıyorum ki; çevrecilerin başlattığı eylem amacına ulaşmıştır.Buna rağmen eyleme devam kararı alınması,gelecekte ki çevre hareketlerine zarar verecektir.Dayanışma Platformu bu kararı yeniden gözden geçirmeli, ülkeyi kaosa sürükleyecek ortamın yaratılmasına basamak olmamalı.
Tek başlarına sokağa çıkmağa kalksalar arkalarında bu kadar kalabalığı bulamayanlar, oluşan kalabalığın arkasına sığınarak kendilerine ekmek çıkarmaya çalışanlara baktığımda, bugüne kadar demokrasi, özgürlük ve insan hakları konusunda bir milim adım atmayan kişilerin ön saflarda yer alması; hareketin demokrasi yerine Ak Parti karşıtlığı üzerine oturtulması esas amacının gölgelenmesine neden olmakta, bu da ilerdeki haklı taleplerin dillendirilmesi halinde kamuoyundan yeteri kadar destek bulamama tehlikesini içermekte.İstanbul’dan arayan yakınlarım Taksim’e doğru gidiyoruz,E-5 kapandı her yer insan seli deyince; gittiğiniz yolun nereye çıktığını biliyormusunuz?.Bu yol barışa,huzura ve özgürlüğe giden yol değil, bu yol kaosa,karanlığa, baskı ve zulümün egemenleşeceği ortama giden yoldur.Çünkü bu hareketler kıvamında bırakılmazsa, çok kötü toplumsal sonuçlara yol açar.Geçen yazımda da belirttim; Şili, İspanya örneği gibi.
Gelinen son durumdan, ne Ak Parti’ye oy verenler,ne de göstericilerden yana olanlar memnun değiller;bunu gayet iyi biliyorum, her iki kesimle de diyalog içindeyim.Bundan sonra gösterilere devam etmenin, hükümetin de gerginliği tırmandırarak kamplaşmayı sürdürmesinin bir yararı olmadığı gibi ülkeye çok büyük zararı var, bunu bilesiniz.Bu vebalin altından kimse kalkamaz; aklı selim hakim olsun,ülke de huzur ve barış sağlansın.Bunu gerçekleştirmek de başta sayın Recep Tayyip Erdoğan'a ve Ak Parti'ye düşer.Madem "Durmak yok yola devam"diyorsunuz, sendeleyerek, sağa sola çarparak yola devam edemezsiniz, lütfen kendinize gelin, hepimiz bu gemideyiz unutmayalım.
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2020
29.01.2020
22.01.2020
14.01.2020
13.11.2019
21.10.2019
10.10.2019
26.09.2019
8.08.2019