Mehmet AKBACAK
Batı Karadeniz'in küçük bir kasabasında yaşayan çocuk her yeri kendi kasabası gibi zanneder ve kendilerine benzemeyenleri de düşman olarak görür.Arkadaşlarla oynarken birbirimizle dalaşırken yapılan küfürler hep bu düşmanlar üzerinden yapılırdı.İlk defa kasabadan dışarıya çıktığım Çorum şehri bana çok yabancı bir yer gibi geldi.Gerçekten de ezberimde olanlar yara almaya başladı ve ben ilk defa Kızılbaşları orada tanıdım.Yurtta ve okulda sıra arkadaşlarımdı, birlikte oyunlar oynar kızınca da Kızılbaş diye kızdırırdık.Şimdi hatırladığım zaman yüzümün rengi değişiyor ve utanıyorum.Bilgi düzeyimin artışıyla birlikte neden böyle bilinçlerimize kötü algıların kazıldığını anlıyorum.Bu durum yalnız Aleviler için değil, aynı zamanda Kürtler, Ermeniler ve Yunanlılar içinde geçerliydi.Halbuki tüm bu halkları birbirine düşüren, yıllarca bunların düşmanlığından menfaatlenen İngilizler için olumsuz bir şey duydunuzmu, ben hiç duymadım.Aksine onların akıllı, kurnaz ve işlerini iyi bilen millet olduğuna dair sözler ve deyişler söylenirdi.Örnek mi istersiniz; asılırsan İngiliz ipiyle asıl gibi.
Tarihte; Yavuz Sultan Selim zamanında Perslerin egemenliğini kırmak için binlerce Alevi yok edilmiş, bu nedenle Aleviler ovalardan çekilip dağlara çıkmışlar ve yönetimle araları hep açık kalmış.Cumhuriyet kurulduktan sonra da Dersim'deki Kürt Aleviler yeni düzene uyum için zorlandıklarında haliyle tepki göstermişler.Bu tepkileri tarihçilerin büyük çoğunluğu tarafından isyan olarak nitelenmiyor, fakat yönetim bu tepkiyi çok zalimce bastırıyor.Görgü tanıklarına göre; Munzur çayının günlerce kan renginde aktığını söylüyorlar.İşin en tajik yanı kadın çoluk çocuk demeden mağaralarda fare zehiriyle katlediliyorlar. Bu bilgide; Çağlayangil'e ait o tarihte Malatya emniyet müdürü.Kız çocuklarının çoğunluğu da batıya evlatlık veriliyor yani köklerinden koparılıyor.Dersim ismide Tunçeli olarak değiştiriliyor.
Amacım; size tarih anlatmak değil lakin bugünlerde Dersim olayı gündemde.Daha önce sayın Erdoğan bu konuda devlet adına özür dileyince, o tarihte milletvekili olan sayın Kılıçdaroğlu'da bir parti toplantısında o da böyle bir katliamın olduğunu hatta mağdurları arasında ailesinden kişiler olduğunu belirtince; sayın Onur öymen ve İnönü'nün torunu sert tepki gösterince Kılıçdaroğlu sözlerinin arkasında duramamıştı.O olaydan sonra hükümet bir çok kere Alevi kurultayları düzenledi, lakin açılımı bir türlü gerçekleştiremedi.Şimdi de sayın Davutoğlu'da Alevi açılımı konusunda konuşurken CHP'yi suçlayıp Dersim'den dolayı özür dilemesini istemesi konunun gündeme oturmasını sağladı.O sıra sayın Sezgin Tanrıkulu'nun CHP adına özür dilemesi; ulusalcıların hakarete varan suçlamalarına neden oldu.Genel başkanda ortaya çıkıp da; benim adıma konuştu demesini, ağzını bile açamadı.
Nasıl Kürt açılımı gündeme geldiğinde ülke bölünür demeye başladılar, AKP sırf oy için Kürtleri kandırıyor dediler, 6-8 Ekim olaylarından sonra işin önemi kavrandı, geniş bir kesim bu sorun bir an evvel çözümü gerçekleştirin diyorlar, hatta işin ilginç yanı bu sorun çözülsün de istenirse Öcalan bile salıverilsin diyenler var.
Ülkenin ikinci olarak en önemli sorunu olan Alevi açılımını sayın Davutoğlu Hacıbektaş'a giderek başlatmış oldu.Hemen aynı çevreler şimdi sırasımı, seçime giderken oy çalmak için yapıyorlar, Kürtler gibi Alevileri de kandırıyorlar demeye başladılar.Bugüne kadar sünni muhafazakar kesimde de Aleviliğe hoş bakılmıyor, ibadet edecekseniz müslümanın ibadet yeri camidir diye Cemevlerine karşı çıkıyorlardı, fakat şu açıkca görüldü ki; Kürt ve Alevi sorunu çözülmeden ülke huzura kavuşmayacak, o nedenle bu iki mesele en kısa zamanda çözülmeli.Hükümet de ürkek davranmaktan vazgeçmeli, bu sorunlar yayılırsa Gezi ve 6-8 Ekim olaylarında yaşananların bizleri nereye doğru götürdüğünü gördük.Bu olaylardan herkes ders çıkarmak zorunda,Kürt ve hükümet tarafının bugün geldiği yer sevindirici, Alevilerde hükümetle uzlaşarak, hükümette Alevilerin varlığını Anayasa vatandaşlığı üzerinden kabul ederek, yalnız sünnilerin değil, aynı zamanda Alevilerin ve tüm farklı inançdaki insanların devleti olduğunu gösterecek adımları bir an evvel atmalıdır.Artık bu toplum o küçük kasabada yaşayanların toplumu değil, her sorunumuzu açarak çözmeliyiz.Bazıları açılım, açılım diye açılıp saçıldık diyorlar.Kapalı kalan meselelerin kangrene dönüşmesi daha mı iyi, o nedenle AÇILIM,AÇILIM,AÇILIM diyelim.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2020
29.01.2020
22.01.2020
14.01.2020
13.11.2019
21.10.2019
10.10.2019
26.09.2019
8.08.2019