Mehmet Ali ALÇINKAYA
Zamanımızın meşruiyeti, demokrasi ile politik ve ahlaki toplum inşa mücadelelerinin üzerinde gelişen bir geçiş sürecidir. Yerküre, hakikat ve meşruiyet tartışmalarını esas alan bir dönüşümden geçmektedir. Bu kavramlara dair ilkeler yeniden tanımlanıyor. Dünyadaki tartışmalar, ülkemizde ise daha yıkıcı ve sert bir biçimde yaşanıyor.
Mustafa Kemal’in yüzyılın başında yaptıkları, “yurtsever bir meşruiyet”e dayanıyordu. Kurtuluş mücadelesi; dönemin zihniyetine, demokrasi ve cumhuriyet düşüncesine, bazı temel değerlere denk düşüyordu. Bu, demokrasiler için bir meşruiyet kaynağıydı.
Ortadoğu’da meşruiyetin dayanakları; doğal toplum değerleri, kültür, tarih, hakikat, din ve özgürlüklerle bağlantılı olmuştur. Demokrasi, ahlak, sosyal yaşamlar ve politikaya dair özgürlükler ise günümüzün meşruiyet ve hakikat temellerini oluşturur. Meşruiyet ve hakikat, hükümetlerin insafına bırakılamaz. Yerel meclisler, platformlar, cemaatler ve sivil alanların belirleyici bir rol oynadığı artık genel bir kabul görmektedir.
Maddi ve manevi her varlığın, her olgunun sınırlarının belirlenmesine ihtiyaç vardır. Her iktidarın, halkı kendi taşkınlıklarından ve güç/çıkar saplantılarından korumak için; aynı zamanda halkı da iktidardan korumak amacıyla bir karşıt iktidara, muhalefet partilerine ihtiyaç vardır. Bu, siyasetin ve ahlakın temel kuralıdır. Bunun esas güvencesi ise halkın örgütlü iradesidir.
Meşruiyet ve hakikat için akıl ve bilgi, sonsuz birer kaynak olabilir; çünkü “bilgi sonsuz bir evrendir.” İnsanlar ve toplumlar yaşamları boyunca bu kaynaktan sınırsızca beslenebilir. Bilgi, ne yapılırsa yapılsın tüketilemez. Bilgiden ne kadar beslenirsek, doğayı da o kadar az tüketiriz. Büyük açlığımız aslında büyük bilgisizliğimizdir. Düşünce özgürlüğü, insan hakları, yerelin güçlendirilmesi gibi küresel değerleri esas alan ilişkiler, çıkar ve güç karşısında her zaman bir meşruiyet arayışı içinde olmuştur. Eşitlik, adalet ve özgürlük gibi.
Yeni Meşruiyet Zeminlerinin Yaratımı
Ortadoğu’daki rejimler büyük ölçüde aşınmış ve meşru zeminlerini kaybetmişlerdir. ABD, kendisine düşman olan rejimleri hizaya getirmeye veya ortadan kaldırmaya çalışırken; rejimler de statükolarını korumaya çalışmaktadır. Meşruiyet kavramı yeniden tartışılmaktadır. Özgürlük, demokrasi ve adalet; hem bölgemizde hem de çağımızda meşruiyetin temel dayanakları olarak görülüyor.
İsrail-Filistin ve Kürt sorununun demokratik çözümü, bu bağlamda temel bir eksen oluşturmaktadır. Bu sorunları çözebilen ülkeler; Ortadoğu’ya tarihsel, toplumsal ve kültürel iradeleriyle eşitlikçi, demokratik ve adil bir meşruiyet zemini sunabilir. Bu, toplumları onurlandıran bir çıkış noktası olur ve tıpkı büyük dini çıkışlar gibi tüm dünyayı etkileyebilir.
Kürt ve Filistin halklarının sorunlarının çözümüyle birlikte bölgeye istikrar gelebilir, toplumların kardeşliği açığa çıkabilir — tıpkı Rojava Devrimi ve onun inşasında olduğu gibi.
Ülkemizde de kaderler yeniden yazılıyor ve herkes bu süreci korku ve kaygıyla izliyor. Ancak bu “büyük değişim” süreci, halklarda büyük bir umut yaratıyor. 27 Şubat’ta Sayın Abdullah Öcalan’ın yaptığı Barış ve Demokratik Toplum çağrısının yarattığı umut; demokrasi ve özgürlük bilincini, kadınların, gençlerin ve ezilenlerin kararlı mücadelesini pekiştiriyor. Bu mücadele, demokratik bir Anayasa ve demokratik bir toplumun temel bakış açısı olacaktır.
İnsanlık kazanacaktır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2026
7.02.2026
4.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
27.01.2026
24.01.2026
23.01.2026
20.01.2026
18.01.2026