Mehmet Ali ALÇINKAYA
Barış, yalnızca silahların susması değildir. Barış, demokratik toplumun inşasıyla anlam kazanır ve kalıcılaşır. Demokratik toplum; merkeziyetçi, ulus-devletçi ve erkek egemen yapılara karşı, halkların doğrudan katılımına dayalı bir yaşam biçimidir. Bu yaşam biçimi, demokratik sosyalizmin toplumsal zeminini oluşturur. 2026’nın barış ve özgürlük yılı olması, bu zeminin güçlendirilmesine bağlıdır.
Demokratik sosyalizm;
Emek sömürüsüne karşı toplumsal eşitliği,
Kadın özgürlüğünü toplumsal dönüşümün kurucu ve vazgeçilmez gücü olarak,
Ekolojik yaşamı insanlığın ortak sorumluluğu olarak,
Yerel demokrasiyi ve komünal örgütlenmeyi siyasal katılımın esası olarak kabul eder.
Bu perspektif, devleti ve iktidarı merkeze alan anlayışların yerine; kadınların öncülüğünde, toplumu merkeze alan özgürlükçü bir siyasal ufuk koyar. Bu ufuk, 2026’yı barış ve özgürlüğün kurumsallaştığı bir yıla dönüştürmenin yolunu açar.
Rojava Deneyimi ve Kadın Devrimi
Bu tarihsel perspektifin somutlaştığı en önemli deneyimlerden biri Rojava Devrimidir. Rojava, özellikle Kadın Devrimi karakteriyle; savaşın, cinsiyetçiliğin ve ulus-devletçi tahakkümün ortasında demokratik toplumun nasıl inşa edilebileceğini göstermiştir. Kadınların öncülüğü, demokratik yaşamın yalnızca bir eşitlik talebi değil, kurucu bir toplumsal güç olduğunu ortaya koymuştur.
Rojava pratiği; kadın özgürlüğü olmadan barışın, kadınların özne olmadığı bir demokrasinin kalıcı olamayacağını somut biçimde göstermiştir. Bu deneyim, yerel olduğu kadar evrenseldir; 2026’nın barış ve özgürlük yılı olması yönünde dünya halklarına ilham verici bir yol haritası sunmaktadır.
Enternasyonal Dayanışma; Barış ve Özgürlük İçin Ortak Mücadele
Bugün barış, demokrasi ve sosyalizm mücadelesi uluslararası bir karakter taşımaktadır. Kapitalist modernitenin yarattığı krizler küreseldir; çözüm de ancak enternasyonal dayanışma ile mümkündür. 2026’yı barış ve özgürlük yılına dönüştürecek güç, sınırları aşan bu ortak mücadelede yatmaktadır. Bu dayanışmanın kalbi, kadın mücadeleleri arasındaki ortaklıktır.
Uluslararası sol hareketlere, demokratik kamuoyuna, sendikalara, kadın ve gençlik hareketlerine düşen görev; Ortadoğu’daki barış ve özgürlük mücadelesini kendi mücadelelerinin ayrılmaz bir parçası olarak görmektir. Siyasi tutsakların özgürlüğü, halkların kendi kaderini tayin hakkı ve demokratik toplumun inşası için enternasyonal bir vicdan hattı örülmelidir.
2026’yı Barış ve Özgürlük Yılına Dönüştürmek
2026, inkârın ve savaşın değil; barışın, özgürlüğün ve demokratik toplumun yılı olmalıdır. Bu yıl, kadınların öncülüğünde umutla, inançla, kararlılıkla ve mücadeleyle örülen bir özgürlük yürüyüşünün güç kazandığı bir dönem olarak tarihe geçmelidir.
Silahların değil sözün, zorun değil halk iradesinin; erkek egemenliğinin değil kadın özgürlükçü yaşamın belirleyici olduğu bir gelecek mümkündür. Bu gelecek, ertelenemez bir sorumluluktur.
2026’ya girerken çağrımız nettir;
Barışı ve özgürlüğü savunmak, demokratik toplumu inşa etmek ve 2026’yı barış ve özgürlük yılına dönüştürmek.
Ortadoğu’dan dünyaya tüm halkların yeni yılı;
barış, özgürlük ve enternasyonal dayanışma iradesiyle kutlu olsun.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2026
7.02.2026
4.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
27.01.2026
24.01.2026
23.01.2026
20.01.2026
18.01.2026