Melih ALTINOK
Ülkedeki muhalefet de siyasal iktidara mesafesi kalmamış olanlar da Başbakan Erdoğan’ın sert mizacına odaklanmış vaziyette.
Esip gürlemesinde ne boncuklar buluyorlar.
Mizaç falından tek adımlık tehlikesi çıkartanları mı ararsınız, onun bu hâlinde “ulusunun üzerine titreyen bir babanın kaygısını” okuyanları mı...
Gülümsemek bedava enerji, keşke Erdoğan da bu ucuzluktan yararlansa.
Ama bahsi kişisel tercihlerimizden değil, demokratikleşmeden ve bunun yolunu açacak siyasetten açıyorsunuz değil mi? O hâlde büyük büyük analizlerimi kulaklara varan ağızlar ya da hiddetli gözler üzerinden yapamam.
Başbakan varsın bir futbolcunun ense tıraşını beğenmediğini kameralar önünde söylesin. Beni ilgilendiren, onun okullardaki yılların tek tip elbise dayatmasını ortadan kaldıran yasal düzenlemesidir. Bakanının “öğrencilerin saçıyla başıyla uğraşılmayacak” açıklamasıdır.
Başbakan’ın bazı konuşmalarında sertleşip vatan millet sakarya nutukları atmasını beğenmesem de, bu çıkış tek başına “tehlikenin farkında mısınız” diye söylenmeme neden olmaz. OYAK’a, Genelkurmay’ın statüsüne, Jandarma’nın yapısına, 35. Madde’ye vs. kimin “göz diktiğine” kimin de ayak dirediğine bakarım. Önerinin sahibi onun partisiyse de “muhafazakâr militarist” tanımını muhalefet edenler için kullanırım.
“Gerekirse İmralı’yla Oslo’yla yine görüşülür” diyen ve de görüştüren kim, sorarım. Bir tehlikeden bahsedeceksem, güler yüzlü de olsa, “Oslo ihanettir” diyenleri, müzakere masasını maksimalist taleplerle devirenleri, “ne silah bırakması, aksine daha çok silahlanacağız” açıklamalarını görürüm.
Başbakan’ın “yaparım ederim” şeklindeki aşırı özgüven kokan çıkışları karşısında “yeni bir Kemal doğuyor” aşırı yorumu yapmadan önce durur bir düşünürüm. Resmî bayramları militarist havasından arındıran, Ankara’nın başkent oluşunun yıldönümünde askerlerin kentin bulvarlarındaki ürkütücü koşusunu yasaklayan kim diye sorarım. Her sabah körpecik çocuklara okutulan faşizan andımız metnini kaldıracaksa ancak kimin kaldırabileceğini sorgularım. Yegâne cevabın onun partisi olduğu gerçeğini de kendimden saklamam.
Başbakan açlık grevleri sırasında kuzu kebaptan bahsetmese, “bana ne” demese ne iyi olurdu diye yazarım elbette. Ama “bana ne” demediği hâlde, grevcilerin talebi olan anadilde eğitim hakkı için yumuşak yumuşak “ülkeyi böler” açıklaması yapanın o başbakan değil muhalefet liderleri olduğunu hatırlarım.
Eylemcilerin anadilde savunma talebini yasalaştıranın Başbakan’ın partisi, yasaya “üniter yapıyı zedeler” şerhi koyanın ise “sosyal demokrat” muhalefet olduğunu unutmam. Anayasa çalışmalarında anayasal vatandaşlık tanımı önerenin yine onun partisi, karşı duranın ise yumuşak dilli muhalefet olduğunu da aklımdan çıkartmam.
Buna karşın, hükümete paralel de değil bitişik nizamda yürüyen kraldan çok kralcıların yaptığı gibi, “bir baba gibi sizi düşünüyor o yüzden sinirli” gerekçelerini de elimin tersiyle iterim.
Tıpkı, Hrant’ın katlinin yolunu döşeyen kararı imzalayan adamı ombudsman seçmesini, gülümsemesiyle, yumuşak konuşmasıyla tolere edemeyeceğim gibi, yaptıklarına odaklanırım.
Evet, başbakanlar da sert ya da güleç mizaçta olabilirler. Derdiniz başbakanların farklı farklı kişisel özelliklerinin belirleyici olamayacağı bir demokrasinin kurumsallaşmasıysa magazini geçin.
Ülkenin kaderini tek adamlarının iki dudağının arasından çıkartacak radikal reform adımlarına direnen, bu hamlelerin altında “rövanş” arayan güler yüzlü, yumuşak üsluplu söz “okuyan” falcılar kim, ona bakın.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2022
2.06.2022
17.05.2021
11.05.2019
10.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
22.04.2019
17.04.2019