Melih ALTINOK
Çok açık söylüyorum, yeni bir anayasa yapabilmemiz için MHP’nin bu dönem parlamentoya girememesini arzulayanlardanım.
Geçenlerde Mustafa Akyol’un TGRT Haber’deki programında bu minval üzere görüşlerimi ifade ettiğimden beri MHP çevresinden yoğun tepki alıyorum.
Katılımcı demokrasiyi ve çoğulculuğu “herkesler olsun” yalınlığında algılayan “temsili” arkadaşların bu konudaki eleştirileri ise yine siyaseten doğruculuk noktasında.
Yeni anayasanın meşruiyetinin, metnin temel insani ve evrensel değerlere uyumluluğuna karşı olan kesimlerin dahi sürece katılmasına bağlı olduğunu söylüyorlar.
İlk olarak alt düzey bir demokrasi de bile fazlasıyla makul sayılabilecek Kürt açılımını “ihanet projesi” diye yaftalayıp seçimlerdeki söylemini bunun üzerine kuran milliyetçi bir partinin, yeni ve sivil bir anayasa yapmaya soyunmuş Türkiye demokrasisine katkı sağlayabileceğini düşünmüyorum.
E, parti yönetiminin 12 Eylül referandumunda ulusalcı kesimlere yoldaş oldukları da henüz hafızalarımızdan silinmedi.
İkincisi, anayasa yapılış sürecinin, bir metnin kapalı kapılar ardında yazılıp Genel Kurul’da onaylandıktan sonra ahalinin önüne sunulmasından ibaret olduğunu düşünenlerden değilim.
Halkın ağzından konuşacak sivil bir anayasa, sivil toplum örgütlerinin görüş-önerilerini ortaya koydukları ve icracı siyaset kurumu üzerinde baskı oluşturdukları bir süreç sonucunda meydana getirilir.
Dolaysıyla mitinglerinde idam ipi sallandıran bir partinin faşizan görüşlerinin parlamento vasıtasıyla anayasanın içeriğine sirayet etmesini siyaseten doğruculuk adına arzuluyor görünemem.
Bereket bu memlekette en kritik anlarda zamanın ruhuna uygun sağduyu hep galip geliyor. Sahadaki gözlemlerimde, Türkiye demokrasisine zaman kazandıracak bu temennimin gerçekleşeceğine dair emareleri sevinerek izliyorum.
Çeşitli illerde sokağın nabzını ölçmek üzere görüştüğüm pek çok seçmen, MHP’nin bu dönem Meclis’e giremeyeceğine dair umudumu güçlendiriyor.
Bu satırları yazdığım, daha düne kadar MHP’nin ideolojisinin güçlü olduğu Antep’te bile seçmenler, partinin kentte bir vekil çıkartmasının zor olduğunu söylüyorlar.
MHP seçmeninin mütedeyyin fikirleri olan büyük bir bölümü AKP’ye kayıyor. Daha seküler eğilimleri olan MHP seçmeni ise, temel CHP- AKP kutuplaşmasında adı anılan bir aktör olma refleksiyle CHP’ye yönelmiş durumda.
MHP’deki erimenin gündelik siyasi tartışmaların dışında çok daha önemli bir nedeni de var ki, bu nokta, yeni bin yılın kodlarını okumaya başlayan tüm siyasi aktörleri birebir ilgilendirmesi açısından üzerinde durulmayı hak ediyor.
O da MHP gibi partilerin artık “gereksiz” olduğu gerçeği.
Evet, 80 öncesi komando kamplarında uluyarak siyaset yapan ve bu haliyle bir kesimin siyaseten tatmin edilmesi vazifesi gören MHP gibi partiler, artık çok çok marjinal kesimler dışında talep görmüyor.
Savaşın bitmesi için devletin Öcalan’la görüşmesi gerektiğini, çok büyük harflerle dillendirmeseler de bu zorunluluğu bir realite olarak görecek kadar günü yakalayan çok sayıda milliyetçi var artık bu camiada. Milliyetçilerin büyük çoğunluğu, Kürt sorununda “diyalog” alternatifinin de oya sunulduğu 12 Eylül referandumundaki tavırlarıyla da bu iddiayı açıkça doğruladılar
Ne var ki, MHP yönetimi ülkenin yanı sıra, refleksleri başkalaşan milliyetçi-muhafazakâr kesimlerinin değişim hızına ayak uyduracak bir siyasi perspektife sahip değil. Hâlâ tabanındaki esnekleşmenin dönemsel olduğunu, söylemlerdeki sertleşmenin tabanı da katılaştıracağını düşünüyorlar. Değişimi sonu belirsiz bir macera olarak görüyorlar.
Kılıçdaroğlu bu değişim zorunluluğunu kısmen okuyarak kemikleşmiş tabanı çok da küstürmeden bir hâl yolu arıyor. Bu uzun vadede olumlu sonuçlar doğurabilir. Ama bu normalleşmenin, aşırı iyi niyetli bazı arkadaşların beklediği gibi bugünden yarına gerçekleşmesinin mümkün olmadığını da ekleyelim.
Bu dönüşüme herkesten önce başlayan ancak son yıllarda “gönülsüzleşen” AKP ise, sürecinin karakteristiğinin “eskide” ısrarcı olan partileri gereksizleştirdiği gerçeğini adeta görmezden geliyor.
Tamam Sayın Başbakan, istediğiniz seçim zaferinin kaderi gerçekten de MHP baraj altında kalmasına bağlı.
Ama farkında mısınız, evdeki baba baskısından bıkıp size sığınan MHP’lilere şirin görünmek için, onları ağırlayacağınız mekânda baba evlerindeki atmosferi yaratmaya çabalıyorsunuz?
Unutmayın, kimse aslı varken suretine yönelmez. MHP seçmenin gayrı ekseriyeti arkaik milliyetçi söylemlerinden ötürü partilerinden uzaklaşırken, Bahçeli’yi aratmayacak çıkışlarla bu küskünleri partinize çekmeniz mantıken bile mümkün değil.
Kaldı ki MHP’nin kalelerine pirince giderken, evdeki ön yargılarını aşıp reform ve yeni bir anayasa talepleriyle partinize teveccüh gösteren her kesimden demokrattan olmak da var, değil mi?
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2022
2.06.2022
17.05.2021
11.05.2019
10.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
22.04.2019
17.04.2019