Melih ALTINOK
Bakmayın siz, terör saldırılarının ardından "şiddetin her türlüsüne karşıyız" girizgâhlarıyla başladıkları "faili belli olmayacak şekilde terörü telin" tiratlarına.
Dertleri günleri terör örgütlerinin kanlı saldırıları sonrası eksiği gidermek. PKK- PYD, DHKP- C, DAEŞ, şu bu, hayatı durdurmak için kentleri kana buluyor. Ertesi gün bu zevat sivil toplum kuruluşlarıyla, siyasi partileriyle, sendikalarıyla bir araya gelip "hayatı durduralım" bildirisiyle genel grev çağrısı yapıyor, sokağı gösteriyor.
Yabancı ülkelerin istihbarat servisleri tetikçi örgütleri eliyle, aralarında çocukların da bulunduğu sivilleri katlederek ülkenin halkına, yönetimine, parlamentosuna örtülü mesajlar veriyor. Kodu açmak medyalarına, gazetecilerine düşüyor. Örgüt saldırıyı üstlenip üstlenmemeye henüz karar verememişken, yaşını başını da almış bir kadın gazeteci çıkıyor, altında kendi imzası olan örgüt ültimatomunu okuyor: "Derhal hükümet istifa etmeli. AKP-CHP koalisyonu kurulmalı..."
Kendisine, "kaçmak için 100 bin dolar nakit ve helikopter de ister misiniz" diye sormak lazım sanırım. Teröristler bombayı kalbimize koyuyor, düğmeye basıyor dönüp arkalarına bile bakmadan gidiyor. Televizyonlardaki, gazetelerdeki, sosyal medyadaki destekçileri de bakmıyor, acımıza henüz yerde yatan ölülerimize...
Başlıyorlar katilin kimliğini gizlemeye, kaçışına yardımcı olmaya. Tecavüzcü erketesi gibi, sıkışınca dikkatleri başka yere çekmeye çalışıyorlar. Eylemi lanetleyemedikleri için, terör saldırıları sonrası her devletin soruşturmanın sağlığı için uyguladığı yayın sınırlamasını kınıyorlar. Bir kişi de çıkıp bunlara "Yahu olay yerinden canlı yayında sansürleniyoruz denir mi, bizi aptal mı sanıyorsunuz" demiyor.
Devlet saldırının ardından makul bir süre geçince teröristin örgütüne ve kimliğine dair delilleri açıklıyor. Başka zaman bomba sesinin aksisedası sürerken "devlet de failleri yine bulamadı ha" diye sırıtan akademikler, bir anda başımıza "gerçeğin rengi gridir" diyen Andre Gide kesiliyorlar.
Tıpkı geçen gece bir TV programında Ankara saldırganına dair hükümetin açıkladığı somut delilere "inanamayan" akademisyen gibi.
Aynen şöyle söyledi: "Sayın başbakanın elinde bu konuda somut istihbari veriler olduğunu varsaysak bile bu açıklamanın bence biraz acele olduğunu düşünüyorum!"
"Allah hocamızın bir anda müridi olduğu agnostisizmine zeval vermesin" diyelim ve geçelim örgütün gönüllü, ücretli ya da eş durumundan avukatlarına. Onların görevi de örgüt saldırdıktan sonra teröristlerin savunulmasında uluslararası hukukta da kullanılabilecek argümanlar üretmek.
Örneğin geçen bir televizyon programında izledim. Bir gazeteci ağabeyimiz, "Şimdi bir defa ne terör ne değil ayırmamız lazım. Burada bomba askeri bir hedefe yönelik yani..." türünden cümleler kuruyordu. Yani'si terör değil gerilla saldırısı diyor kendileri. Dün ATV'deki Kahvaltı Haberleri'nde saldırının yapıldığı noktadan canlı yayındaydık. Bu tezin sahibi ağabeyimiz, olay yerinde, etrafı polis kordonuyla çevrilmiş çocuk parkı görüntülerimizi izlemiş midir dersiniz? Umarım izlememiştir!
Ha bir de Çözüm Süreci'nde devlete "operasyon yapıyor" diye kızarken şimdi silahlar konuşunca bu kez devlete yine "operasyon yapıyor" diye celallenenler var ki onların bir tek ayaklarında mekap'ları eksik zaten.
7 oldu mu bilmiyorum ama üzgünüm yerim bitti. Kaldı ki ne kadar örnek verirsem vereyim bulamayacaksınız, bombanın fitilini ateşleyen teröristten yukarıda saydıklarımın ve sayamadıklarımın farkını.
Bence artık kabul edin.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2022
2.06.2022
17.05.2021
11.05.2019
10.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
22.04.2019
17.04.2019