Melih ALTINOK
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, New York'taki dev Birleşmiş Milletler zirvesinin en eleştirel lideriydi. Bir zamanlar BM toplantılarının eleştirileri ve karizmalarıyla yıldızı olan Che ya da Castro gibi...
Ama yalnızca emperyalist süper güçlerin çifte standartlarına dikkat çekmedi Cumhurbaşkanı. Eli daha güçlüydü.
Başta BM olmak üzere, üçüncü dünyanın "az gelişmişliğin sürekliliğini" sağlamakla görevli mekanizmalarının "inlerine" de girdi.
Özgüveni de yüksekti desteği de. Zira Erdoğan, "sahada bu kurumların alternatifi gibi görev yapan bir ülkenin Cumhurbaşkanı" olduğunu çok iyi anlattı:
"Türkiye 3 milyonun üzerinde Suriyeli ile 200 binin üzerinde Iraklı sığınmacıya ev sahipliği yapıyor... Türkiye'deki kamplarda ve şehirlerde yaşayan sığınmacıların ihtiyaçlarını karşılamak için kamunun, sivil toplum kuruluşlarının ve halkın yaptığı harcamaların tutarı 30 milyar doları buldu. Buna karşılık, AB söz verdiği 3 milyar euro artı 3 milyar euro yardımın sadece 820 milyon eurosunu göndermiştir. Uluslararası toplumdan BM aracılığıyla gelen yardımların tutarı da 520 milyon dolar civarındadır."
Evet, rakamlar düşündürücü. Birilerini de düşündürmüştür.
Zira Türkiye dünyanın 17'nci büyük ekonomisi olsa da BM'nin ve diğer küresel kuruluşların yönetiminde söz sahibi olan ülkelerin gelişmiş ekonomileri düşünülünce adaletsizlik daha iyi anlaşılıyor.
Üstelik Türkiye yalnızca sınır komşularının yükünü dünya adına yüklenmekle kalmıyor... Bugün etnik bir temizliğin yaşandığı Myanmar'dan tutun da, Afrika ülkesi Somali'ye kadar milyarlarca dolar insani kalkınma yardımı yapıyor.
OECD verilerine göre Türkiye sadece geçtiğimiz yıl yaptığı 6 milyar dolarlık insani kalkınma yardımlarıyla dünyada birinci sırada. Bu çerçevede BM hedeflerini tutturabilen 6 ülkeden biri.
Ne var ki 193 ülkenin üye olduğu BM'nin yükünü çok büyük oranda omuzlayan Türkiye örgütün karar mekanizmalarında etkin bir üye değil.
BM'nin 5 süper gücün yer aldığı Güvenlik Konseyi gibi karar alma mekanizmalarında değil.
Bu yapı acilen değiştirilmeli. Örneğin ilk adım olarak Türkiye'nin son genel kurulda teklif ettiği gibi 20 ülkeden oluşan bir Güvenlik Konseyi yapısı oluşturulmalı.
BM'de yapısal değişimler teklif eden ve birliğin "sürdürülebilir bir dünya hedefi için" en aktif şekilde çalışan üyesi Türkiye de mutlaka bu yirmi ülkesi içinde yer almalı.
Çünkü kalkınma yardımı perspektifini yalnızca ekonomik olarak değil sahadaki pratiğiyle de destekleyen Türkiye'nin yaratacağı sinerji BM'nin geleceği için hayati.
Türkiye'nin yönetimdeki etkinliğinin artması, işlevselliği son yıllarda ciddi şekilde sorgulanan BM'nin, dönüşümüne olumlu katkı yapacaktır. Örneğin örgüt için "barışı koruma" perspektifinden "barışı tesis etme" misyonuna geçiş, Türkiye gibi deneyimli bir ortakla daha rahat başarılabilir.
Ama tabii önce, 5 ülkenin dünyadan büyük olduğunu bugüne kadar filen kabul eden 188 ülkenin, Türkiye'nin kendileri ve tüm dünya adına BM'ye yaptığı itirazlara kulak vermesi gerekiyor.
Aksi halde çanları işitilen küresel savaş yine en çok Üçüncü Dünya'ya zarar verecek.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2022
2.06.2022
17.05.2021
11.05.2019
10.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
22.04.2019
17.04.2019