Mensur Akgün
Güçlü devletler arasındaki gerilimler, krizler, kimi zaman da savaşlar daha az güçlüler için fırsatlar yaratır. Bir “büyük devleti” diğerine karşı kullanma imkanı doğar. Birini yanına alıp, diğerine karşı durabilirsiniz. İttifakların parçası olup çıkarlarınızı koruyabilirsiniz. Tıpkı geçmişte yaptığımız gibi bazen İngiltere’ye bazen de Rusya’ya yaslanabilirsiniz. Kaybeden tarafta olmadıktan, onlar adına savaşlara sürüklenmedikten sonra böylesi bir politikadan karlı çıkmamanız neredeyse imkansızdır.
Türkiye imparatorluk döneminde de Cumhuriyet döneminde de bu diplomasiyi çok etkili bir şekilde kullanmış, büyük devletler arasındaki gerilimlerden yararlanmıştır. İki dünya savaşı arasında önce Rusya’ya sonra İngiltere’ye dayanması böylesi bir politikanın ürünüdür. II. Dünya Savaşı sırasında İngiltere ve Fransa ile ittifak ilişkisi içinde olmasına karşın Almanya ile de iyi geçinmiş, hatta krom bile satmıştır. Ama aynı zamanda İngiltere’nin bir ölçüde askeri, büyük ölçüde siyasi korumasından yararlanmıştır.
***
Savaş sonunda da Rusya kendisi için tehdit oluşturduğunda Amerika’dan destek istemiş ve almıştır. Truman Doktrini, Marshall Yardımı bu desteklerin en bilinen örnekleri arasındadır. Ancak ne Amerika’nın Türkiye’yi desteklemesi ne de diğer devletlerin Türkiye’nin yanında yer alması Türkiye’nin çıkarlarını korumak için değil, kendi çıkarlarını maksimize etmek içindir. Müttefikiniz bile olsa hiç kimse durup dururken size yardım etmez, güvenliğini veya esenliğini tehlikeye atmaz. Siz, onların birbiriyle olan rekabetinde anlam ifade ettiğiniz oranda önemlisinizdir.
Öneminiz bazen coğrafyanızdan kaynaklanır bazen kültürünüzden, kimliğinizden ya da akrabalarınızdan. Eğer yanınıza çekmeyi düşündüğünüz büyük devleti iyi okursanız, beklentilerini doğru değerlendirirseniz, krizler ve gerilimler sayesinde çıkarlarınızı çok daha rahat koruyabilirsiniz. Fakat ne yazık ki sadece belli koşullar altında. Gerekli koşul siyasi gerginliktir ancak yeterli koşul değildir. Gerginliğin siyasete, diplomasiye malzeme sağlaması için yukarıda da söylediğim gibi öncelikle sizin durumu iyi analiz etmeniz, dünyaya doğru pencereden bakmanız gerekir.
İkincisi, sizin çıkarlarınızla
muhatap olduğunuz büyük devletin/devletlerin çıkarlarının örtüşmesi, en azından çelişmemesi şarttır. Eğer Suriye’de olduğu gibi çıkarlarınız hem örtüşüyor, hem çelişiyorsa, üstelik hem Amerika, hem de Rusya diyelim ki PYD (siz PKK diye okuyun) ile işbirliği yapabiliyorsa, birine yaslanmanızın bedeli diğeri tarafından bir şekilde ödetilebilecekse, gerilimden kazanmanız kolay olmayacak demektir. Atacağınız her adım için düşünmeniz, çıkarlarınızı, güvenliğinizi doğrudan etkileyecek hamlelerden mümkün olduğunca kaçınmanız gerekecektir.
***
Ayrıca, gerilim arttıkça sizin manevra alanınız da daralacak, taraflardan biri sizi diğerine karşı kullanabilecektir. Amacınız, çıkarlarınızın adınıza bir büyük devlet tarafından korunması ya da çıkarlarınızı korumanıza o büyük devletin engel çıkartmamasıyken, kendinizi birden bire o devletin çıkarını koruyorken, onun adına hareket ediyorken bulabilirsiniz. Dahası, biri sizi diğerine karşı tavır almaya zorlayabilir. İstemeyeceğiniz bir politika geliştirebilir, beklenmedik külfetlerle karşılaşabilirsiniz. Çünkü tarafı olduğunuz kriz nitelik değiştirmiş, artık büyük devletler arası mücadelenin zeminine dönüşmüştür.
Başka bir deyişle sorunun ekseni kaymıştır. Tıpkı şimdi Suriye’de olduğu gibi krizi yerel aktörler üstünden anlamak ve anlamlandırmak giderek daha da güçleşmiştir. Esad, PYD ve bir ölçüde IŞİD evrensel güç mücadelesinin potansiyel enstrümanı haline dönüşmüştür. Bundan sonra söz konusu olan yerel ya da bölgesel güç mücadelesi değil, evrensel rekabetin sahaya yansımasıdır. Rusya ile Amerika yeniden anlaşamadıkları, yeni bir mutabakata varamadıkları, odaklarına sorunun barışçıl çözümünü koymadıkları taktirde Suriye sorunu çözülmemeye, daha da kötüsü büyümeye, bölgesel nitelik kazanmaya adaydır. Dikkatli olalım…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2026
4.02.2026
28.01.2026
25.01.2026
21.01.2026
18.01.2026
14.01.2026
11.01.2026
7.01.2026
4.01.2026