M.Latif YILDIZ
Öğretmen sağlıklı bir toplumun yetişmesi için erdemlerin öğreticisidir. Vazifesi ve dahi en önemli görevi canlı yaratıklar içinde en akıllı, en seçkin, en donanımlı, en bilinçli; aynı zamanda en vahşi, en acımasız, anlaşılması zor insanı yoğurarak toplum için faydalı, şuurlu bir nesli gergef gibi işleyen yetiştirme sanatının cefakar ve fedakar temsilcisidir.
İrfan ordusunun neferi öğretmen, nice zorlukları aşarak mağarayı okul, kumu tahta, çakılı tebeşir yapanlardan biri olarak 30 yıl İlkokul, Ortaokul, Liselerde (Akşam Liseleri) 7-50 yaş arası öğrencilere öğretmenlik yaptığım için çok iyi bilirim.
1972 yılında Batman merkez Hürriyet İlkokulunda sınıf öğretmeniyken er öğretmen olarak Siirt’e bağlı Mava dağları eteğinde; Dicle nehrinin karşı yakasında Kelekçi (Muvele) köyü İlkokulu’na er öğretmen ve Müdür olarak tayin edildim.
Köye Dicle nehrini şişme kamyon lastiği üzerine monte edilmiş lastik sal ile vardım. Okul köyden 2 km. uzakta tek düzlük olan alana yeni yapılmıştı. Okulu teslim almam için Okul Müdürü sıfatımla Milli Eğitim ve Bayındırlıkta bir takım prosedürleri bitirmem, bazı belgeleri imzalamam gerekiyordu. Ancak yeni yapılan okulunduvarları depreme tutulmuş gibi çatlak, sınıflarda tahta, masa, sıralar konmamıştı. Yeni ve fakat yıkık, araç gereçten yoksun okulu teslim almadan köye döndüm ve 80’ni aşkın kız, erkek öğrenci kaydettim.
Milli Eğitim ve Bayındırlığın okulda keşif yapıp gerekli raporu hazırladıktan sonra 10 gün teslim etmelerini bekledim. Kimse gelmeyince çareler aradım. Okula 200 metre mesafede Dicle nehrinden öğrencilerimle kum ve renkli çakıl taşlarını okul bahçesine yığdık. Okulun yanı başındaki eğimli yamaca kumdan kara tahta; çakıl taşlarını tebeşir yaparak eğitime başladım. Öğrencilerime oturmaları içinminder getirttim.4 ay bu zorluklar, imkânsızlıklar içinde soğuk, çamur, yağmur demeden Ocak ayına kadar eğitim ve öğretimi sürdürdüm.
Aralık ayında kimsenin ilgilenmediğini görünce Valiliğe hakaret dolu bir dilekçe yazdım. Takdir ve ilgi göreceğime önce “valiliğe hakaretten” hakkımda soruşturma açtılar; sonra hırsız müteahhit, iş birlikçi kurumlar kendi aralarında çatlak okulu teslim alıp tahta, sıra, masa ve sandalyeleri lütfedip gönderdiler. Okul açılıp, malzemeler gelene kadar dışarda kumdan tahta, çakıl taşından tebeşir, yağışlı havalarda mağaralarda eğitim ve öğretimi bin bir yokluk içinde sürdürerek öğrencilerimi okuma yazmaya çoktan geçirmiştim.
1968 yılında Diyarbakır Öğretmen Okulundan mezun olurken bizleri donanımlı, çaresizliklere çare üreten, okula, eğitime, öğretime tutkun; öğrencisi ile arkadaş ve de sadece yaratanına kul öğretmen olarak yetiştirmişlerdi.
Bizler için para pulun bir önemi yoktu. Allah’ın kutsal kitaptaki ilk emri olan “OKU” ile cehalete karşı dinci değil, dindar; ilim, irfan, yol gösterici olarak mezun edilmiştik. O dağ başında o imkânsızlıklar ile “oku” emriyle cehaletin yerine gerçekleri öğretmeye çalıştım.
Çünkü bizlereöğretmeni güneş gibi karanlığı karşı aydınlatan olarak tanımışlardı. Çünkü biz öğretmeni toplumun aydın yüzü, çocuklarımızı geleceğe şerefli, onurlu, özgür, inançlı, mert, adil bir insan olarak yetişmesi için hazırlayan erdemli bir yol gösterici olarak yetiştirmişlerdi. Toplumun doğru, sağlıklı yaşama sevinci; barış elçisi olarak verilecek mesaj vermenin tek yolununokuldan, öğretmenden geçtiğini bilen öğretmenler olarak yetiştirildik.
24 Kasım ya da 5 Ekim (Dünya Öğretmenler Günü) kutlamalarını hiçbir rejim, dikta ya da resmi telkin ve zorlama altında kalmadan özgür yetişmiş bir emekli öğretmen olarak görevde bulunan, emekli ve de vefat eden öğretmenlerin gününü yürekten kutluyorum.
24 Kasım 2018 Cumartesi
Yazarlar
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.06.2021
7.09.2020
14.07.2019
13.07.2019
9.02.2019
26.11.2018
9.02.2018
10.04.2017
4.02.2016
6.02.2016