Muharrem Sarıkaya
İstanbul’da 39 ilçe seçim kurulu, YSK’nın ara kararları doğrultusunda dört gündür AK Parti ile MHP’nin iddialarını araştırıyor.
En geç yarına kadar da sonuca bağlayacak…
Bu YSK’nın geçmiş uygulamalarına bakıldığında pek rastlanmayan bir durum...
Çünkü YSK karar organı, önüne gelen itiraz dilekçelerinde yer alan somut deliller üzerinden karar alır; araştırma organı değildir…
Bu ara kararların ileride YSK’ya getireceği yükü bir yana bırakacak olursak, “hiçbir iddia karşılıksız kalmasın, seçimin üzerinde tek şaibe oluşmasın, hepsi ortaya çıksın” diyebiliriz.
Ancak YSK’nın kanunlar ve kararları bir yana, bugünkü içtihatlarında da eşitlikçi olması gerekir.
MUSTAFAKEMALPAŞA KARARI
Bunu söylememin nedeni YSK’nın bu hafta başında Bursa Mustafakemalpaşa ilçesiyle ilgili kararı…
Yapılan başvurunun bugün İstanbul’da tartışılan iddiaların ötesinde bir durumu var.
Yani, “haydi siz bir bakın var mıymış?” başvurusunun ötesinde tespitli bir başvuru…
Şöyle ki…
İYİ Parti Bursa İl Başkanı Yahya Bahadır, 18 Nisan 2019’da YSK’ya ulaştırdığı dilekçesinde numaralarını sıraladığı 5 sandıkta görevli sandık kurulu başkanlarının kamu görevlisi olmadığını isimleriyle belirterek, bunların aynı zamanda belediye çalışanı olduğuna işaret ediyor.
Bununla kalmıyor, Demokrat Parti Mustafakemalpaşa Belediye Başkan adayı Orhan Alper’in de 3 yıl 4 ay kesinleşmiş hapis cezasının olduğunu, seçime katılmış olmasının sandık sonuçlarını doğrudan etkilediğini belirterek seçimlerin iptalini istiyor.
YSK öncelikle Orhan Alper’in durumunu inceliyor ve “adli sicil kaydının seçilmesine engel durum oluşturmadığına” hükmediyor.
Bu açıdan başvuruyu reddediyor.
İSTANBUL’A EMSAL OLUR MU?
İstanbul seçimlerine de emsal teşkil edebilecek diğer başvuru ise oldukça önemli…
Şunu baştan belirteyim, YSK’nın bu kararı, kanunlar ve geçmişte yayınladığı tüm kararlar ve genelgelere harfiyen uygun.
İYİ Partili Başkan Bahadır’ın, Mustafakemalpaşa ilçesinde kurulan sandıklarda görevli olan sandık kurulu başkanlarının belediyede çalışan müdür, müdür yardımcıları olduğu ve durumun tam hukuksuzluk yarattığına ilişkin iddialarını görüşmeye değer buluyor.
Şu kararı alıyor:
“Sandık kurullarının teşkiline ilişkin itirazların YSK’nın 13/12/2018 ve 2018/1105 sayılı kararı ile kabul edilen Seçim Takvimine göre 2 Mart 2019 tarihinde kesin olarak karar bağlaması nedeniyle tam kanunsuzluk iddiasına ilişkin talebin reddine…”
2 MART ÖNCESİ YAPMALIYDI
Özetle diyor ki…
1- Eğer böyle bir hukuksuzluk hali oluştuysa da 2 Mart 2019 tarihine kadar bu itirazınızı yapmanız gerekiyordu.
2- Sandık kurullarına ilişkin itiraz süresi 2 Mart 2019 tarihinde sona erdiği ve sandık kurullarının teşkili de bu tarihte tamamlandığı için iddianıza bakma imkanım yok reddediyorum.
YSK’nın oy birliği ile yani bütün üyelerinin istisnasız katılımıyla aldığı bu kararın tarihi de ilginç; 20 Nisan 2019…
Yani İstanbul’a ilişkin ara kararlarını almasından tam 3 gün önce bu karara imza koyuyor; hem de oy birliğiyle…
Bursa’daki başvuruyu, “sandık kurullarının teşekkülünden itibaren 2 Mart 2019 tarihine kadar yapılmalıydı” diyerek reddine karar veren YSK, bu kararı yokmuş gibi üç gün sonra “delilli olmayan itirazların da araştırılmasını” neden istiyor?
BULUNURSA NE OLACAK?
Şimdi İstanbul’un 39 ilçe seçim kurulu başkanlıkları günlerdir harıl harıl iddia araştırıyor.
YSK yetkilileri bu konuda kendilerine gelen sorulara, “şaibe kalsın istemiyoruz, o nedenle her şey ortaya çıksın kimsenin aklında bir şey kalmasın” bakışıyla hareket ettiklerini söylüyor.
Sonuçta kararını vereceğini bunun nasıl olacağının da o gün görüleceğini vurguluyor.
Asıl soru da burada başlıyor…
Varsayalım ki İstanbul sandık kurullarında kanun ve YSK kararlarının ötesinde usulsüz bir durum oluştu…
O zaman ne diyecek, “tamam ben bunları bizzat uğraşıp ortaya çıkardım, ama daha önce aldığım karar gereği bunlara bakamam Bursa Mustafakemalpaşa kararım buna emsalidir” mi diyecek?
CHP’nin temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu meseleye, “tam kanunsuzluk iddiası Mustafakemalpaşa’da oybirliği ile reddedildi, bu emsaldir” diye bakıyor.
Ya da, “YSK Bursa için bu kararı verebilir, seçim sonuçlarına etki yapmayacağı için böyle davranmış olabilir ama İstanbul’da da bu yönde karar vereceğim anlamına gelmez” yaklaşımı sergiliyor…
Ki AK Parti ve MHP de bu bakışla yaklaşıyor…
“ÖZEL DAİRE” HÜKMÜ
Hakkını teslim etmeliyim ki YSK bu süreçte her şeyi şeffaf yaptı.
Bu seçimde tüm veriler herkesin elindeydi, herkes de bu şeffaf görünür, kimin ne yaptığı bilinen süreçlere bizzat tanıklık etti.
Bu sandık demokrasisi açısından oldukça önemli…
KHK’lıların oy kullanmamasına ilişkin kararı da önemliydi…
Mahalli İdareler Kanunu’nun 19. maddesinin, “Seçmen sandık kurulunca verilecek mührü bileşik oy pusulasında tercih ettiği partiye veya bağımsız adaya ait özel daire içinde basmak suretiyle oyunu kullanır” açık hükmüne karşın, aldığı karar ile başka bir partinin veya adayın alanına taşmayacak şekilde basılanı da kabul etti.
Oysa Milletvekili Seçim Kanunu’nda yapılan değişiklikte madde diğerine taşmayacak şekilde basılması geçerli hale getirilirken, Mahalli İdareler Kanunu’nda bir değişiklik yapılmadığı için hüküm aynen kaldı.
Buna rağmen YSK kararıyla “özel daire” harici alana mühür basılmış pusulaların geçersiz kabul edilmemesi kararlaştırıldı, kimse de ses çıkarmadı...
BEKTAŞİ MİSALİ
İtiraza gelirsek…
Birçok kişi diyor ki, kamu görevlisi haricinde kimse sandık kurulu başkanı olamaz…
Daha önce de yazdım, Bektaşi misali Nisa Suresi’nin (43), “namaza yaklaşmayın” bölümünü okuyor, devamını görmezden geliyor…
Seçimlerin Temel Hükümleri Yasası’nın Sandık Kurullarına ilişkin 21’inci maddesinin dip normu net:
“Üyeliklerin (bu şekilde) doldurulması mümkün olmazsa eksikler, ilçe seçim kurulu başkanı tarafından, o çevrede bulunan ve sandık kurulunda görev verilmesinde sakınca olmayan kimselerden doldurulur…”
Yani kamu görevlisi gelmediyse, ya da belirlenen sayıda gelmeyen varsa doldurma hakkına sahip.
Ayrıca YSK 24 Haziran’da da aynı sandık kurulu görevlileri ile Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimini yapmış.
O seçimin üzerinden de bir yıl geçmedi, olağanüstü itiraz hakkı saklı duruyor.
YSK, şimdi İstanbul’u inceleyip karara bağlayacak
Yarın ola hayrola…


***
Taner Yıldız ne hissetti?
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan linç saldırısı sırasındaki yumruğu izlediğinde eski Enerji Bakanı Taner Yıldız acaba ne hissetmiştir?
Ya tartışmalarda CHP liderinin şehit cenazesine gitmesine yönelik eleştirileri duyduğunda neler düşünmüştür?
Bu soruları kendisine sorma olanağım olmadı; daha doğrusu sormaya çalıştım yanıt vermekten kaçındı…
Siyasetin nezaket tarafında kalmayı yeğledi…
Kendisi bir şey söylemedi ancak 9 yıl önce yaşanan olayın oluşu sırasında ve sonrasındaki gelişmeler de tüm tazeliği ile ortada duruyor.
Kayseri’deki saldırı sonrası TBMM kulisinde sohbet ederken, içinde bulunduğum bir gruba Taner Yıldız bizzat anlatmıştı…
O günü anımsadım…
Bugün yaşananlara bakıldığında sanırsınız ki Türkiye’de tarih devamlı tekerrür halinde…
‘GİTMEYİN’ DENİLİNCE…
O gün Bakan Yıldız cenazeye gitmek istediğinde o dönemin emniyet yetkilileri kendisini şöyle uyarıyor:
“Efendim malum bugünler biraz gergin ve hükümetiniz ve partinize Kürt politikası nedeniyle tepki var, cenazeye gitmemeniz daha iyi olacak gibi…”
Yıldız o gün bu öneride bulunan güvenlik bürokratına öyle sert çıkıyor ki ortalıkta saniyelerce herkes nefesini tutuyor.
“Ben o cenazeye gideceğim, siz de gerginliği kim yaratmak istiyorsa onlara karşı gerekeni yapacaksınız ve önleminizi de alacaksınız. Bu sizin işiniz…”
O dönem bakanlarından Beşir Atalay ve Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki’nin de bulunduğu Hunat Camii’nde protesto sesleri arasında şehit cenaze namazını kılan Yıldız, defin için gittiği Kartal Şehitliği’nde yumruklu saldırıya uğramıştı.
Tek neden de Kartal Şehitliğindeki bir anlık boşluktu…
Önceki gün TBMM’de Yıldız ile karşılaşıp selamlaşınca o günkü tartışmalar beni bugünlere getirdi…
Dejavu…
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları

























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.08.2021
26.07.2021
21.07.2021
13.07.2021
28.06.2021
15.05.2021
12.05.2021
11.05.2021
3.05.2021
28.04.2021