Serpil Çevikcan
Sahada durum ne?
29.10.2016
2800
Irak ve Suriye olağanüstü günlerden geçiyor.
Taraflar, DEAŞ’ın sökülüp atılması kadar sonrasında kurulacak masaya odaklanmış durumda.
Suriye’de yürütülen Fırat Kalkanı operasyonu Türkiye’nin pozisyonu açısından hayati önemde.
Kaynaklara, sahadaki son durumu sorduğumda, hedef olarak belirlenen El Bab’a, Özgür Suriye Ordusu’nun mesafesinin 14 km olduğu yanıtını alıyorum.
İlerlemek kolay değil.
Mayınlarla, el yapımı patlayıcılarla tuzaklanmış arazide, metre metre ilerlenebiliyor.
Türk, topçusu ve tankları da ÖSO ile birlikte ilerliyor.
Telnayıf bölgesine kadar gelen kuvvetlerin gözü El Bab’da.
El Bab’a yönelen sadece ÖSO değil.
Kürt koridoru oluşturma inadından vazgeçmeyen, ancak Fırat Kalkanı hamlesiyle ilerleme sağlayamayan PYD’nin El Bab’a mesafesi 19 km.
PYD’nin çıkmamakta direndiği Menbic’den El Bab’a olan mesafe ise 20 km.
Rejim güçleri de boş durmuyor. Rusya destekli Esad güçlerinin güneyden El Bab’a mesafesi 10 km.
Sahadaki zemin öylesine kaygan ki her an bir tarafın lehine ya da aleyhine gelişme yaşanabilir.
Uçaklar havalanmıyor
Türkiye açısından bir güçlük de hava operasyonları.
Rus hava savunma sistemlerini kullanan Suriye yönetimi, Türk uçaklarını hava sahasında istemediğine yönelik açıklama yapmıştı. Bu hal, zaten riskli bölgedeki tehlikeleri iyice artırmış durumda.
Rusya, Suriye’nin de ısrarlarıyla, Türkiye’yi hava harekâtlarının yaratacağı riskler konusunda uyardı.
Hem Rusya’nın hem de Esad rejiminin uyarısı, hava savunma sistemlerinin bir kazaya yol açabileceği, bunun durumu iyice karışık hale getireceği yönünde.
Türkiye, kılı kırk yardığı bölgeye yönelik hava operasyonlarını şimdilik durdurmuş biçimde harekâtı sürdürüyor.
Menbic için komisyon
ÖSO’nun El Bab’a ulaşması, PYD’nin, “Kuzeyden kuramıyorsak, güneyden koridor kurarız” hayalini bitirmek açısından da önemli.
Halen Afrin’e yakın bölgede bin, orta bölümde 700, doğu yönünde 500 civarında ÖSO savaşçısı sahada.
İhtiyatta tutulan 5 bine yakın savaşçı var, bir o kadarı yeniden eğitiliyor.
Bir diğer önemli başlık da Menbic.
ABD’nin söz vermesine rağmen sayıları 2 bin düzeyinde olduğu tahmin edilen PYD unsurları, Menbic’den çıkmış değil.
ABD, PYD’nin çıkmakta direndiğini, komisyon oluşturularak Menbic’in yönetiminin bu komisyona devredilebileceğini Ankara’ya iletmiş.
Ancak henüz bu çalışma da bitmiş değil.
Ankara’nın, “El Bab’dan sonra hedef Menbic” söyleminde ve hazırlığında bu oyalamanın etkisi bulunuyor.
Rakka söyleminin kaynağı ise ÖSO’nun hem Menbic hem El Bab’ı alması durumunda, Rakka’ya yönelebilecek stratejik noktaları tutmuş olacağı düşüncesi.
ÖSO’nun Rakka operasyonunu bu yolla yapabileceğinin altı çiziliyor.
Menbic’den çıkması ve ÖSO’nun buraya yerleşerek Rakka’yı hedef almasının, PYD ile çatışma riskini de ortadan kaldıracağına dikkat çekiliyor.
Musul zor ilerliyor
Musul’da olup bitene gelince.
ABD seçimine kadar Musul’da ilerleme kaydetmeyi uman koalisyonun, beklentisinin ötesinde zorluklarla karşılaştığı belirtiliyor.
Üstelik DEAŞ, direniş hattını, henüz ulaşılamayan Musul merkezinde kurmuş durumda.
Peşmerge ise üzerine düşen bölgede hakimiyet sağladı.
Başika’nın merkezinden örgütü silmek isteyen peşmergenin ilerleyişinde, buradaki uzman Türk birliğinin ateş desteğinin de önemli bir katkısı oldu.
Halen tespit edilen açık hedeflere yönelik ateş desteği sürüyor.
Gedu bölgesindeki Türk birliğine de gerekirse takviye yapılabileceği belirtiliyor.
Nice Cumhuriyet Bayramlarına...
Bu yıl Cumhuriyet Bayramı geçen yıllara göre çok daha değerli.
Cumhuriyetimiz, 93. yılında kanlı darbecilerin ağından kurtuldu.
Kurtarılamasaydı, ne 93. yılını ne 100. yılını kutlayabilecektik.
Hedef doğrudan demokratik-laik Cumhuriyet’ti.
Türkiye’nin en büyük serveti hedefteydi.
Kara bir gün olarak tarihe geçecek olan 15 Temmuz şunu gösterdi ki Cumhuriyet’in sahibi bizzat millettir.
Cumhuriyet’i içine sindirmiş bu millet, ona dokundurmayacağını daha önce kanıtladığı gibi, kendisinden başka bir koruyucuya ihtiyacı olmadığını da tekrar gösterdi.
Ne “Cumhuriyet’i koruyup kollama görevim var” diye ortaya çıkıp Mustafa Kemal adına darbe yapan ve yapmaya çalışanlara ne de onu yıkmak üzere harekete geçenlere bu halk izin vermeyecek.
Cumhuriyet’in ne demek olduğunu, onu “koruyorum” diye ortaya çıkanlardan da, “yıkıyorum” diye ortaya çıkanlardan da çok daha iyi biliyor çünkü.
Biliyor ki Cumhuriyet demek İslamköy’ün kerpiç evinden çıkıp ya da Kasımpaşa’da bir balıkçının oğlu olarak dünyaya gelip cumhurbaşkanı olabilmektir.
Biliyor ki bir köylü, bir işçi, bir memur çocuğunun, meclis başkanı, genelkurmay başkanı, bakan, milletvekili, diplomat, vali, doktor, yargıç, avukat olabilmesidir. Biliyor ki öğretim üyelerinin yarısının kadın olabilmesidir.
Biliyor ki kadının oy kullanabilmesidir, her meslekte erkekler kadar, hatta onlardan daha başarılı olabilmesidir.
Biliyor ki kendi kendini yönetebilmektir. Başı dik yürüyebilmektir.
15 Temmuz’da bir kez daha gördük ki Cumhuriyet bu toplumun en büyük ortak paydası, en değerli ortak servetidir.
15 Temmuz’dan sonra sergilenen Yenikapı ruhunu Cumhuriyet ruhu olarak okumak ve korumak gerekir. Yeri, siyasi partilerin üzerindedir.
Cumhuriyet’i koruyacak olan ruh da bu ruhtur.
15 Temmuz’a inat bu yıl Cumhuriyet Bayramı çok daha coşkulu kutlanmalıdır.
Kadınıyla, erkeğiyle, yaşlısıyla, genciyle, çoluğuyla, çocuğuyla kutlanmalıdır.
93. yıl kutlu olsun.
Nice yıllara...
Suriye’de yürütülen Fırat Kalkanı operasyonu Türkiye’nin pozisyonu açısından hayati önemde.
Kaynaklara, sahadaki son durumu sorduğumda, hedef olarak belirlenen El Bab’a, Özgür Suriye Ordusu’nun mesafesinin 14 km olduğu yanıtını alıyorum.
İlerlemek kolay değil.
Mayınlarla, el yapımı patlayıcılarla tuzaklanmış arazide, metre metre ilerlenebiliyor.
Türk, topçusu ve tankları da ÖSO ile birlikte ilerliyor.
Telnayıf bölgesine kadar gelen kuvvetlerin gözü El Bab’da.
El Bab’a yönelen sadece ÖSO değil.
Kürt koridoru oluşturma inadından vazgeçmeyen, ancak Fırat Kalkanı hamlesiyle ilerleme sağlayamayan PYD’nin El Bab’a mesafesi 19 km.
PYD’nin çıkmamakta direndiği Menbic’den El Bab’a olan mesafe ise 20 km.
Rejim güçleri de boş durmuyor. Rusya destekli Esad güçlerinin güneyden El Bab’a mesafesi 10 km.
Sahadaki zemin öylesine kaygan ki her an bir tarafın lehine ya da aleyhine gelişme yaşanabilir.
Uçaklar havalanmıyor
Türkiye açısından bir güçlük de hava operasyonları.
Rus hava savunma sistemlerini kullanan Suriye yönetimi, Türk uçaklarını hava sahasında istemediğine yönelik açıklama yapmıştı. Bu hal, zaten riskli bölgedeki tehlikeleri iyice artırmış durumda.
Rusya, Suriye’nin de ısrarlarıyla, Türkiye’yi hava harekâtlarının yaratacağı riskler konusunda uyardı.
Hem Rusya’nın hem de Esad rejiminin uyarısı, hava savunma sistemlerinin bir kazaya yol açabileceği, bunun durumu iyice karışık hale getireceği yönünde.
Türkiye, kılı kırk yardığı bölgeye yönelik hava operasyonlarını şimdilik durdurmuş biçimde harekâtı sürdürüyor.
Menbic için komisyon
ÖSO’nun El Bab’a ulaşması, PYD’nin, “Kuzeyden kuramıyorsak, güneyden koridor kurarız” hayalini bitirmek açısından da önemli.
Halen Afrin’e yakın bölgede bin, orta bölümde 700, doğu yönünde 500 civarında ÖSO savaşçısı sahada.
İhtiyatta tutulan 5 bine yakın savaşçı var, bir o kadarı yeniden eğitiliyor.
Bir diğer önemli başlık da Menbic.
ABD’nin söz vermesine rağmen sayıları 2 bin düzeyinde olduğu tahmin edilen PYD unsurları, Menbic’den çıkmış değil.
ABD, PYD’nin çıkmakta direndiğini, komisyon oluşturularak Menbic’in yönetiminin bu komisyona devredilebileceğini Ankara’ya iletmiş.
Ancak henüz bu çalışma da bitmiş değil.
Ankara’nın, “El Bab’dan sonra hedef Menbic” söyleminde ve hazırlığında bu oyalamanın etkisi bulunuyor.
Rakka söyleminin kaynağı ise ÖSO’nun hem Menbic hem El Bab’ı alması durumunda, Rakka’ya yönelebilecek stratejik noktaları tutmuş olacağı düşüncesi.
ÖSO’nun Rakka operasyonunu bu yolla yapabileceğinin altı çiziliyor.
Menbic’den çıkması ve ÖSO’nun buraya yerleşerek Rakka’yı hedef almasının, PYD ile çatışma riskini de ortadan kaldıracağına dikkat çekiliyor.
Musul zor ilerliyor
Musul’da olup bitene gelince.
ABD seçimine kadar Musul’da ilerleme kaydetmeyi uman koalisyonun, beklentisinin ötesinde zorluklarla karşılaştığı belirtiliyor.
Üstelik DEAŞ, direniş hattını, henüz ulaşılamayan Musul merkezinde kurmuş durumda.
Peşmerge ise üzerine düşen bölgede hakimiyet sağladı.
Başika’nın merkezinden örgütü silmek isteyen peşmergenin ilerleyişinde, buradaki uzman Türk birliğinin ateş desteğinin de önemli bir katkısı oldu.
Halen tespit edilen açık hedeflere yönelik ateş desteği sürüyor.
Gedu bölgesindeki Türk birliğine de gerekirse takviye yapılabileceği belirtiliyor.
Nice Cumhuriyet Bayramlarına...
Bu yıl Cumhuriyet Bayramı geçen yıllara göre çok daha değerli.
Cumhuriyetimiz, 93. yılında kanlı darbecilerin ağından kurtuldu.
Kurtarılamasaydı, ne 93. yılını ne 100. yılını kutlayabilecektik.
Hedef doğrudan demokratik-laik Cumhuriyet’ti.
Türkiye’nin en büyük serveti hedefteydi.
Kara bir gün olarak tarihe geçecek olan 15 Temmuz şunu gösterdi ki Cumhuriyet’in sahibi bizzat millettir.
Cumhuriyet’i içine sindirmiş bu millet, ona dokundurmayacağını daha önce kanıtladığı gibi, kendisinden başka bir koruyucuya ihtiyacı olmadığını da tekrar gösterdi.
Ne “Cumhuriyet’i koruyup kollama görevim var” diye ortaya çıkıp Mustafa Kemal adına darbe yapan ve yapmaya çalışanlara ne de onu yıkmak üzere harekete geçenlere bu halk izin vermeyecek.
Cumhuriyet’in ne demek olduğunu, onu “koruyorum” diye ortaya çıkanlardan da, “yıkıyorum” diye ortaya çıkanlardan da çok daha iyi biliyor çünkü.
Biliyor ki Cumhuriyet demek İslamköy’ün kerpiç evinden çıkıp ya da Kasımpaşa’da bir balıkçının oğlu olarak dünyaya gelip cumhurbaşkanı olabilmektir.
Biliyor ki bir köylü, bir işçi, bir memur çocuğunun, meclis başkanı, genelkurmay başkanı, bakan, milletvekili, diplomat, vali, doktor, yargıç, avukat olabilmesidir. Biliyor ki öğretim üyelerinin yarısının kadın olabilmesidir.
Biliyor ki kadının oy kullanabilmesidir, her meslekte erkekler kadar, hatta onlardan daha başarılı olabilmesidir.
Biliyor ki kendi kendini yönetebilmektir. Başı dik yürüyebilmektir.
15 Temmuz’da bir kez daha gördük ki Cumhuriyet bu toplumun en büyük ortak paydası, en değerli ortak servetidir.
15 Temmuz’dan sonra sergilenen Yenikapı ruhunu Cumhuriyet ruhu olarak okumak ve korumak gerekir. Yeri, siyasi partilerin üzerindedir.
Cumhuriyet’i koruyacak olan ruh da bu ruhtur.
15 Temmuz’a inat bu yıl Cumhuriyet Bayramı çok daha coşkulu kutlanmalıdır.
Kadınıyla, erkeğiyle, yaşlısıyla, genciyle, çoluğuyla, çocuğuyla kutlanmalıdır.
93. yıl kutlu olsun.
Nice yıllara...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2018
25.05.2018
23.05.2018
19.05.2018
16.05.2018
12.05.2018
9.02.2018
5.02.2018
2.02.2018
28.04.2018