Serpil Çevikcan
Suriye rejim güçlerinin, Fırat Kalkanı Harekâtı çerçevesinde El Bab sınırına kadar gelen Türk askerlerini hedef alan saldırısına ilişkin tartışmalar sürüyor.
Her şeyden önce şuna vurgu yapmalıyım; şehitler verdiğimiz bu saldırı Ankara’nın genel olarak Fırat Kalkanı Harekâtı, özelde ise harekâtın en kritik kapılarından olan El Bab konusundaki kararlılığını zayıflatmış değil. Bilakis perçinlemiş durumda.
Ankara’da El Bab’ın önemi ve neden geri adım atılmayacağı konusundaki kararlılık iki gerekçeye dayandırılıyor.
Birincisi, Kuzey Suriye sınırında Afrin ve Kobani kantonları arasındaki hattı birleştirme amacı Fırat Kalkanı Harekâtı’yla suya düşen PYD’nin bunu güneyden yaparak alternatif koridor açma emeline ulaşmasının kalıcı olarak engellenmesi.
İkincisi ise doğrudan sınırlarımızın güvenliği ile ilgili. El Bab’ın ele geçirilmesi, DAEŞ’in elindeki silahların menzilinin Türkiye sınırına ulaşmasını engelleyecek.
El Bab operasyonu hızlanacak
Zira, DAEŞ, uzun menzilli füzeleriyle halihazırda Türkiye sınırını vurabiliyor.
Bu nedenle ne Fırat Kalkanı’nın genel çerçevesi ve genişleyebileceği cepheler ne de El
Bab konusunda bir geri adım söz konusu değil.
Hatta, Türk özel kuvvet timlerinin desteğiyle El Bab sınırına 1 km kadar yaklaşmış Özgür
Suriye Ordusu unsurlarının artık daha fazla zaman kaybetmeden El Bab’ı bir an önce alması temel amaç haline gelmiş durumda.
Bu sayede, Afrin ile PYD’li güçlerin hâlâ çekilmedikleri Menbic tarafını birleştiren yol da özellikle kesilmiş olacak.
Menbic meselesi önemli.
Kaynaklar, El Bab’ın bir an önce ele geçirilmesi ve bağlantı yolunun kesilmemesi halinde işlerin daha da zorlaşacağını kaydediyor.
Menbic alındıktan sonra PYD’nin hemen buradan çekileceğini söyleyen, bugüne kadar sürekli “çekiliyorlar” açıklamaları yapan ABD’nin PYD’ye desteği kesilmiş değil.
Bölgeden gelen haberler, ABD’nin Menbic’e yönelik malzeme ve silah desteğinin üst sınırlarda olduğu yönünde.
Yakın zamanda sınırda yakalanan üst düzey bir PYD’linin sorgulamasında bu desteği somut delilleriyle aktardığı ve PYD’nin güney kuşağını ABD’nin desteğiyle Afrin’le birleştirme amacından vazgeçmediğini söylediği belirtiliyor.
İşin garip yanı, ABD gibi Rusya da PYD’ye yönelik Türk hava unsurlarının yaptığı operasyonlardan rahatsızlık duyuyor.
Rusya da ABD gibi Türkiye’nin PYD’yi değil, DAEŞ’i hedef alması gerektiğini vurguluyor.
Sadece bu bilgi bile El Bab’ın alınmasının önemini göstermeye yeterli.
El Bab üzerinde Suriye rejiminin, Rusya’nın, ABD’nin, PYD’nin ve bölgedeki birçok yapının hesapları bulunuyor.
Üç sorti, üç şehit
Saldırının oluş şekli, faili ve amacı konusunda çok sayıda iddia ortalıkta dolaşıyor.
Aldığım bilgiler çerçevesinde, saldırıya yönelik şu ana kadar ortaya çıkan bazı hususları şöyle aktarabilirim:
Saldırıyı gerçekleştiren uçak sayısı üç. Bunlar, art arda üç sortiyle saldırıyorlar. Halep
Havaalanı’ndan kalktığı değerlendirilen uçakların ilki sabaha karşı 03.30’da, ikincisi 03.50’de, sonuncusu da 04.05’te Türk askerlerini hedef alıyor. Her bir sortide bir şehit veriliyor.
Saldıran uçaklar, A-10 benzeri taarruz uçaklarından oluşuyor.
Türk hava unsurlarının 04.15 civarında olay bölgesine intikali gerçekleşiyor, ancak o sırada saldıran uçaklar üslerine dönüş yapmış durumda.
İran iddiası
İşaretler, Suriye rejimi içerisinde, rejimin uygulamalarına karşı olan bir grubu gösteriyor.
Ankara kulislerinde, saldırının İran yanlısı, İran’ın etkisinde bir grup tarafından yapıldığı konuşuluyor.
Bu çerçevede Ankara’da özellikle Türkiye-Rusya ilişkilerinin yeniden bozulmasının amaçlandığı yolundaki seçenek kuvvetli biçimde dillendiriliyor.
Asıl amacın ise Türkiye’yi o bölgede ilerleyemez hale getirmek olduğu kaydediliyor.
Bölgeye komando takviyesi
Saldırının ardından bölgeye belirli oranda takviyeler yapıldığını da öğrendim.
Bilindiği gibi Fırat Kalkanı Harekâtı’nda görev yapan özel kuvvetler, ÖSO’yu yönlendirici bir işlev üstleniyor.
Saldırının ardından ise sınır hattına yurtiçinden kaydırılan birliklerin yanı sıra Fırat
Kalkanı Harekâtı’nda görev yapmak üzere komando birlikleri gönderildi.
Böylece bu birlikler de Fırat Kalkanı’nda etkin görev üstlenecek.
Olayın hemen ardından askeri temaslar kuruldu.
Hemen iletişime geçilen Rus askeri makamları ile Genelkurmay, sürekli irtibat halinde.
Rusya’nın yanı sıra ABD ile de hemen irtibata geçildi.
Suriye rejimiyle herhangi bir irtibat bulunmadığından, görüşmeler Rusya ve ABD ile yapılıyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2018
25.05.2018
23.05.2018
19.05.2018
16.05.2018
12.05.2018
9.02.2018
5.02.2018
2.02.2018
28.04.2018