Seyfettin Gürsel
Ekimde TÜFE yüzde 2,55 arttı. Eylülde artış yüzde 3,23’tü. Buna bakıp “Eylül istisnaydı, dezenflasyonda hızlı iniş devam ediyor” diyemeyiz. Geçen yılın Ekim ayında TÜFE artışı yüzde 2,9’du. Aradaki fark 0,4 yüzde puanla sınırlı. Eylülde yüzde 33,3’e yükselen yıllık enflasyon da 0,4 puan düşüşle yüzde 32,9’a inmiş durumda. Ağustosta aynı seviyedeydi. Dezenflasyon yerinde sayıyor. Biraz daha iddialı konuşursak havlu attığı bile söylenebilir. Aylık enflasyon çoğunlukla yüzde 2’nin üzerinde çıkmaya devam ederse aralıkta (yüzde 1,0) ve ocak aylarında (yüzde 5,0) baz etkisiyle şiddetli dalgalanmadan sonra mayıstan (Yüzde 1,5) itibaren kalıcı olarak yükseliş eğilimine geçmesi işten bile değil. Dezenflasyonun neden duraksadığını TCMB analiz edip açıklamalı. Kendi adıma basit bir gözlemi bir kez daha paylaşmak istiyorum.
Eylül enflasyonunun anatomisi
TÜFE’nin iki kaleminde fiyatlar son iki aydır yüksek oranda artıyor. Bu kalemler gıda ve alkolsüz içecekler ile konut (aslında kira). Gerçi her ay mevsimine göre bir tüketim kaleminde çok yüksek bir artış görülüyor ama bu kalemin tüketici sepetinde payı çok düşük olduğundan toplam enflasyona da katkısı çok düşük oluyor. Örneğin eylülde bu kalem eğitimdi. Ekimde giyim ve ayakkabı oldu. Fiyat artışı yüzde 12,4 olsa da TÜFE’ye katkısı 0,7 idi. Yılda bir kez yüksek artış sergileyen kalemleri bir yana bırakalım ve her ay ortalamanın üzerinde artan iki kaleme odaklanalım.
Kira fiyat artışını büyük ölçüde yasal olarak 12 aylık ortalama enflasyon belirlediğinden konut fiyat artışı dezenflasyona paralel olarak her ay yavaş yavaş azalıyor. Ekimde konutta fiyat artışı yüzde 2,7 oldu. 2,55’lik TÜFE’ye katkısı 0,45 puandı. Yıllık enflasyon oranı durgunlaştığı takdirde yasal kira artışı da durgunlaşacaktır. Merkez Bankası’nın bu konuda yapabileceği bir şey yok. Diğer 11 kaleme odaklanmak durumunda. Ama hükümet yıllık kira artış kuralını değiştirebilir. 12 aylık ortalama enflasyon yerine her ay yıllık TÜFE kadar artış kuralını koyabilir. Bu da her ay az da olsa daha düşük kira artışının yolunu açar. Aslında yüksek kiraları törpüleyecek yegâne yol kamunun (belediyeler dâhil) büyük miktarda satılık değil kiralık konut üretmesidir. Ne yazık ki bu konuda çok geç kalınmış durumdayız.
Esas endişelenilmesi gereken kalem gıdadır. Ekimde artış yüzde 3,4 oldu. Tüketici sepeti içinde yüzde 25 gibi en yüksek ağırlığa sahip bu kalemin TÜFE’ye katkısı da 0,83 puan. 2,55’lik TÜFE artışının üçte biri gıda kaleminden gelmiş durumda. Bu katkı seviyesi hemen her ay tekrarlanıyor. TCMB’nin faiz artışıyla gıdada fiyat artışlarını kontrol altına alması zor iş. Çünkü bu artışların pek çok yapısal nedeni var. Tarımda düşük verim, girdi fiyatlarının özellikle gübrenin yüksekliği, dağıtımın uyumsuzluğu ve aracıların haksız kazancı türünden sorunları en az 50 yıldır konuşuyoruz. Ama hemen hemen hiçbir şey de yapmıyoruz.
TCMB nasıl bir tavır alacak?
Bu koşullarda aylık TÜFE artışlarının kolay kolay yüzde 2’nin altına inmesi zor görünüyor. Bu benim yorumum. TCMB’nin nasıl yorumladığını bu ayın PPK toplantısının ardından yapılacak açıklamadan ve buna bağlı olarak politika faizinde yapılacak değişiklikten anlayacağız. TCMB resmi dokümanlarında dezenflasyonda bir duraksama olduğunda faiz indirimlerine son vermekten çekinmeyeceğini sürekli vurguladı. Eylülde yüksek enflasyonun istisnai bir arıza olmadığını Ekim enflasyonu gösteriyor. Bu durumda yıllık enflasyon 0,4 yüzde puan azaldı bahanesiyle faizde yine sınırlı bir indirime mi gidecek (örneğin 50 baz puan) yoksa en azımdan faiz indirimlerini askıya mı alacak? Bana sorarsanız son aylarda, özellikle de geçen ay yapılan faiz indiriminin siyasetten bağımsız olduğunu göstermek istiyorsa faiz oranında artış yapardım.
Yazarlar
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDemokrasilerde “Taban İstilası” 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURTürkiye’nin en etkili hava savunma sistemi… 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanBiz Türkiye’yiz, ‘Büyük ülke’ masalı bizde böyle yazılır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş nasıl ve ne zaman bitecek? 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBüyük işgal projesi ve İran 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENİnsanlık Trump’ı durdurmalı 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUSavaş ne zaman biter? 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKutsal haydut! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİNATO’dan çıkmamakla iyi mi etmişiz? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜçüncü dünya savaşı bu mu acaba? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERİran savaşı ışığında dezenflasyon süreci 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİran savaşının gölgesinde siyasal tutarsızlık 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçÜniversitenin-akademinin kamusal bir derdi var mıdır? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRİyi ki Güney Afrika ve İspanya var… 6.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.01.2026
18.12.2025
3.12.2025
17.11.2025
3.11.2025
28.10.2025
13.01.2025
6.01.2025
19.02.2024
18.02.2022