Seyfettin Gürsel
TÜİK geçen hafta Kasım ayının “Ücretli Çalışan İstatistiklerini” yayınladı. Bu istatistiklerin ekonomik faaliyetlerin durumunu güncel olarak izlemek için dikkate değer özellikleri var. Bu istatistikler Sosyal Güvelik Kurumu, Gelir İdaresi Başkanlığı ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerinden yani idari kayıtlardan derleniyor. Yani anket tahmini değiller ve bu bakımdan güvenilirler. Ayrıca çok sayıda faaliyet kolunun (NACE Rev.2) ücretli çalışan sayılarını kapsıyorlar. Ama bazı kısıtları da yok değil. Tarım kapsanmıyor ama zaten tarım güncel ekonomik durumu gözlemlemek için çok da gerekli değil. Bir de kayıt dışı çalışanlar kapsam dışı. Kayıt dışı sayısı sanayi, inşaat ve hizmetlerde istikrarlı bir şekilde azalmakta olduğundan ekonomide gidişat hakkında kayıtlı ücretli çalışan sayısındaki değişimler iyi bir fikir verebilir.
Ücretli çalışan sayısında ciddi yavaşlama
Ücretli çalışan sayısı bir yıl öncesinde 15 milyon 740 bin iken Kasım 2025’te sadece yüzde 1 artışla 15 milyon 892 bin olmuş. Bu çok düşük bir artış. Bu gelişme 2025’in son üç ayında ekonomik büyümede durağanlık tahminini destekler gibi duruyor. Ancak ücretli çalışan sayısında gelişmeler sektörden sektöre çok farklı. İnşatta ücretli çalışan sayısında bir yıllık artış yüzde 6,4 son bir aylık artış da yüzde 0,5. Yani yavaşlama yok. İkinci sırada da “Konaklama ve yiyecek hizmetleri” var: Yıllık artış yüzde 5,5 aylık artış yüzde 0,5. Verimlilik artışlarının çok düşük olduğu bu iki sektör tek başlarına büyümeyi sırtlayamazlar ama nispeten yüksek bir düzeyde kalmasını sağlayabilirler.
Ücretli çalışan sayısını aşağıya çeken toplam ücretli çalışan sayısında yaklaşık üçte birlik paya sahip sanayi kesimi. Sanayide ücretli çalışan sayısı son bir yılda yüzde 3,6 azalmış; 180 bin kayıpla 5 milyondan 4 milyon 820 bine inmiş. Bu yeni bir olgu değil. Sanayide ücretli çalışan sayısı 2024 ağustos ayından beri her ay azalıyor. Ekimden kasıma da çalışan sayısı yüzde 0,2 oranında azalmış. Son 16 ayda toplam kayıp 257 bin. Verimlilik artışlarının beşiği olarak ekonomik büyümenin motoru olan sanayide ne oluyor sorusuna yanıt aramak zorundayız. Bu yazıda sanayi faaliyet kollarında ücretli çalışan sayısındaki gelişmelere bakarak en azından bazı tahminlerde bulunmak istiyorum.
Konfeksiyon ve tekstilde büyük gerileme
Sanayinin faaliyet kollarında yıllık ücretli çalışan kayıpları birkaç istisna dışında tüm sektöre yayılmış durumda. Dikkatimi çeken iki istisna var: Petrol ve doğal gaz (yüzde 6,4 artış) ve Gıda ürünleri imalatı (yüzde 2,6 artış). Dört ana faaliyet kolunda kayıplar sırasıyla şöyle: Ara malı (yüzde 3,0), Dayanıklı tüketimi malı (yüzde 3,2), Dayanıksız tüketim malı (yüzde 5,6), Sermaye malı imalatı (yüzde 2,4). Bu durum sanayide genel bir gerilemenin işareti gibi duruyor. Daha alt faaliyet kollarına inildiğinde Motorlu kara taşıtlarında kayıp yüzde 4,2 ama esas vahamet Giyim eşyaları imalatında (konfeksiyon). Bir yılda ücretli çalışan sayısı yüzde 13,6 oranında azalmış. Bu faaliyet koluna girdi sağlayan Tekstilde de kayıp beklendiği gibi yüksek; Yüzde10,4.
Motorlu taşıtlar ve konfeksiyon üretimlerinin önemli bir kısmını ihraç eden kesimler. Türk Lirasındaki değerlenmenin neden olduğu rekabet gücü kaybının bu kesimleri zor durumda bıraktığını biliyoruz. Bu rekabet kaybı etkisi en büyük gerilemenin konfeksiyon ve tekstilde yaşanmasını açıklayabilir ama diğer faaliyetlerin neden istihdam kayıpları yaşamakta olduğunu tek başına açıklamaz. Yine de Sermaye malı imalatındaki yüzde 2,4’lük kayıpta Türk Lirasındaki değerlenmenin ithal sermaye mallarını ucuzlatmasının etkisi olduğu ileri sürülebilir. Ama belli ki sanayide uluslararası rekabet gücü kaybının dışında başka sorunlar yaşanıyor.
Sanayideki bu can sıkıcı gelişmelerden sonra yazıyı bana iyi bir haber olabilir gibi gelen bir gelişme ile bitirmek istiyorum. En büyük ücretli çalışan kaybı yüzde 14,3 ile Kömür ve linyit faaliyet kolunda gerçekleşmiş. Eğer kömür ithalatı artmadıysa “yeşil büyümeye” geçmekte olduğumuzun bir göstergesi sayılır.
Yazarlar
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDemokrasilerde “Taban İstilası” 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURTürkiye’nin en etkili hava savunma sistemi… 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanBiz Türkiye’yiz, ‘Büyük ülke’ masalı bizde böyle yazılır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş nasıl ve ne zaman bitecek? 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBüyük işgal projesi ve İran 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENİnsanlık Trump’ı durdurmalı 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUSavaş ne zaman biter? 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKutsal haydut! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİNATO’dan çıkmamakla iyi mi etmişiz? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜçüncü dünya savaşı bu mu acaba? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERİran savaşı ışığında dezenflasyon süreci 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİran savaşının gölgesinde siyasal tutarsızlık 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçÜniversitenin-akademinin kamusal bir derdi var mıdır? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRİyi ki Güney Afrika ve İspanya var… 6.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.01.2026
18.12.2025
3.12.2025
17.11.2025
3.11.2025
28.10.2025
13.01.2025
6.01.2025
19.02.2024
18.02.2022