Taha Akyol
İktidara bakarsınız Türkiye hukuk devletidir. Hatta Türkiye’nin hukuk devleti kalitesinin Avrupa’dan üstün olduğunu söyleyenler bile çıkmıştı; tabii ki iktidar makamlarından!
Türkiye daha kendi Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını uygulama konusunda bile sınıfta kalan bir ülke. İktidar bir meseleyi takip ediyorsa, yargıdan farklı bir karar çıkması çok zor olduğu gibi, karar AYM’den dönerse AYM kararlarının bile üstelik mahkemeler tarafından uygulanmadığı bir ülke!
AYM kararlarına uymayı reddeden hakimlerin terfi ettirilmesi de olağandır!
Hele AİHM kararları? Resmen “bizi bağlamaz” denilmedi mi?
Uluslararası raporlardaki durumumuzu ne ben söyleyeyim ne de siz sorun! En iyisi Adalet Bakanı açıklasın.
‘BİZDEN’ HASTALIĞI
Ülkemizde gerek akademide gerek yargı camiasında hiç şüphesiz son derece değerli hukukçular var. Türkiye, hukuk müktesabatında asla küçümsenecek bir ülke değil. Sorun iktidarların müdahalelerinden çıkıyor.
Saygın hukukçularımızdan biri Doç. Dr. Ramazan Arıtürk’tür. Kendisini ilk defa “Fakülteden Adliyeye Yargının Yeniden Yapılandırılması” kitabıyla tanımıştım.
Bizim tarihten gelen bir hastalığımız, bir göreve getirenlere minnet duymaktır. Buna eskiden “intisap” denilirdi; particilikle birlikte sağda da solda da “bizden” deniliyor!
Arıtürk, bir yargı görevlisinin kendisini atayan makam sahibine minnet duymasını şöyle eleştirmişti:
“Ehliyet ve liyakatten mahrum olanlar veya başkasının desteğiyle atanan yahut terfi edenlerin, hangi siyasi ya da sosyal görüşte olduğu fark etmeksizin, hukuku ve adaleti değil kendi destekçilerinin isteklerini önceleyecekleri aşikardır…” (s. 42)
Demek ki, atama ve terfiler, kimseye minnet duymayan ve minnet beklemeyecek bağımsız kurullar eliyle yapılmalıdı.
Arıtürk’ün “Müstakbel Hukukçunun Yol Haritası” adlı kitabı da genç hukukçulara iyi bir rehberdir.
HUKUK KRİZİ
Arıtürk’ün birkaç gün önce “Anayasa Mahkemesi Kararlarının Bağlayıcılığı ve İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesin Örneği Üzerinden Bir Değerlendirme” başlıklı makalesini okudum.
Makalede, AYM kararlarının, yasama, yürütme ve yargı organlarını ve herkesi bağlayacağını anlatıyor. Bu anayasanın 153. Maddesi…
Ama son örneğini İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ortaya koyduğu gibi, bazan ve belli tip davalarda mahkemeler, AYM kararına uymuyorlar. Dahası, AYM kararına uymamayı, İstanbul 14. Ağır Ceza da onayladı. AYM kararını “hüküm” gibi değil de uyulmayabilecek “yorum” gibi görüyorlar.
Arıtürk şöyle yazıyor:
“Özellikle bazı ilk derece mahkemelerinin, AYM kararlarının ‘yargısal yorum’ niteliğinde olduğunu öne sürerek bu kararlara uymama eğilimi göstermesi, Anayasa’nın 153. maddesinin ihlali anlamına gelmektedir. Bu durum yalnızca yargısal bir uyuşmazlık değil, aynı zamanda anayasal düzenin sürekliliğine ve kuvvetler ayrılığına yönelik bir krizdir.”
Dikkat edin, AYM kararlarını uygulamamak, “kuvvetler ayrılığına yönelik bir kriz”dir! Evet bu çapta…
“AYM kararlarını geçersiz saymak, fiilen ‘anayasal düzeni inkâr’ anlamına gelir. Bu nedenle AYM kararlarının bağlayıcılığı, yalnızca bir hukuk normu değil, demokratik anayasal düzenin varlık şartıdır. Mahkemelerin bağımsızlığı ise keyfilik değil, Anayasa’ya sadakat sınırları içinde bağımsızlıktır.”
YAPTIRIMI VAR MI?
Bizde bugüne kadar hiçbir yargı ve yürütme görevlisi, AYM kararı kendisine tebliğ edildiği halde uygulamadığı için sorumlu tutulmadı. Ödüllendirip terfi ettirildiği oldu ama yaptırım uygulandığını ben bilmiyorum. Bunun birinci sorumlusu HSK’dır.
Arıtürk şöyle yazıyor:
“HSK’nın harekete geçmemesi veya soruşturma açmaması durumunda, kurumsal ve bireysel sorumluluk gündeme gelir. Çünkü AYM kararlarına sistematik biçimde uymayan mahkemeler, yalnızca bireysel değil, kurumsal anayasa ihlali meydana getirir. Bu tür durumlarda, hâkimlerin fiilleri TCK madde 257 (görevi kötüye kullanma) kapsamında da değerlendirilebilir. AYM kararını uygulamamak, ‘görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olmak’ fiilini oluşturur…”
Belki bir gün, hukuk bizde de bu düzeye yükselir, inşallah dilelim. O zaman “gelişmiş ülke” oluruz.
Yazarlar
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.02.2026
14.02.2026
11.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026