Taha Akyol
Bazı davalar vardır ki, genel adalet sisteminin işleyişini temsil eder. İmamoğlu’nun diploma davası bunlardan biri.
Diplomasının iptalinin siyaseten ne demek olduğu belli… Cumhurbaşkanlığına aday olamayacak. Belli olan bir şey daha var: Cumhurbaşkanlığına aday olmasaydı, diploması geçerliğine devam edecekti. İBB başkanlığına aday olduğunda kimse diplomadan bahsetmemişti, değil mi?
Bu iktidar döneminde siyasi bir muhalif tırmandığında hemen ‘arkeolojik’ araştırmalar yapılıyor; on yıl önceki tivitlerden, zamanında suç teşkil etmemiş konuşma ve mesajlardan bir şeyler bulunup dava açılıyor.
İmamoğlu’nun diploması da otuz yıl öncesine uzanan böyle bir ‘arkeolojik araştırma sonucu iptal edildi. İdare Mahkemesine dava açtı, davası reddedildi, yani İdare Mahkemesi diploma ihtimalini hukuka uygun buldu. Şimdi dosya Bölge İdare Mahkemesine gidecek.
SORUMLUSU KİM?
Diploma iptalini haklı bulan mahkeme, tespit ettiği birtakım usulsüzlükleri “İmamoğlu’nun bilmesi gerekirdi” diyor.
Mahkeme’ye göre, İmamoğlu’nun yatay geçişini kabul eden İÜ İşletme Fakültesi, Girne Amerikan Üniversitesi’nin denkliğini YÖK kabul etmediği halde denkmiş gibi öğrenci kabul etmiş… Öğrenci kabul etmek için yönetmeliğe aykırı şekilde Kontenjan artırarak İmamoğlu’nu kabul etmiş…
Böyle bir durumda sorumluluk kime aittir? Asıl sorun bu.
Mahkeme diyor ki, “yatay geçiş sürecindeki böylesine ağır hukuki sakatlık halleri ile hatalı durumlar davacı İmamoğlu tarafından bilinmiyor olması beklenemez ve hayatın olağan akışına uygun değildir...”
Hatta Mahkemeye göre, 19 yaşındaki Ekrem, İşletme Fakültesi’nin dekanına çıkıp ‘bakın yanlış yapıyorsunuz’ demeliymiş!
Bunu yapmadığına göre kusur kendisindedir, diploması iptal…
HAK EKSENLİ HUKUK
Şimdi “olağan hayatın akışına” bakalım... Kendinizi düşünün 19 yaşındasınız. Milliyet gazetesinde Fakülte’nin verdiği resmi ilan görüyorsunuz, yatay geçiş var… Başvuruyorsunuz, evrakınızı veriyorsunuz, Fakülte sizi kabul ediyor.
YÖK’ün denklik belgesi, kontenjan ve kaç kişinin başvurduğu gibi ayrıntılar “olağan hayatın akışında” aklınıza gelir mi? Gelse bile Fakülte’ye güvenip başvurmaz mısınız?
İşte hukuken asıl nokta budur ve bu asıl nokta, hukukçunun önündeki dosyaya bakışıyla ilgilidir: “Hak eksenli” mi, bakacaksınız, otorite eksenli mi?
Bu “hak eksenli” kavramı Prof. Zühtü Arslan’ın geliştirdiği, literatüre ve yargı kararlarına geçmiş bir kavramdır:
“Hak-eksenli yaklaşım, özgürlüğün esas, sınırlamanın istisna olduğu kabulünden hareket eder. Bu yaklaşım anayasanın temel haklara öncelik verilerek özgürlükler lehine yorumlanmasını gerektirmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesi, bu yaklaşımın yansıması olarak demokrasilerde devlete düşen görevin temel hak ve özgürlükleri korumak, bunların etkili şekilde kullanılmasını sağlayacak tedbirleri almak olduğunu vurgulamıştır.” (21 Eylül 2022)
Hak eksenli hukuk kavramının anayasal yargıdaki tanımı için Anayasa Mahkemesi’nin K.2017/76 sayılı kararına bakabilirsiniz.
AYM İÇTİHADI
İmamoğlu’nun diploma sorununa benzer bir konuda AYM kararı var. Üniversite mezunu bir şahıs, doktora için başvuruyor, kabul ediliyor. Fakat doktora derslerine devam etmiyor. Doktorası verildikten sonra bu durum fark ediliyor ve iptal ediliyor.
İdare mahkemelerinden sonuç alamayan şahıs, AYM’ye bireysel başvuruda bulunuyor…
AYM, idari bir işlemin böyle düzgün olmaması durumunda idarenin “yükümlülüklerini ihmal etmesinden” yani şahsın sınavlara girip girmediğini kontrol etmemesinden “doğan külfetin … sadece başvurucuya yüklenmesini” ve doktora tezinin iptalini anayasaya aykırı bulmuştur. (B. No: 2018/16871, paragraf 49)
İdarenin kusuru sabit olsa da kişi doktora çalışmalarını başarmış, sınav kazanarak doktor unvanını almıştır Müktesep haktır...
İmamoğlu da İşletme Fakültesi’nden mezun olmuştur. Müktesep haktır.
Diğer bir konu, diploma davasına bakan üç hakimden üçünün de neden HSK tarafından değiştirildiğidir.
Türkiye’de, beklenen kararı vermeyen veya vermeyeceği anlaşılan hakimleri değiştirmek de bir adet haline geldi. Örnek o kadar çok ki?..
Sorunun temelinde aynı büyük sorun var: Yargı bağımsızlığı!...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTYatırım Var da, Ödenek Nerede? 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciPiyasalar seçime hazırlanıyor 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSıra artık İran’a gelmişe benzer… 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolPencereleri açmak 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayDavos, jeoekonomi ve emperyalizm 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de ateşkes, Türkiye’de çözüm: İki gerilim 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBir devletin nasıl yönetildiği hapishanelerinden anlaşılır 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNSaatler yine savaşa kuruldu 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti’nin millet iradesine yabancılaşması… 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYARojava Devrimi Tüm Dünya ve Kürdistan’ın Devrimidir... 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasGaribanın oyu… 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Dünyada canavarlar zamanı! 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni bir dünya kuruluyor… 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTrump çıpası ile yeni Gazze’ye doğru... 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidarın seçim planı 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklide CHP in, Cumhur İttifakı out 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİİsmet Özel: Bir dava adamının aktif nihilizmi 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYalnız kalabalıklar, dijitalleştikçe daralan güven çemberi, kaleye dönüşen aile: Toplum, kopan bağla 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞ“Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır”, öyle mi? 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALDış politikada yeni motto: Yurtta barış, dünyada barış, Suriye’de savaş… 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞTÜRK USÜLÜ “SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ…” 26.01.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
27.01.2026
23.01.2026
21.01.2026
20.01.2026
16.01.2026
14.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
7.01.2026
6.01.2026