Taha Akyol
Zihnimizin pencerelerini yeni bilgilere açık tutmak zordur. Hele de yeni bilgileri merak etmek, zihinde soru işaretleri taşımak daha zordur.
Hiçbir siyasi-fikri akım, bu zihin hastalığına karşı bağışık değildir. Bütün akımların radikalleri ve aşırıları, zihin pencerelerini “farklı olan”a kapatmada aynıdırlar.
Bu sütunda bu meseleleri defalarca yazdım. İlk baskını 1998’de yayınlanan “Hayat Yolunda” adlı kitabımda, “fikirlerin kalitesi, renginden daha önemlidir” diye yazmıştım.
Uzun hayat tecrübelerim ve ‘mukayeseli’ okumalarım bana bunu öğretti. ‘Mukayeseli’, yani sadece benim çizgimde değil, karşıt ve kaliteli kaynakları da okumaya gayret ederek.
FAŞİSTİN KİTABI OKUNUR MU?
Ben okurken ayrım yapmıyorum. Hitler’in Kavgam’ını da okudum, Lenin’in kitaplarını da...
Fakat bunları okurken, elekten, eleştiriden geçirecek ön bilgi birikimim vardı. Ziya Gökalp’i, Mümtaz Turhan’ı, Ali Fuat Başgil’i, Sabri Ülgener’i, Aydın Yalçın’ı okumuş bir gençtim. Sonraki yıllarımda İbn Haldun’u okudum, Popper’i, Aron’u , Hayek’i okudum.
Lenin’in kitaplarını okumasaydım yeni çıkan “Dünyayı Bölen Devrim” adlı kitabımı yazamazdım.
Kitabıma, solun ‘radikal’ diyelim, bir kesiminden sert tepkiler geldi, X hesabı üzerinden:
“Sen site yurdunda 1970’lerde ülkücülük dersi verirdin. Bu saatte dünyanın en iyi kitabını da yazsan okumam. Önce bu milletten özür dileyip kendi eleştirini yapman gerek…
Anti komünist Taha Sovyetleri, devrimi, sosyalizmi anlatan kitap yazmış. Senin haddine mi bu konular? Anlamadığın konularda kitap yazıyorsun…
Sizde Fettullahçı piyasacı ama Saidci Stalinist bir devlet hayal ediyordunuz. Eksik olmuş, trump itine de önsöz yazdırtmalıydın...
Anti komünist Taha Sovyetleri, devrimi, sosyalizmi anlatan kitap yazmış. Senin haddine mi bu konular?
Eski faşist yeni liboş’un biri sosyalizm eleştirisi yapmış!..
Karşı devrimci, git önce kendi karşı devrimciliğini yaz. Biz kendi tarihimizi yazarız…”
‘KENDİMİZ’İ OKUMAK
Kitabımın övgüsünü yapacak değilim. Üzerinde durmak istediğim sorun, zihin pencerelerini kapatmaktır.
“Kendi tarihimizi kendimiz yazarız!” Hayır, tarihi ve her konuyu farklı açılardan da okumadıkça, sadece ezberimizi tekrarlamış oluruz. Zihnimizde tahlil, mukayese, araştırma melekeleri gelişmez. Bu, solcu için de böyledir, sağcı için de…
Sağda popüler bir söylem vardır: Batı sosyolojisinin kavramları bize uymaz
Hem doğru hem yanlış… Doğru çünkü “biz” henüz sanayi toplumu değiliz, o kavramların karşılığı bizde o kadar ‘mevcut değil…
Yanlış olan, sosyoloji bilimine zihnimizi kapatmaktır.
Bu zihin kapalılığı, ortodoks Marksistlerde yaygındır. Alman Marksistleri Bernstein ve Kautsky, gelişen kapitalizmin Marks’ın dediği gibi proletaryayı büsbütün yoksullaştırmadığını, aksine proletaryanın milli gelirdeki payının artmaya başladığını yazdılar, Marks’ı “revize” ettiler. Fakat ortodoks Marksist Lenin, olguyu araştırmak yerine, sosyal demokrasinin bu iki öncü düşünürünü dönek ve hain ilan etti… Lenin için tek doğru vardı “devrim”in işine yarar mı yaramaz mı?
Rejimi bu yüzden değişen dünyada tükendi, kendi kendine çöktü.
SOVYET TECRÜBESİ
Sorun, bütün bilimlerde “olgu”yu anlayabilmek için gereken bilim zihniyetine sahip olup olmamaktır. Bunun için zihin pencerelerinin açık olması şarttır.
Sovyet sosyolog Yevgeni Afanasyev’in 1987’deki şu sözleri, sağcı, solcu bütün kulaklara küpe olmalıdır:
“Sovyet toplumunda tarihi ve sosyal bilinç tek taraflı bir şekilde gelişti. Batı hakkında hiçbir şey bilmiyorduk; Max Weber, Durkheim, Freud, Toynbee veya Spengler ile ilgilenmiyorduk. Bunlar sadece isimler değil, arkasında dünyalar, dünya sistemleri olan isimlerdir. Eğer bir toplum bu dünyalarla tanışmazsa, 20. yüzyıldan düşmüş olur. Yüzyılın en önemli keşiflerinin periferisinde kendini bulur…”
Elbette “kendimizi” bilmek ve kopyacılıktan sakınmak gerekir. Fakat bunun da yolu yine “bilme”nin, öğrenmenin bilimsel metotlarına sahip olmaktır.
Bu düzeyde bir düşünceye sahip olmak kolay değildir; beklenemez de... Herkesin işi gücü var, mesleği var, uzmanlığı var. Fakat her düzeyde zihin pencerelerimizin açık olması şart.
Çok okuyamıyorsak bile, fikir ve tercihlerimizde itidalli olmak, bağnazlıktan sakınmak şart.
Yazarlar
-
Taha AkyolTarihçiliğimizde İlber Ortaylı 15.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUVahşet çağında safiyane düşünceler… 15.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENABD İran’a saldırırken Çin’i sıkıştırıyor 15.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNStratejik hezimetler seti 15.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaşmak güzel de… 15.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySavaşın jeoekonomisi: Sermaye mantığı ile jeopolitik mantık çelişirse ne olur? 15.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğluİmamoğlu Davası ilk haftadan neyi gösterdi? 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUOrtadoğu savaşının göbeğinde… 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan Tuğalİran rejimi ve antiemperyalizm 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALEkrem İmamoğlu davası tüm muhalefetin yargılandığı bir davadır… 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçTürkiye'nin üniversite tarihi aynı zamanda 'tasfiyeler' tarihidir 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYANewroz Ateşinin Yoldaşı; Mücadele ve Barışın Sönmeyen Yıldızı Salih Müslim... 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERBugünlerde aklıma hep Brezilya geliyor 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet Berkan‘Neden S-400’ler depoda’ sorusu neden yanlış soru 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAmerikan PDY’si 13.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuYangının ortasında… 13.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünyanın en büyük terör örgütü 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.03.2026
11.03.2026
8.03.2026
6.03.2026
3.03.2026
27.02.2026
25.02.2026
24.02.2026
22.02.2026
18.02.2026