Taha Akyol
CHP’den Enis Berberoğlu, HDP’den Leyla Güven ve Musa Farisoğulları’nın milletvekillikleri düşürüldü, hapse konuldular.
Anayasa’nın 84. Maddesindeki “partilerin kapatılmasına sebep olanların milletvekilliği düşer” hükmünün 2010 referandumunda kaldırılmasına önayak olan AK Parti şimdi, üç milletvekillinin bu sıfatının düşmesini sağladı.
Geçmişte öyle davranmış olan AK Parti’liler, şimdi yaptıklarını etik olarak savunamıyorlar, ‘biz yargı kararını Meclis’e sunduk, başka bir şey yap madık’ diyorlar.
Fakat o kadar basit değil.
AYM KARARI
Enis Berberoğlu, MİT tırları haberinin Cumhuriyet’te yayınlanmasına vesile oldu iddiasıyla mahkum edilmiş, bu dosya seçim meydanlarında “hainler, casuslar, alçaklar” söylemiyle çok kullanılmıştı.
Anlaşıldı ki, evet, FETÖ yapmıştı.
Ama haberi yapan gazeteci suçlanabilir mi?
Böyle suçlanma tehdidi altında medya haber yapabilir mi? Halkın “haber alma özgürlüğü”nden bahsedilebilir mi?
Anayasa Mahkemesi, özetle şu kararı vermişti; aylarca kamuoyunda tartışılan ve kısmen de olsa daha önce yayınlanan bir konuda haber yapmak suç değildir. (25 Şubat 2016, B. No: 2015/18567)
Haberi yayınlayın diye Berberoğlu vermemişti ama verseydi bile, yayınlamak suç değildi.
Buna rağmen Berbeboğlu, casusluk değil, gizli kalması gereken bilgileri açıklamak suçundan mahkum edilmişti. Mahkumiyet AYM kararına aykırı olduğu için yeniden AYM’ye Bireysel Başvuru’da bulunmuştu.
AYM henüz karar vermedi…
İktidar AYM’nin kararını beklemeden milletvekilliğini düşürdü!
Eğer Ak Parti’nin ‘yargı kararı’ diye bir ilkesi varsa, dokunulmazlık iddiaları meclise geldiğinde niye “yargı karar versin” dememişti, değil mi?
HDP’Lİ VEKİLLER
İktidar istese HDP hakkında soruşturma açtırır ve kapatılması için AYM’de dava açtırır.
Niye bunu yapmıyor?
Çünkü sadece anti demokratik olmakla kalmaz, siyaseten de vahim sonuçlar doğurur.
HDP’li iki üyenin milletvekilliğinin düşürülmesi böyledir.
PKK uluslararası hukuka ve AİHM kararlarına göre de terör örgütüdür. HDP ile PKK arasında sadece ‘taban’ ilişkisi değil, politik ilişki olduğu da bir gerçektir.
Kapatılmamasının sebebi bellidir, 6 milyon oy alan bu potansiyeli, Meclis dışına itmemek!
Bugün yapılmakta olduğu gibi terörün üstüne tam bir kararlıkla Silahlı Kuvvetler’le gitmek, ama aynı zamanda ‘silahsız siyaset’ yolunun açık olduğunu hem 6 milyon vatandaşa, hem dünya aleme göstermek gerekir.
Ama siz siyaset yolunu daralttıkça bu doğru formülün etkisi daralacağı gibi, dünyada Türkiye’nin imajını bozmuş olursunuz. Bu da örgütün ve HDP’ye “Meclis’ten çekilin” diyen karanlık çevrelerin ekmeğine yağ sürer..
TARİHİN DERSLERİ
Tarihimizde 1912 seçimlerine “sopalı seçimler” denilir. İttihatçılar zor kullanarak muhalefetin seçilmesini çok kısıtlamışlardı. Mebusan Meclisi’ne seçilen 286 milletvekilinden sadece 16’sı muhalifti.
Rumeli’de bilhassa ayrılıkçı Arnavut milliyetçileri İsmail Kemal ve Hasan Priştina gibi isimlerin seçilmesi engellenmişti.
Muhafazakar tarihçi Ziya Nur Aksun, kaynaklardan alıntılar yaparak, “muhalif milletvekili çıkarılmadı ama bunun yerine memlekette isyan çıkarıldı” diye yazar. Entegrasyon yerine sertlik ve sıkı merkeziyetçilik politikası izlemenin Abdülhamid zamanında filizlenen ayrılıkçı hareketleri körüklediğini anlatır. (Osmanlı Tarihi cilt 5, s. 297-304)
Sacit Kutlu da ‘sopalı seçimler’de “Arnavut muhalif mebuslar seçilmemiş ama olaylar Arnavutluk’ta milliyetçi hareketlerin güçlenmesi ve isyanın yaygınlaşmasıyla sonuçlanmıştır” diye yazıyor. (Didar-ı Hürriyet, s. 267)
Sevgili Ömer Seyfettin, Balkan Harbi’nde yüzbaşıydı, Anadolu çocuklarına kurşun sıkan ayrılıkçı Arnavutları anlatır anılarında.
MART 1994
Öyle 1912 değil… Mart 1994’te Hatip Dicle, Leyla Zana, Ahmet Türk, Orhan Doğan ve Sırrı Sakık’ın dokunulmazlıklarının kaldırılması hem PKK’nın ekmeğine yağ sürmüş hem Türkiye’nin imajını ciddi surette bozmamış mıydı?
Sık sık diyorum ya, tarihe hamaset ve husumetle değil, laboratuvar gibi bakmalıyız.
İktidar bir dönem eyalet sistemini övüyordu, bir süredir en katı merkeziyetçilik yapıyor!
Hangisi ilkedir, uzun vadeli programdır?!
Ve, Ak Parti iktidara geldiğinde HDP gibi partilerin oy oranı yüzde 3-4’tü, şimdi yüzde 10’un üstünde!
İktidarın kendini gözden geçirmesi gerekmiyor mu?
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
19.12.2025
16.12.2025
14.12.2025
12.12.2025
10.12.2025