Vahap COŞKUN
Amedspor taraftarları Diyarbekir’de bir iftar programı yapmışlar. İftara, Amedspor’a gönül verenlerin yanı sıra başka renklere sevdalılar da iştirak etmiş. Ortak bir sofraya oturulmuş, dualara durulmuş, oruçlar açılmış, çaylar içilmiş, muhabbetler yapılmış ve akabinde herkes evinin yolunu tutmuş. Çok şükür, ters bir şey olmamış; hayat, Ramazan’ın hoşluğunda ve dinginliğinde akıp gitmiş.
Ne güzel!
Zaten on bir ayın sultanının gayesi de bu değil mi?
Bir lokmayı bölüşmek, görüşmek, dayanışmak ve tanışmak değil midir bu mübarek ayın muradı?
Müştereklerimizi büyütmek, ihtilaflarımızı küçültmek, küskünlükleri bitirmek, tanımadıklarımızla selamlaşmak ve başkalarının dertleriyle hemhal olmak değil midir tuttuğumuz orucu değerli kılan?
Bir tas çorbayı paylaşmak, dargınları barıştırmak, diz kırılan sofraları bir dost meclisine çevirmek ve kardeşçe bir-iki kelimenin belini kırmak değil midir Ramazan’ımıza can katan?
İftarda insanlar bu duygularla bir araya gelir. Birlikte yenilen yemek, kardeşliği ve birliği pekiştirir. Amedspor taraftarları da bu hissiyatla bir iftar organize etmişler. Çok iyi düşünmüşler, çok da güzel yapmışlar. Ellerine, emeklerine sağlık ve zihinlerine sağlık; Allah hayırlarını ve şampiyonluk dualarını kabul etsin!
“Bizler Türk milletinin asil evlatlarıyız”
Amedspor taraftarlarının bu takdir edilesi etkinliğinde Beşiktaş’ın Çarşı grubunun da bulunduğu belirtilmiş. Muhtemelen bu grubun mensuplarından bazıları, bireysel olarak o iftarda yer almışlar ve bunu çeşitli sosyal medya platformlarında paylaşmışlar. Haber böylece kısa sürede yayılmış.
Çarşı, bunun üzerine bir açıklama yapma mecburiyeti hissetmiş ve grup olarak iftara karıldıkları iddiasını reddetmiş. Olabilir. Gerçekten resmi bir katılımı yoksa kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına Çarşı bunu duyurmayı tercih edebilir. Normal. Ancak bu hadise de hiç de normal olmayan bir husus var; o da bu açıklamanın dili!
Eğer Çarşı, “Biz Çarşı grubu olarak orada yoktuk; bizden bazı arkadaşlarımız şahsen katılmış olabilirler, onlara afiyet olsun” minvalinde bir söz kursaydı, herhangi bir problem olmazdı; bir açıklama yapılmış olurdu, geçer giderdi. Ancak Çarşı, bir taraftar grubunun bir konuyu açıklığa kavuşturmayı amaçlayan bir açıklamasından ziyade, eskilerin MGK bildirilerini anımsatan bir dil kullanmış.
“Bizler aziz Türk milletinin evlatlarıyız” diyor Çarşı. İyi de, bunun bir iftara katılmakla ne alakası var? O iftarda bir kimlik tartışmasının yaşandığını ve Çarşı grubuna “Siz kimsiniz?” diye bir sual yöneltildiğini zannetmiyorum. Keza, “Hayır, siz öyle değilsiniz” şeklinde bir itirazın yükseltildiğini de düşünmüyorum. Ortada böyle bir mevzuu yokken “Biz buyuz” demek, bir sıhhat alameti sayılmaz, bilhassa akli bakımdan.
“Bu camia; Çanakkale Zaferi başta olmak üzere birçok önemli mücadelede şehitler vermiş, köklü ve onurlu bir geçmişe sahiptir. Şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyor, bu değerlere zarar veren her türlü hareketi en sert şekilde kınıyoruz” diyor Çarşı.
Hayret etmemek elde değil.
Zira olan-bitenle anlatılan arasında en ufak bir irtibat yok. Ne olmuş? İnanlar iftarda bir araya gelmişler, birlikte bir kap yemek yemişler, bir tas su içmişler ve hoşbeş etmişler. Peki, anlatılan ne? Savaş, şehitler, gaziler, vs. Bizim bilmediğimiz bir olay mı oldu? Meydanda bir cenk yaşandı da, biz mi kaçırdık? Ne bu şiddet bu celal? Meseleyi Çanakkale Savaşı’na ve şehitlere nasıl getirdiniz? Aklı az buçuk başında olan bir insan, hem de bir iftarı şehitlerin aziz hatırasına zarar veren bir hareket olarak niteler mi hiç?
Ali kıran baş kesen bir Çarşı!
“Terörün her türlüsünü lanetliyoruz. Tribünlerde ve ülkemizde terörist istemiyoruz” diyor Çarşı. Terör de nerden çıktı Allah aşkına? Ne içtiniz de bu denli şirazeden çıktınız? Sizi mütevazı bir iftarı bile terörle ilişkilendirecek kadar absürt cümleler kurar hale getiren ne? Siz, iyi misiniz?
Hem arkadaş, siz kimsiniz? Allah rızası için bir söyleyin de öğrenelim. Savcı mısınız ki, birilerini terörist olarak itham ediyorsunuz? Hâkim misiniz ki, birilerinin kalemini kırıyorsunuz? Bu zorba üslubu nereden öğrendiniz? Bu ayrımcı ve bölücü dersleri kimden aldınız? Bu Ali kıran baş kesen rolüne ne zaman soyundunuz? İki hususu hatırlatmama izin verin.
Bir, Çarşı grubu, siz hepi topu bir taraftar grubusunuz, ötesi yok!
İki, Amedspor ise güzide bir takım, bunun da tartışması yok!
Eğer siz, onun adını sansürler ve çiğ bir tavırla Amedspor’u “*medspor” biçiminde yazarsanız, bundan utanç hanenizi büyütmekten başka bir sonuç çıkmaz.
Ve eğer siz, Amedspor’u ve taraftarlarını “terörist” olarak yaftalarsanız, sadece kendi yüzünüzü kızartmış olursunuz.
Ortalık yerde “Çarşı, her şeye karşı” diye afra tafra yapmak kolay. Lakin sorun slogan atmakta değil, sahada doğru yerde durmakta ve doğru olanı yapmakta.
İş ciddiye bindiğinde ve top dönüp dolaşıp Amedspor’a geldiğinde, eğer o karşı olduğunuzu söylediklerinizle aynı yerde durur, aynı yanlış eylem ve söylemlere müracaat ederseniz, işte o zaman o fiyakalı mottolarınızın cilaları sökülür.
“En muhalif biziz” diye attığınız çalımlar ayağınıza dolaşır, dolayısıyla en iddialı olduğunuz yerden vurulmuş ve yüzünüzü kara çıkartmış olursunuz.
Yazarlar
-
Akif BEKİYargıya kim haber verecek bunları? 24.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTam da Netanyahu’nun istediği oldu, Trump İran’da uzun bir savaşta 24.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYSavaşın Yeni Evresi: NATO Savaşa Dahil Oluyor mu 24.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRKeşke Türkiye Riyad’daki o masaya hiç oturmasaydı… 24.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANHabermas’ı Türkiye’yle okumak... 24.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNEN‘Kontrollü hava operasyonu’ planı çöktü, savaş yayıldı 24.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİsrail ile savaşacağız derken… 24.03.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNMesele slogan atmak değil, sahada doğru yerde durmak! 24.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKutuplaşmış toplumda renkler ölür, doğrular kirlenir 24.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTrump’ın Avrupalı müttefikleri zorda 24.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞAMAN PETROL, CANIM PETROL… 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBir çağ kapanırken İslam 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026 Özgürlük ve Demokrasi Newroz’u; Umuttan Gerçeğe, Sembollikten Pratiğe Özgürlük Newroz 'udur... 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYoksulluk… 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞAKP hangi temel hatayı yaptı? 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanTrump’ın aptallıkları ABD’yi İsrail’in maskarası yaptı... 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezSavaş Sırasında Altın Niçin Değer Kaybediyor? 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRHer şeyin verilerle ölçüldüğü bir dünyada gerçeklikle bağımız nasıl kopuyor? 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURÖzgür, şenlikli, Türkiyeli ve Kürdi bir Newroz 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENBazı konulara çok özel bakış 22.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolAmerikan imparatorluğu çatırdıyor 22.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç12 Eylül sonrası üniversite tasfiyesi ve bir 'devlet dairesi' olarak üniversite 22.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayABD kaybederse 22.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALİran savaşı hangi aşamada? 21.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERDünyanın tek umudu: Impeachment 20.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERT“Yeni resmi tarih” tartışmasına devam 20.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.02.2026
28.01.2026
19.12.2025
28.10.2025
8.09.2025
3.09.2025
27.08.2025
23.08.2025
19.08.2025
14.08.2025