Verda ÖZER
"Trump ABD’si ile yaşadığımız kriz, bizi Avrupa’yla yakınlaştırıyor. Küresel anti-Trump rüzgârı bizi birleştirebilir."
Bu tespiti yapan, Ankara’da oldukça üst düzey bir yetkili. Onun ağzından hem bu gerçeğin, hem de bu yeni politikanın ortaya konması ise son derece önemli. Çünkü içinde bulunduğumuz güven bunalımını aşmanın yollarından biri de Avrupa ile kurulacak yeni bir köprü.
Kader birliği
Her şeyden önce bugün AB (Avrupa Birliği) ile kader birliği içindeyiz. Trump’ın bize karşı uyguladığı yaptırımlardan onlar da en az bizim kadar muzdarip. ABD Başkanı, en son, AB’den gelen otomobillere ek vergi koyacağını açıkladı. Açtığı ticaret savaşını gitgide agresifleştiriyor. Avrupa da karşı hamlelerle cevap veriyor.
Bu mücadele en somut olarak İran üzerinden görülüyor. Trump’ın İran’la imzalanan nükleer anlaşmadan çekilmesi sonrasında AB ülkeleri Tahran’la ticarete devam etmenin yollarını arıyor. Tıpkı bizim gibi. İşte bu kader birliğimiz ve ortaya çıkan “dayanışma ağı” da Türkiye ile AB arasında yeni bir bağ kuruyor. Trump’ın aynı şekilde yaptırım uyguladığı Çin ve Rusya da kendiliğinden bu ağda yer alıyor.
***
AB ve Türkiye’nin birbirine duyduğu ihtiyaç en çok ekonomi cephesinde kendini gösteriyor. Her şeyden önce Türkiye’ye yabancı yatırımın yüzde 70’i buradan geliyor. İçeride 500 milyar dolara yakın Batı sermayesi var. En büyük ticaret ortağımız da Avrupa. Hürriyet’in kıdemli yazarı Taha Akyol’un sık sık vurguladığı gibi, “Bizim ithalatımız azalırsa, onların ihracatı azalır”. Dolayısıyla, Türk ekonomisinin krize girmesi, Avrupa ekonomisini de olumsuz etkiliyor. İyi performans göstermesi ise işlerine geliyor.
Türkiye’ye duydukları ihtiyacın 2. ayağı ise mülteciler. Ekonomik kriz Ankara’nın mülteciler konusundaki taahhütlerini yerine getirmesini zorlaştırır. Dahası, göçmenlerin buradan Avrupa ülkelerine yeniden akın etmesini tetikler.
***
Zaten tam da bu sebeplerle Avrupalı liderlerden peş peşe destek açıklamaları geliyor. AB Komisyonu Başkanı Juncker’in “AB stratejik ortaklığımıza bağlı kalmayı sürdürecek” açıklaması, Almanya, Fransa, İtalya’dan en üst düzeyden gelen güçlü destek... Hepsi bunun tezahürü. Aynı şekilde, Ankara’dan en üst düzeyden gelen “Bu durum AB ile ilişkilerimizi güçlendirecek” ve “Batı ittifakı temel eksenimiz olmaya devam edecek” beyanları da son derece önemli.
Yeni düzene uyum
Kısacası, iki taraf da bir şekilde yeni sisteme adapte olmanın yolunu bulmaya çalışıyor. ABD 2. Dünya Savaşı’nın sona ermesinden bu yana tüm dünyayı uluslararası liberal ticaret rejimine fena halde alıştırdı. Şimdi korumacı ve tamamen kendi çıkarlarını dikkate alan politikalarla mevcut düzenden çekilen ve dengeleri altüst eden bir ABD var. Bu da ortaya yepyeni bir güç dengesi çıkarıyor. Rusya, Çin, Avrupa ve Türkiye’yi birbirine yaklaştırıyor. Türkiye ve AB için yepyeni bir zemin yaratıyor.
Ancak... Bu yolun açılması için Ankara’nın yeniden AB gündemine dönmesi, bunu somut adımlarla ortaya koyması gerek. Yeni bir reform haritası, özgürlüklerin genişletilmesi, hukuki temelin güçlendirilmesi... Böyle bir ortam yeniden yaratılmadan, bu köprünün kurulması mümkün değil.
***
Yani aslında gerçekten her şerden bir hayır çıkıyor. Ama gereken iradeyi ortaya koymadan bu hayır gerçekleşmiyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.04.2021
28.11.2019
22.10.2019
20.06.2019
8.06.2019
5.06.2019
1.06.2019
29.05.2019
26.05.2019