Yalçın AKDOĞAN
Çözüm sürecinde örgütün silahsızlandırılması kadar önemli bir konu da her alanda normalleşmelerin yaşanması, toplumsal yaraların sarılması, toplumsal barışın daha da pekiştirilmesidir. On binlerce insanın yaşamını yitirdiği 30 yıllık dönemde içten içe bir husumet dalgası yayıldı, gözardı edilemeyecek bir toplumsal travma oluştu. Çocuklarını kaybeden insanların yaralı yürekleri belli bir soğukkanlılığı korusa da, bu olayların olumsuz bir kısım toplumsal tesirleri de oluştu. Buna karşı kardeşliği, sevgiyi, helalleşmeyi, kaynaşmayı ifade edenler, milliyetçiliği istismar eden kesimlerin tepkilerine maruz kalıyorlar.
Helalleşme yazıları şehitlerin haklarını çiğnemek, anılarına saygısızlık yapmak gibi lanse ediliyor. Geçmişin yanlışlarını, haksızlıklarını, olumsuzluklarını yok sayma, görmezden gelme, unutturma gibi yakıştırmalar yapılıyor. Oysa dünkü yazımda da belirttiğim gibi, 'Biz helalleşme derken, şehitler ve gaziler üzerinden helalleşme, teröristle kucaklaşma, akan kanı unutturma gibi anlamlara çekilen bir olgudan bahsetmiyoruz. Terör ve şiddet sarmalının toplumsal etkilerini onaran, sosyal restorasyonu sağlayan bir sürecin parçası olarak bunu söylüyoruz. Bu, geçmişi unutalım çağırısı değildir. Geçmişin yanlışlarıyla yüzleşmek, bunlardan hesap sormak, bunları kritik etmek elbette şarttır. Adalet duygusunun kaybolduğu bir ortamda sağlıklı bir gelecek kurulamaz'.
Kin ve nefret söylemleri üretenlerin toplumsal yaraları kaşıdığı, Türkiye'nin sosyal bütünlüğü ve kardeşliğine zarar verdiği çok açıktır. Kin tutmak, husumet beslemek, kavga etmek kolay yoldur. Siyasetçinin buna tevessül etmesi ise büyük bir sorumsuzluktur.
MHP sözcülerinin açıklamaları toplumsal ayrışmayı tetikleyen nefret söylemlerine güç vermektedir. Devlet Bahçeli dünkü grup konuşmasında 'Ana yüreğinin, ana kalbinin ve ana vicdanının kanatılmaması, teröristlerle pazarlıklara yol yapılmaması bir şeref ve ahlak meselesidir' diyor. Şehit annesi, 'bu sorunu çözün, akan kan dursun' derken MHP'nin siyasi projesi çözümsüzlüğü ve karşılıklı husumeti besliyor. Eğer bir ahlak ve şeref eksikliği aranacaksa sevgi yerine husumeti, barışma yerine kavgayı, kanı durdurma çabaları yerine çatışmaları teşvik edenlerde aramak lazım… Kendi gibi düşünmeyen herkesi 'ahlaksız, şerefsiz, hain, satılmış' olarak yaftalayan bir zihniyetin ahlakiliği de, halet-i ruhiyesi de tartışmalıdır.
Çözümsüzlük uğruna her yıl belli sayıda şehit vermeyi 'kaçınılmaz zayiat' gibi gören bir anlayışın şehitleri istismar etmesi büyük bir aymazlıktır. Yıllarca denenenleri yeni bir şeymiş gibi söyleyen ve çözümden anladığı yok etmek olan bir anlayışın şehitlerin anısına vurgu yapmak yerine, geçmişteki yanlış politikaların üzücü sonuçları için özür dilemesi gerekir. Şehadete susayan gençlerin ölüme koşarak gitmesi kahramanlıktır, ama kendi yanlış politikaları ve anlayışları sebebiyle ölümlerin yaşanmasını kanıksatmaya çalışmak sorumsuzluktur.
Türk milleti vatanı, bayrağı, dini, namusu gibi mukaddesatı için canını seve seve verir ve şehitlerimiz de bunun örneğidir. Ancak kendi inkarcı siyasi zihniyetinin veya vizyonsuz politikalarının faturasını millete ödetmek kimsenin hakkı olamaz. Başkasının evlatları üzerinden ahkam kesmek, kahramanlık taslamak bir erdem değildir.
Helalleşme meselesinin şehitlerle ilgili olmadığını söylememize rağmen 'şehitlerden vekalet mi aldınız' diyenlere sormak lazım: Siz, milletin çocuğunu ölüme gönderirken, onlar adına çatışmalar sürsün derken vekaletle mi hareket ediyorsunuz. Başkasının hayatı üzerinden ahkam kesme yetkisini nereden alıyorsunuz? Açılan uzman er-erbaş başvurularında talepler düşük kalıyor, niçin çocuklarınızı yazdırmıyorsunuz da milletin çocukları üzerinden istismar yapıyorsunuz?
AK Parti iktidarı, evlatlarımıza daha aydınlık bir gelecek için akan kanı durdurmaya çalışmaktadır. Bu süreçte husumeti, kin ve nefreti körüklemek yerine; sükuneti, sevgi ve kardeşliği pekiştirmek gerekir.
YASİN DOĞAN

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- ‘Yüzyılın anlaşması’ barış değil savaş mı getirecek?
22.05.2019 - Gerilim, savaşa dönüşür mü?
17.05.2019 - YSK bir mağduriyeti önledi
8.05.2019 - Yeni bir ittifak arayışı mı var?
2.05.2019 - Erdoğan’ın ustalığı ve kurbanlık siyasetçi arayanlar
1.05.2019 - ABD’nin anlaması gereken…
19.04.2019 - ABD ile ilişkiler nereye evrilir?
17.04.2019 - ABD, İsrail ve İstanbul seçimleri…
12.04.2019 - Kimin perdesi kapanacak göreceğiz!
11.04.2019 - İmamoğlu yanlış üstüne yanlış yapıyor
4.02.2019
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































YUKSEL METIN
ya boyle konussan ne olacak bos bos bos bossssssssssss