Yalçın AKDOĞAN
Salı gününün siyasi gündemi, partilerin grup konuşmalarıyla şekilleniyor. Bizim muhalefetin siyaseti şekillendirme kabiliyeti düşük olduğu için eğer Başbakan konuşma yapmıyorsa gündem de sönük kalıyor.
Dünyanın her yerinde muhalefet iktidarı kovalarken, Türkiye'de iktidar muhalefeti kovalıyor. CHP ve MHP'nin grup konuşmaları kendilerini savunmayla geçiyor.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun dünkü konuşması Brüksel'de yaşanan siyasi rezaleti temize çıkarma konuşması gibiydi. Swoboda görüşmesini nasıl kahramanca iptal ettiğini anlattı, Başbakan'ın 'diktatör' olduğu iddiasını ispatlamak için çırpınıp durdu.
Mosmor kesilen suratı, asabi ve hırçın hali, yaşadığı hezimetin kimyasını nasıl bozduğunu gösteriyordu.
Bağırdıkça bağırdı, konuştukça konuştu, ama düştüğü kuyudan kendisini çıkaramadı…
Başbakan için yine 'katil' dedi, 'yalancı' dedi, hakaretlerle acziyetini kapatmaya çalıştı… 'Yalancıdan başbakan olmaz' sözünün ardından yaptığı Swoboda görüşmesini kendisinin iptal ettiği açıklaması, tam da kendisinin niçin başbakan olamayacağının göstergesi gibiydi.
Türkiye-ABD ilişkileri tarihinde belki de en olumlu ve önemli görüşme olan son ziyaretin büyüklüğü yanında muhalefetin konuya yaklaşım biçimi yine içler acısıydı.
MHP de, CHP de, dar kapsamlı Obama-Erdoğan görüşmesine takılmış… Ne konuşulmuş, ne tavizler verilmiş, ne talimatlar alınmış vesaire…
Kılıçdaroğlu bu konuda şöyle diyor: 'Türkiye için yüz kızartıcı bir durum yaşandı. Dışişleri müsteşarı yok, büyükelçi yok… Devletin arşivine hangi bilgiler girecek. Kendi ülkesini kendi malı gibi gören bir anlayıştır bu.'
Aynı gün büyükelçinin de olduğu 10'ar kişilik heyetlerarası görüşmeler yapılmış, ardından daha dar kapsamlı bir toplantıya geçilmiş. Biraz diplomasi okuyan veya devlet tecrübesine sahip herkes bilir ki, tüm ziyaretler de hem heyetlerarası, hem başbaşa (veya dar kapsamlı) görüşmeler yapılır.
Dünya tarihi boyunca devam eden bu uygulamayı bilmemek için diplomasinin cahili olmak gerekir.
Dışişleri Bakanı ile Dışişleri Müsteşarı çoğu zaman aynı anda ülkeden ayrılmazlar, birlikte hareket etmezler. Devlet/hükümet başkanları arasındaki başbaşa görüşmelere ise büyükelçiler katılmazlar. Dışişleri bakanının bulunduğu bir ortamda ise hiç birinin esamesi okunmaz. Bunun gizli kapaklı iş yapmakla veya devlet arşivinden bilgi kaçırmakla bir ilgisi yoktur.
Devlet Bahçeli'nin grup konuşması ise yine evlere şenlikti…
IMF borcunun kapanmasını önemsiz gören, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının not artımlarını danışıklı dövüş diye nitelendiren, yine hakaretlerle bezenmiş bir konuşma…
Özel sektör borcunu hükümetin borçlanması gibi lanse eden ve Türkiye'nin büyümesine rağmen borçların artmaması gerektiğini vurgulayan bir konuşma…
MHP'nin içinde bulunduğu koalisyon hükümeti IMF'den 44 milyar dolar para çekmiş, bunun 20 milyar dolarını ödemiştir. 24 milyar dolara yakın borç devralan AK Parti ise çektiği diğer paralarla birlikte hepsini ödemiştir.
Özel/devlet borç stokunun GSYH'ye oranı 2002'de yüzde 56.2 iken 2012 sonunda yüzde 42.8'e gerilemiştir.
Kamu net borç stoku oranı 2002'de yüzde 61.5 iken 2012 sonunda yüzde 17'ye gerilemiştir. Net dı ş borç stokunun GSYH'ye oranı eksi 3.1'e düşmüştür. Bu tarihi bir rekordur.
230 milyar dolar milli gelirin 786 milyar dolara çıktığını düşünmeden borcun arttığından bahsetmek ekonomi bilmemektir.
Maalesef ekonomi bilgisiz yetersiz, dışpolitika bilgisi sorunlu bir muhalefetimiz var… Ak'a kara demeye şartlanmaları ise tüm inandırıcılıklarını yok ediyor.
YASİN DOĞAN

Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.05.2019
17.05.2019
8.05.2019
2.05.2019
1.05.2019
19.04.2019
17.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
4.02.2019