Yalçın AKDOĞAN
AK Parti, seçimin mutlak galibi olarak tarihi bir başarıya imza attı. Aslında bir çok kesimdeki beklenti AK Parti'nin yüzde 40-45 bandında yer alacağıydı. Partililerde ise beklenti 45'in üzeri şeklindeydi. Paralel yapının lokomotifliğini yaptığı statüko bloğunun manipülasyonu ise yüzde 30'lar civarıydı. Gerçek durumu çok iyi bildikleri halde 'ya tutarsa' diye okyanusa maya çalmaya çalıştılar, milletin aklıyla dalga geçtiler. Ama milletin şamarı çok sert oluyor.
İstihbarat oyunları, psikolojik harekat taktikleri, arsızca yapılan hakaretler, yalanlar, iftiralar, çamur atmalar… Hepsi sandığa gömüldü.
Birkaç saat sonra gerçek sonuçların çıkacağını bilmelerine rağmen utanmadan milleti yanlış yönlendirmeye kalktılar. Yüzlerinde patlayan şamarın kızarıklığı ortadayken her zamanki gibi pişkinliğe sarıldılar. Bunların hayatı yalan olmuş… Herşeyi yalan üzerinde dönen ve pişkinlikte sınır tanımayan insanların muhtemelen ar damarları tamamen çatlamış oluyor. Sokağa çıkacak yüzü kalmayan insanların hala konuşup ahkam kesiyor olması bunu gösteriyor.
Paralel yapı gerçekten insani hiçbir erdemi, özelliği, hassasiyetin bulunmayan bir makinaya benziyor. Onun için her yol mübah… Ne vicdanı var, ne ahlakı var, ne herhangi bir kutsalı var. Bu makinenin dişlisi olan insanların bireysel özellikleri hiçbir anlam taşımıyor. Kendileri için haram gördüklerini bu makine için helal görüyorlar. Bu yüzden yalanın, iftiranın, karalamanın dibini buldular. Kendi ülkesine ihanet edebilecek kadar akıl ve izandan uzaklar. Paralel yapının uzantısı olan twitter soytarıları ve tetikçi yazarlar kol kola girdikleri CHP gibi milletin mesajını almamakta ısrar ediyorlar. Ancak bu hastalıklı yapı hukuk önünde hesap verdikçe ve ihanetleri mahkum edildikçe kaçacak delik arayacaklar.
Seçimden sonra yaptıkları açıklamalar, muhalefetin çapını ve kalitesini yansıtır. Yapılan açıklamalara bakınca muhalefet partilerinin aldıkları oyun çok bile olduğu söylenebilir. Kimyası iyice bozulduğu anlaşılan Kılıçdaroğlu adeta bir 'sayıklama' seansı yaptı. Rengi atan, siniri bozulan, nefesi düğümlenen Kılıçdaroğlu'nun sergilediği profil içler açısıydı. Hala hakaret eden, hala suçlayan, hala ders almayan, hala iflah olmayacağını gösteren bir halet-i ruhiye…
Kılıçdaroğlu'nun panik atak geçiriyormuş gibi saygısız bir konuşma yapmasının sebebi her yolu denemesine rağmen duvara toslaması. Paralel yapının servis ettiği kasetlerle, tapelerle hükümetin düşeceğine fena halde inandırıldığı anlaşılıyor. Şimdi bir çaresizlik ve acziyet içinde 'daha yapacak ne kaldı, her yolu denedik' diye kıvranıyor. Bu kadar büyük ve kirli bir saldırıya kimsenin dayanamayacağını, yerle bir olacağını düşünüyorlardı. Gerçekten de psikolojik olarak göğüslemesi zor olan bu saldırıları Erdoğan, Allah'ın yardımı ve milletin hayır duasıyla göğüsledi. Türkiye'de bu kadar büyük bir saldırıya dayanabilecek başka bir lider olduğunu düşünmüyorum.
Kılıçdaroğlu'nun asıl derdi (eğer o zamana kadar koltuğunu koruyabilirse) Cumhurbaşkanlığı seçimini de kaybedeceklerini görmesi…
Yaptığı basın toplantısında sergilediği tutum, şimdiden buna karşı bir kampanya başlattığını ve aynı statüko bloğunu devam ettirmek istediğini gösteriyor. Paralel yapının avukatlığına soyunduğuna göre, bu süreçte de aynı kirli işbirliğinden medet umacak. Alanda görülen CHP-MHP ittifakı, muhalefet bloğunun büyük bir mağlubiyet yaşamasını belki önledi, ancak parti bazında yaşadıkları kimlik krizini daha da derinleştirdi. Statüko bloğu aynı işbirliğinde, aynı üslupta, aynı yöntemlerde ısrar ederse AK Parti çok rahat bir Cumhurbaşkanlığı seçimi geçirir. Zayıf motivasyonla geçecek yerel seçimi bile bu kadar hararetli hale getiren ve millete sandığa gitmek için motivasyon sebebi üreten muhalefet aynı yolda yürürse millet Ağustos'ta daha net bir mesaj verecektir.
Paralel yapı, daha önceki vesayet odakları gibi milleti tanımıyor, siyasetten anlamıyor. 'Bürokratik akıl' ile 'siyasi akıl' arasında çok fark var. Paralel yapının (özellikle güvenlik bürokrasisindeki) kendisini 'strateji dehası' sanan adamlarının hiçbir hesabı tutmadı. Hem siyaseti bilmediklerinden hem de hiçbir değer tanımadıklarından… Bu yüzden attıkları her adım toplumda ters tepti. İhanet diye servis ettikleri kasetler kendi ihanetlerini su yüzüne çıkardı. Şımarıklıkları bütün yapıyı yerle bir etti.
Olanda hayır vardır. Eğer AK Parti bu paralel saldırıya göğüs geremeseydi Türkiye'de 'vesayet düzeninin' ötesinde 'esaret düzeni' kurulurdu…
YASİN DOĞAN
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.05.2019
17.05.2019
8.05.2019
2.05.2019
1.05.2019
19.04.2019
17.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
4.02.2019