Yalçın AKDOĞAN
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, grup konuşmasında kendisine sızdırılan gizli soruşturma dosyasını elinde sallayarak, sanık avukatlarının bile bilmediği soruşturma ifadelerini okudu, ardından da bir bakanı 'köstebek' olarak sanıklara bilgi sızdırmakla suçladı. Bakan da yaptığı açıklamada "Sayın Kılıçdaroğlu eğer bir köstebek arıyorsa, mesleğine ihanet ederek gizli soruşturma dosyasını sızdıran ve masum insanlara iftira atanlara bakmalı, onların bu gayrimeşru eylemine çanak tutmaktan dolayı esef duymalıdır" dedi. Kılıçdaroğlu Atalay'ın soruşturmayı yönlendirdiğini söylüyor ama aslında devam eden bir soruşturmayla ilgili görüş açıklayıp kendisi yargılamaya müdahale etmiş oluyor. Kılıçdaroğlu'nun masum insanları suçlu ilan etmesi, yargılama sürecine saygı göstermemesi, iftiralarla dolu suçlamalar yapması zaten tasvip edilemeyecek yanlışlardır. Ama bunların içinde en büyüğü, birilerini köstebek olarak suçlarken sizin bir köstebeğe çanak tutmanız, gizli belgeleri sızdıran köstebeğin gayrı meşru eylemine ortak olmanızdır. Bir Ana muhalefet partisi başkanının böyle bir duruma düşmesi üzüntü vericidir.
Bazı gazeteciler 'sıradan bir vekil değil, ana muhalefet lideri ortaya büyük iddialar atıyor, niçin yer yerinden oynamıyor' diye soruyor. Doğrusu Kılıçdaroğlu da bu soruyu kendisine sormalı ve samimiyetle cevap aramalıdır.
Bunun sebebi açıktır, eğer bir ülkede ana muhalefet partisi başkanı ipe sapa gelmeyen iddialarda bulunmayı bir siyaset tarzı haline getirir, yalan yanlış bilgi kırıntıları üzerine büyük senaryolar yazmaya başlarsa, inandırıcılığını ve ciddiyetini kaybeder.
Kılıçdaroğlu'nun grup konuşmasında açıkladıklarının 'yenilir yutulur' tarafı olmadığını düşünenler yanılmaktadır. Bunların elle tutulur, ciddiye alınır tarafı olmadığı gibi, düzeltmekle de baş edilecek bir yanı yoktur.
Kılıçdaroğlu, İçişleri Bakanlığı bastırdığı kitapların parasını Deniz Fenerine ödetti diyor, oysa bakanlığın böyle bir kitap bastırmadığı, Deniz Feneri'nin kendisinin kitap yayınladığı anlaşılıyor.
Bu kitap basma olayının Atalay'ın İçişleri Bakanlığı döneminde olduğunu söylüyor, oysa bu olayın Atalay'ın İçişleri Bakanlığından önce olduğu anlaşılıyor.
Adalet Bakanı Savcıları görevden aldı diyor, HSYK müfettişlerinin incelemesi sonucu suç tespit edilmesi ve ceza davası açılması istenmesi üzerine Başsavcılık tarafından görevden alındıkları anlaşılıyor.
Atalay'ın hissesi olan şirkete atfen film işini çok iyi yapıyorlar diyor, bu şirketin hiçbir faaliyet yapmadığı, zaten hissenin de 1 TL'lik olduğu ortaya çıkıyor.
Bunun gibi neresini tutsanız yanlışlarla dolu bir söylemi ciddiye almak mümkün müdür?
Beşir Atalay'ın veya herhangi bir bakanlık görevlisinin sanıklara operasyonla ilgili bilgi sızdırdığına yönelik bir tek cümle dinleme kayıtlarında var mıdır?
Kılıçdaroğlu bu iddiaları daha önce de gündeme getirdi, bunun üzerine savcılar bahse konu olan isimlerin ifadelerini aldı, dosya içinde bir cüz olarak bunu da değerlendirecekler. Ama bu Kılıçdaroğlu'nu kesmiyor, hemen insanları suçlu ilan ediyor, yargısız infaz yapıyor, bununla da yetinmeyip masumiyetleri aleyhine bir karar olmayan insanları, 'hırsızlıkla, köstebeklikle, ahlaksızlıkla' suçluyor. Böyle bir izan, akıl, mantık olabilir mi? CHP Genel Başkanı'nın bu durumu yargıya güvenmemektir, kendi başına ceza kesmeye kalkmaktır.
Ana muhalefet başkanına devam eden bir soruşturmayla ilgili açıklamalar yapmak, insanları suçlu ilan etmek, iftiralar atmak, yargısız infazda bulunmak, insanların onuruyla oynamak yakışır mı? Yakışmaz elbette ki... Bu yüzden Kılıçdaroğlu genel başkanlıktan liderliğe geçiş yapamıyor, gün geçtikçe inandırıcılığını yitiriyor.
Yalan yanlış bilgi kırıntıları üzerine hikayeler uydurmak, büyük büyük laflar edip sonunu getirememek, cevabını alınca pişkin pişkin durumu geçiştirmek ana muhalefet liderine elbette yakışmaz.
Siyasetçilerin sergiledikleri ciddiyet düzeyi, sahip oldukları algı düzeyi, uğraştıkları işler ve kullandıkları üsluplar büyük bir lider olup olamayacaklarını gösterir. Ana muhalefet başkanının siyaset tarzı ve üslubu referandumdan önce de, seçimden önce de halkın beğenisine sunulmuştur, ikisinden de geçer not alamamıştır. Kılıçdaroğlu prim yapmayan siyaset tarzını sürdürmekte, habbeyi kubbe yaparak siyasetsizlik halini doldurmaya çalışmaktadır. Bunun kendisine de ülkeye de bir faydası yoktur.
Siyasette onur ve haysiyetinizi korumanız büyük önem taşır. Ama bunun öncelikli koşulu başkalarının onur ve haysiyetini zedelememektir. Haysiyet cellatlığı yapanlar, kısa zamanda itibarsızlaşırlar. Bu yüzden Kılıçdaroğlu'nun kullandığı sözlerle bitirelim: "İnsanda biraz utanma olur. İnsan da biraz ahlak olur. Bu ahlakı sorgulamamız gerekir."
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.05.2019
17.05.2019
8.05.2019
2.05.2019
1.05.2019
19.04.2019
17.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
4.02.2019