Yalçın AKDOĞAN
Suriye’nin kuzey bölgelerinde yaşanan gelişmelerin belli kesimlerce endişe ve kaygıyla izlendiğini görüyoruz. PKK’nın uzantısı olan PYD’nin Türkiye sınırında uzanan bölgede etkinlik kazanması panikle karşılanmamalı, ama ciddi bir durum olarak ele alınmalı...
Eğer yanlış sorun algıları üretirsek doğru tavırlar takınamaz, doğru çözümler üretemeyiz...
Sorun, Suriye’deki Kürtlerin belli haklara sahip olması olarak görülürse kategorik olarak Kürtlere karşı hasmane bir tutum takınılmış ve yanlış yapılmış olur. ‘Suriye halkı bizim kardeşimizdir’ dediğimizde elbette Kürtler de bunun içindedir ve sınırda her bayram gördüğümüz akraba bayramlaşmaları ağırlıklı olarak bu Kürtler veya Türkmen gruplar arasında yaşanmaktadır. Bizim sorun olarak algılamamız gereken durum, Suriye’de hakları gaspedilen veya büyük zulümlere maruz kalan insanların belli haklara sahip olması değildir. Nitekim Türkiye’nin Esad’a yaptığı reform baskısının içinde vatandaşlık hakkı bile verilmeyen Kürtlere insanca yaşam imkanı verilmesi de vardı.
O zaman sorun olarak görmemiz gereken nedir?
Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve birliğinin bozulması, içkarışıklık ve çatışmanın yaşanması Türkiye’yi rahatsız edecek bir risk faktörüdür. Bölünmüş, parçalanmış ve istikrarsızlık yayan bir Suriye, öncelikle bize zarar verir.
Tahammül edilemez bir sıkıntı üretir
PKK’nın etkili olduğu PYD’nin alan hakimiyeti kurarak silahlı unsurları vasıtasıyla bölgede otonom veya özerk bir yapı kurmaya yeltenmesi, başlı başına bir sorundur. Afrin’den Kamışlı’ya doğru uzanan sınır bölgesinde Kürt varlığı eskiden beri vardır. Ama bu kesintisiz bir hat veya ayrılmış bir bölge olarak uzanmamaktadır. Kürtlerin yaşadığı yerlerin arasında Türkmen bölgeleri veya Arapların yaşadığı beldeler de bulunuyor. PYD’nin buralarda terör estirerek diğer unsurları kaçırmaya veya hakimiyetine almaya çalışması tahammül edilemeyecek bir sıkıntı üretir.
PKK, Suriye’nin kuzey sınır bölgesini, Türkiye ile mücadelesinde bir üs olarak görüyor, bunu da açıkça deklare ediyor.PYD’nin bölgeyi PKK üssüne çevirmesi, Türkiye açısından öncelikli güvenlik tehdidi oluşturur ve Türkiye’nin meşru savunma hakkını, değil PYD hiçbir güç engelleyemez.
Kürtler bütünlükten yana
Otoritenin kalmadığı bir yerde birilerinin eline silah alması, orada siyasi hakimiyet kurduğu anlamına gelmez. Suriye’de PYD’nin dışında onlarca Kürt grubu bulunmaktadır ve bunların çoğunluğu Suriye’nin bütünlüğünden yanadır. Esad’ın devrilmesinin ardından Suriye’de oluşacak yönetimin terör örgütlerine zemin hazırlayan bir siyasi yapılanmaya geçit vermesi söz konusu olamaz. Yeni oluşacak yönetimde Türkiye’nin etkisinin çok daha fazla olacağı da nazara alındığında bugünkü bir kısım endişelerin kolayca ortadan kaldırılabileceğini düşünüyorum. Nitekim Hür Suriye Ordusu da son günlerde yaşanan gelişmelerden rahatsızlık duyduğunu ifade etmektedir.
Muhalefetin bilmesi gereken
Gelişmeleri hükümete fatura eden muhalefetin de şunu bilmesi gerekiyor: ABD gibi süper güçler bile her gelişmeyi planlama ve yönlendirme kabiliyetine sahip değildir. Gelişmeleri izleyip tüm ihtimallere göre doğru pozisyonu alabilmek, süreci lehine çevirebilecek hamleler yapabilmek önem taşır. Türkiye de gelişmeleri kendi lehine çevirebilecek bir donanıma sahiptir. Türkiye, elbette bölgesindeki en küçük aktörleri ve en küçük hesapları dahi nazara almaktadır, ama aynı zamanda herkesin de Türkiye gibi bölgenin en büyük gücünü hesaba katması gerekir...
Türkiye’nin dostluğu kadar fayda sağlamaz
Bu noktada Mesut Barzani’nin tavrını ve politikasını netleştirmesi önem taşıyor. Erbil toplantısında Barzani, SKUK ile PYD’yi bir araya getirerek kendince Kürtleri Esad karşıtı cephede birleştirmiş oldu. Esad’la iş tutan ve oportünist şekilde denge politikası izleyen PYD’nin SKUK’la ilişki kurması, aslında devrimci güçler karşısında refüze olacak ve yeni dönemde güçlü pozisyon elde edemeyecek PYD’yi sürece katan ve siyasi aktör olarak meşrulaştıran bir etki yaptı.PKK’nın da destek vereceğini açıkladığı Yüksek Kürt Konseyi, Kürtlerin ortak hedefleri doğrultusunda geçici uzlaşma zemini sağlıyor. Merkezi Irak yönetimi ve İran ile arası soğuk olan Kuzey Irak Bölgesel Yönetiminin, Suriye Kürtleri üzerinden kendisine kapı açmaya çalıştığı düşünülebilir, ama bu tür çıkışların hiçbirisi Türkiye’nin dostluğu kadar kendisine fayda sağlayamaz. Suriye’deki Kürt grupları birleştirmek veya onlar üzerinde nüfuz elde etmeye çalışmak siyasi bir tercih olarak görülebilir. Ancak; PKK’nın konuşlanacağı yeni bir varlık ve etkinlik alanı oluşmasına zemin hazırlamak, kabul edilemez bir durum üretir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.05.2019
17.05.2019
8.05.2019
2.05.2019
1.05.2019
19.04.2019
17.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
4.02.2019