Yaşar YAKIŞ
Türkiye’nin eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile 18 Şubat'ta Karar gazetesinde ayrıntılı bir söyleşi yapıldı. Gül söyleşide; siyasal İslam'ın başarısızlığından, parlamenter sistem yerine Türk tipi başkanlık sistemden bahsetti; yanı sıra, Türkiye'nin Suriye ve Mısır politikaları, Rusya ile ilişkiler, Rus S-400 hava savunma sisteminin satın alınması gibi dış politika konularına da değindi.
Değindiği konuların her biri ayrı bir makaleyi hak ediyor.
Bu makalede, söyleşide bahsettiği Gezi Parkı protestoları üzerinde duracağım.
Mart 2013'te aktivistler, Gezi Parkı’ndaki bazı ağaçların kesilmesiyle sonuçlanacak bir kentsel gelişim planına itiraz etmek için İstanbul'da bir oturma eylemi başlattı.
Ardından dönemin Başbakanı Erdoğan, protestolar en başta bastırılmazsa kontrolden çıkabileceğini düşündü. Diğer üst düzey karar vericiler ise, baskının gerekli olmadığına ve güvenlik güçleri ile çevreciler arasında bir düzenleme yapılabileceğine inanıyordu.
Erdoğan, protestoların en yoğun olduğu dönemde Cezayir'e resmi bir ziyarette bulundu. Yokluğunda ona vekâlet eden Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, polisin protestoların başında gösterdiği orantısız tepkinin, protestocuların öfkesine yol açtığını, ancak şimdi tepkilerin azalmaya başladığını söyledi.
Gül söyleşide, Gezi protestolarına atıfta bulunarak o dönem yaptığı bir açıklamayı hatırlatarak şöyle konuşmuştu:
“Gazeteciler fikrimi sorduğunda, onlara Gezi gösterileriyle gurur duyduğumu söyledim. Bunu duyunca herkes şaşırdı. Çünkü “Türkiye'nin problemlerinin mahiyetini değiştirmişiz. Eskiden insanlar insan hakları için sokağa çıkardı. Faili meçhuller dursun diye çıkardı. Yolsuzluk dursun diye sokağa çıkardı. Şimdi insanlar ağacı kestirmem diye sokağa çıkmış, çevre duyarlılığı için sokağa çıkmış. Türkiye'nin problemlerini İngiltere'nin, ABD'nin problemleri haline çevirmişiz” dedim. Daha sonra bu toplumsal olay iyi yönetilemeyince terör örgütlerine büyük bir fırsat çıktı ve bildiğimiz vahim olaylar, vandallıklar cereyan etti.”
Gül'ün yorumları, çok sayıda gazeteci ve insan hakları aktivistinin Gezi protestolarına karıştıkları iddiasıyla yargılandıkları ceza mahkemesi duruşmasıyla aynı tarihe denk geldi. Bu isimlerden bazıları hakkında hazırlanan iddianamede, önceki ceza kanununda idam cezasına tekabül eden 'ağırlaştırılmış müebbet hapis' isteniyordu. Sanıklar Türkiye hükümetini devirmeye çalışmakla suçlanıyordu. Sanıklardan bazıları birkaç yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bazıları suçlandıklarında yurtdışındaydı ve Türkiye'ye dönmediler, gıyaben yargılandılar. 18 Şubat'taki duruşmada hepsi beraat etti. Bu karar; Türkiye'de ve Türkiye dışında genel bir rahatlamaya da yol açtı.
Sanıklara yapılan haksızlık kolayca telafi edilemez. Sağlıklarına verilen zarar sonsuza dek kalıcı olacaktır. Gül'ün açıklamasının duruşma tarihine denk gelmesi planlanmasa da, önceden bilinseydi yargılananların beraat etmelerini daha da zorlaştıracak bazı tedbirler alınabilirdi.
Sanıklardan biri olan Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala, uluslararası alanda tanınmış bir insan hakları savunucusu. Kavala’ya yapılan suçlamalar rekor düzeydeydi. İddianamede; ‘kamu malına zarar verme’, ‘türbelere ve mezarlıklara zarar verme’, ‘yasadışı tehlikeli madde bulundurma’, ‘bir kişiyi yaralama’, ‘kültürel ve çevresel varlıkların korunmasına karşı eylemler’, ‘ateşli silah yasasına aykırılık’ ve ‘nitelikli yağmalama’ gibi katalog suçlar yer aldı.
Savcılık Kavala için 3 bin 158 yıla varan hapis cezası istemesine karşın, mahkeme yıllarca ayak sürüdükten sonra, sonunda onu hapiste tutmak için ikna edici bir neden olmadığına karar verdi.
Yargının yavaş işlemesi yetmezmiş gibi Kavala'nın serbest bırakılması, 2016'daki darbe girişiminde yer aldığı iddiasıyla kendisini suçlayan bir savcı tarafından çıkarılan yeni bir tutuklama emriyle engellendi.
Beraattan sonra açıklamalar üst üste geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı açıklamadan sonra, Hâkimler ve Savcılar Kurulu, Kavala'yı beraat ettiren üç hâkim hakkında soruşturma başlatılmasına izin verdi.
Hâlâ yargının bağımsız olduğunu mu düşünüyoruz?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.04.2020
3.04.2020
29.03.2020
6.03.2020
28.02.2020
23.02.2020
16.02.2020
9.02.2020
26.01.2020
13.01.2020