Celal DENİZ
Silvan'da 12 günlük yaşanan savaş ve sokağa çıkma yasağı şimdilik kalktı. Zira Silvan'da bu 6. kez ilan edilen sokağa çıkma yasağıydı.
Silvan'da yaşanan çatışmayı durdurmak için Silvan'a giden HDP eş genel başkanı dahil heyete polis gerçek mermilerle ateş etti. Ağır yaralananlar oldu. Ülkenin bir çok yerinden Silvan'a giden halk 12 günlük yasağın ardından Silvan mahallerine girdi. Silvan'ın ağır bir saldırı altında kaldığı çıplak gözlerle görüldü.
Yıkık evlerin arasında polislerin ya da askerlerin duvara yazdığı bir söz 100 yıllık asimilasyon politikasının özetini veriyordu.'' Türksen Övün, yoksa İtaat et''
Bu duvar yazısı sadece öfkeli bir polisin duygularını yansıtmıyor. Çünkü devlete egemen olan bu düşünceyi yıllar öncesinde bu ülkede adalet bakanlığı yapmış Mahmut Esat Bozkurt vermişti. Ne mi demişti ''Benim fikrim, kanaatim şudur ki, bu memleketin kendisi Türk’tür. Öz Türk olmayanların Türk vatanında bir hakkı vardır, o da hizmetçi olmak, köle olmaktır''
Evet ya hizmetçi köle olacaksın ya da itaat edeceksin devlete bu ülkede eğer Öz Türk değilsen. Bu düşünce kardeşlik sosu ile topluma yıllarca yedirilmiştir. En ufak hak talebinde bulunan bir Kürde söylenen şablon sözler hemen hazırdır. ‘’ Ne istediniz de yapamadınız, bu ülkede başbakan cumhurbaşkanı bile olabiliyorsunuz, bu ülkenin ekmeğini yiyorsunuz bari devlete bağlı kalın’’
Bu şablonu topluma yediren devletin, zihniyetinin kısa özetidir Silvan’ın yıkık duvarlarına yazılan bu yazı. ‘’Türksen övün, değilsen itaat et.’’
Ne istediniz de yapamadınız diyen bir Türk’e ‘’kendi kendimizi yönetmek istiyoruz, statü istiyoruz bu statü Özyönetimdir, Özyönetim de ayrılmak değil bir arada eşit yaşamanın yönetimsel zeminidir’’ diyerek yanıt veren bir Kürdün alacağı cevap son aylarda Kürt illerinde yaşanan ağır savaş ve saldırıdır.
Cizre, Nusaybin, Varto, Karlıova, Silopi, Şemdinli, Yüksekova, Dargeçit, Silvan ve diğer yerlerde yaşananlar Kürtlerin bir şey yapmak istediklerinde nasılda devletin ceberut saldırgan yüzü ile karşılaştıklarını gösteriyor.
Başbakan Davutoğlu 1 Kasım seçimleri öncesinde ‘’ 1990’lı yıllara dönülmeyecek’’ diyerekten Beyaz Toros tehdidini savururken doğru demiş. Çünkü şu an Kürt illerinde yaşanan 1990’lı yıları aratır durumdadır. Artık insanlar yasal olmayan bir biçimde günlerce sokağa çıkma yasağına maruz bırakılıp havadan ve karadan silahlı saldırılara uğratılıyor. İnsanlar evlerini terk etmeye zorlanarak, Kürt illeri insansızlaştırılıyor. Göçlerle Kürtlerin hem direnişi kırılacak hem de asimilasyon süreci başarıya ulaşılacak diye düşünülüyor. Silvan’da ki görüntüler iç savaşın yaşandığı bugünkü Suriye kentlerinden hiç farkı yok. İlan edilmemiş bir iç savaşın iç acıtan görüntüleri yansıyor fotoğraflara.
Ancak dünden farklı bir durum yansıyor aynı zamanda sosyal medyaya. Bir çocuk askere zafer işareti yapıyor, insanlar askerlerin pirus zaferi kazanmış tahrik edici caddede yürüyüşlerine tepki verip direnişi sahipleniyorlar.
Halkın orada direnişi sahiplendiği bir yerde Diyarbakır HDP milletvekili Nurseli Aydoğan twitter hesabından ‘’Silvan’da ki operasyonda özel harekat polisleri duvara ‘’türksen övün değilsen itaat et’’ yazmışlar. Bir Türk bunuz yazamaz. Utanır çünkü.’’ Diye yazmış.
Eğer Nurseli Aydoğan ironi yapmamışsa tam bir yanılgı içindedir. Bugün Kobani sürecinde İŞİD’e desteğin oranı, Ankara Katliamına verilen tepkiler, Türklerde hiçte azımsanmayacak devlet zihniyetli insan olduğudur. Aydoğan şunu bilmeli ki devlet yaptıklarından utanmıyorsa, devlete itaat eden Türkler hiçte utanmayacaklardır. Utansalardı daha yakın zamanda batı illerinde alış veriş yaptıkları dükkanları yağmalamaz, komşularına saldırmaz, inşaatlarında angarya işlerde çalışan Kürt gençleri yakma girişiminde bulunmazlardı. Türkiyelileşmek isteyen HDP’ye bu kadar ağır saldırlar yapmazlardı.
Sahi Batı illerinde Kürtlere saldıran ya da saldıranlara sessiz destek veren insanlar bu ülkeden değil ithal mi edilmişlerdi?
Eğer gerçekliğimizle yüzleşmez isek, halının altına süpürülen tozlar bir gün tüm ülkeyi boğulacak hale getirecektir. Evet bu ülkede devlet tek tipçi, asimilasyoncudur. Bu ülkede de, bu devlete itaat eden büyük bir çoğunluk farklı olana karşı tahammülsüzdür.
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTaha Akyol’dan Albert Camus’ye… 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolBağımsız yargı Trump’a dur dedi 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTrump İran’ı vurdu mu, vuracak mı? 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraUmut Hakkı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİGeçinemeyen milletin geçinemeyen siyasetçiye bakışı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBaşkanın tüm tarafları 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezLaiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURKemal’in masumiyet karinesi… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUBirlikte mi, ayrı ayrı mı: Bütün mesele bu… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENAnadili, kimin dili! 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’nin Ak Partili aydınları ve yargıçları Amerikan Yüksek Mahkemesi kararını okur mu? 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENEve Dönüş 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçKomisyon raporu önemli bir şeyler söylüyor mu? 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNTop Artık Meclis ve İktidarda 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciZenginleşmenin getirdiği fakirlik 19.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
14.12.2017
30.11.2017
13.09.2017
5.02.2017
28.04.2017
19.04.2017
1.02.2017
24.03.2017