Celal DENİZ
AKP MHP ittifakı İstanbul'da ki 31 Mart seçim sonuçlarını sindiremediler. 17 Nisan gününe kadar olmaz itiraz gerekçeleri öne sürdüler. Akıl sınırlarını oldukça zorladılar.
Bu 17 günlük sürede AKP içinden homurtular gelmeye başladı. Yeni parti söylentileri bir başka paralel gelişme olarak AKP'yi rahatsız etti. Bu süreçte gelen anket sonuçları İstanbul’da seçimi yenilemenin düşüşü daha da hızlandıracağı yönünde ciddi iç tartışmalara neden oldu AKP içerisinde.
Mazbata Ekrem İmamoğlu'na verilince Erdoğan'ın bildik çark işlemi baş gösterdi. Türkiye ittifakından söz etmeye başladı. Perinçek'te benzer bir yaklaşımı önceden dile getirmişti.
Gerçekten Türkiye ittifakı önerisinin altında yatan nedenler nelerdir? Bunu görmek tüm muhalefet güçleri açısından yaşamsaldır.
AKP'nin medya da ki önemli kalemi Abdulkadir Selvi '' Kılıçdaroğlu'na saldırı haberi gelmese Erdoğan Süpriz bir teklif sunacağını açıklayacaktı'' diye yazdı. Bu teklif için Erdoğan'ı cesaretlendiren şey Kılıçdaroğlu'nun hemen Türkiye’nin milli meselelerinde Erdoğan'ın yanında yer alırız demesiydi. Daha önce ki Yeni kapı ruhunun Kılıçdaroğlu'na ya da Türkiye'ye bir katkısı olmuş gibi Kılıçdaroğlu hıyar görmüş gibi tuzluk elinde hazır beklediğini gösterdi.
Erdoğan ve çeperindekilerin seçim sürecinde nefret söylemi o kadar yoğunlaştı ki sokakta ki insanları bir çatışmaya sürükleyecek küçük bir kıvılcım yeterli olacak düzeye geldi. Seçim sürecinde ''Beka'' sorununa vurgu yapıldı. Ancak halkta karşılık bulmadı bu söylem. Çünkü gerçek beka sorununun AKP MHP ittifakının bekası olduğu görülüyordu.
Ki belediyelerde yolsuzluk haberlerinin ve kayyum icraatlarının sosyal medyaya yansıması da bekanın ne olduğunu bize gösteriyordu.
Erdoğan bu nefret dilinin, kutuplaştırmanın iktidarını korumaya katkısı olmadığını gördü. MHP'nin oy oranının yükselmesi, AKP'li belediyelerin MHP'ye geçmesi ve AKP'nin oy oranlarının düşmesi Erdoğan'ı o güvenmediği anketlere yönlendirdi. Gelen sonuçlar 31 Marttan sonra daha da düşüşün sürdüğü yönündeydi.
AKP'de bu düşüşün nedenleri arasında ekonomik kriz önemli ancak MHP ile ittifakın AKP'ye getirisinin olmadığı birçok AKP çevresinde dillendirilmeye başlandı. Bahçeli çok ince bir strateji ile AKP'yi rehin almaya başladı. Devletin önemli kadrolarının atanmasında söz sahibi olmaya başladı.
Erdoğan'ın Türkiye İttifakı düşüncesi bu koşullarda yer aldı.
İktidar cephesinde durum böyle iken Muhalefet açısından Türkiye İttifakı mümkün müdür? Bu sorunun cevabını verebilmek için Erdoğan'ın geçmişten günümüze yaptığı siyasetin seyrine bakmak gereklidir.
Erdoğan birçok açılımlar yaptı. Ermeni, Alevi, Kürt açılımı adı altında birçok ''tabu'' sayılan sorunlara dokunmaya çalıştı. Burada ''mış' gibi bir siyaset izledi. Açılım diye diye tek adam rejiminin yollarını döşedi.
Birlikte ittifak ettiği Gülen hareketini bir anda şeytanlaştırdı. Savaş açtı. Gülen hareketine bulaşmış bazı kesimleri kendine biat ettirdi. Etmeyenleri de anasında doğduğuna pişman edercesine malına mülküne el koydu cezaevlerine tıktı.
Kürt sorunun da ciddiye alınacak gelişmelerin önünü açtı. 3 yıl süren bir barış süreci yaşandı. 7 Haziran seçimlerinde tek başına hükümet olma çoğunluğunu kaybedince ve Rojava'da Kürtler lehine gelişmeler baş gösterince hemen çarkı felek dönmeye başladı ve Kürtler, HDP şeytanlaştırıldı. En ağır saldırılara maruz kaldılar. Şehirler yıkıldı, binlerce genç öldürüldü, şehirler boşaltıldı. Demirtaş ve arkadaşları tutuklandı, belediyelere kayyum atandı. Bugünde bu ağır saldırı devam etmektedir.
15 Temmuz darbe girişiminde birçok sırlar hala gizemini korusa da ''Allah’ın bir lütfudur'' diyerek kendi tek adam rejimini perçinleyip Anayasal sistemi ortadan kaldırmada bir fırsat olarak gördü.
Birçok yerde bombalar patladı. İktidarın bekası söylemi 1 Kasım seçimleri ile AKP, yeniden MHP'nin de desteği ile parlamento da çoğunluğu elde etti.
Erdoğan şimdi de MHP ile olan ittifakını bitirmenin alt yapısını hazırlıyor. Türkiye ittifakı bunun bir hazırlığıdır.
Aynı zamanda bu ittifak önerisi muhalefetin 31 Mart seçimlerinde ki başarısını daha ileri götürecek bir birlikteliğe darbe vurmayı, muhalefet ittifakını bitirmeyi arzulamaktadır. Bir başka amaçta önümüzde ki ekonomik krize muhalefeti ortak ederek günah keçisi olmaktan kurtulmak istiyor. Erdoğan bir taşla bir kaç kuş vurmak isterken bu arada Yeni Parti kuruluşunu da akamete uğratmak istiyor.
Erdoğan'ın niyeti bu şekilde olurken Muhalefet bu gerçeği görmüyor mu?
Kılıçdaroğlu'nun milli meselelerde Erdoğan'ın yanında oluruz söylemi bu gerçeği görmediğini gösteriyor bize. Erdoğan'ın günü kurtaran, ahlaki sınırları olmayan ittifak politikalarını yukarıda özetledik. Hiç birisinde Türkiye'nin ihtiyaçları yoktu. Hepsinde ihtiyaçları ve çözümünü içselleştirmiş gibi gösterip kendi iktidarını sağlama alma çabası vardı.
Böyle olunca İktidarı giderek zayıflayan Erdoğan'ı yeniden diriltme hesapları ile formüle edilen Türkiye İttifakı önerisine karşı çıkılmalıdır. Bu öneri parlamenter rejime ve anayasal düzene dönüş yolunu tıkayacaktır.
Yerel yönetimlerde başarıyı getiren ittifak anlayışı daha cesaretle yeni hedefler ortaya koyarak pekiştirilmeli Erdoğan'ın 17 yıllık saltanatına son vermeyi hedeflemelidir.
CHP Türkiye ittifakı kurmak istiyorsa onu halklarla birlikte kurmayı düşünmelidir. Partili cumhurbaşkanlığı sistemini bitirecek, Parlamenter sisteme dönülecek, yeni bir demokratik mutabakat anayasasını hedefleyecek bir iktidar kurmanın olanakları dünden daha fazladır muhalefet için.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
14.12.2017
30.11.2017
13.09.2017
5.02.2017
28.04.2017
19.04.2017
1.02.2017
24.03.2017