Celal DENİZ
Halka sorsanız genel egemen siyaset anlayışını, size ikiyüzlü, çıkarlarına geldiği gibi bir tutum içinde olduklarını söylerler. Ve siyasetin bu ikiyüzlü tutumundan kaynaklı olarak ta siyasetle uğraşmayı çok düşünmezler. Temsili demokrasinin tanıdığı imkan dahilinde 4 veya 5 yılda bir önüne konan sandığa gider o dönem popüler olanı tercih eder ''sorumsuz'' bir hayatın tadını çıkarmaya çalışırlar.
Halkın bu düşüncede olmasının aslında haklı gerekçeleri vardır. Dün dündür bugün bugündür diye formüle edilen genel burjuva siyaseti halkın bu algıya sahip olmasında önemli olmuştur.
Mesela son dönemde AKP'nin dış politikada ya da iç politikada nasıl değiştiklerine bir bakalım.
Mavi Marmara gemisinin Gazze'ye insani yardım götürmesi engellenip İsrailli askerlerin ölümlü saldırısı yaşanınca dönemin başbakanı Erdoğan ''One Minute'' çıkışı ile Orta Doğu'lu Müslümanların gönlünü fetih etmişti. Ortadoğu da İslam ülkelerinin liderliğine soyunan bir dış politika hedefleniyordu. O nedenle de ''siz öldürmeyi iyi bilirsiniz'' diyerek İsrail'le diplomatik ilişkilerin en alt düzeye inmesi sağlanmış ilişkiler gerginleşmişti.
O dönem Suriye Devlet başkanı Esad kardeş oluvermişti. Aile boyu Esad Türkiye'yi ziyaret etmiş Erdoğan'ın konuğu olarak tatil yapmıştı. Erdoğan maç nedeniyle Halep'e gitmiş orada halka seslenmişti. Suriye vatandaşlarının gözünde Erdoğan büyük bir kurtarıcı gibi görülüyordu. Bunu bizzat ben Suriye gezilerimde gözlüyordum.
Avrupa Birliği ile ilişkilerde sıkışınca Rusya'ya yanaşmış Şanghay ülkelerine göz kırpmışlardı. Şanghay beşlisi ile olan ilişkiyi AB ye karşı tehdit olarak kullanmışlardı.
İçeride otuz beş yıllık çatışmalı süreci sonlandırmak için ''Kürt açılımı'' yapılmış Oslo'da bizzat Kandil temsilcileri ile görüşülmüştü. Sonrasında Öcalan, Kandil, HDP arasında devlet ile görüşmeler yapılmış en son Dolmabahçe mutabakatına varılmıştı.
Ortadoğu'da domino taşları gibi bir bir eski yönetimler yıkılınca sıra Suriye'ye gelmişti. Esad altı ayda gider diye düşünen Türkiye Suriye muhaliflerinin yanında yer almış, sonunda İŞİD'e silah mühimmat destek sağlayacak kadar savaşın içine müdahil olmuştu. Böylece kardeşim Esad bir anda Esed olmuş, halkına zulüm eden bir diktatöre dönüşmüştü.
Rusya İŞİD'e karşı savaş kararı alıp Suriye'de İŞİD bölgelerini bombalamaya başlayınca Türkiye Rusya'ya sırt çevirmiş Rus uçağının düşürülmesine kadar işi vardırmışlardı.
Rusya ile ilişkiler bozulunca NATO'ya daha da yakınlaşmış, AB ile müzakere görüşmelerinde yeni fasıl açma hedefleri konulmuştu. AB'ye vizesiz giriş müjdesi iç siyaseti tahkim etme aracı olarak sunulmuştu.
Rusya ile ilişkiler bozulunca bu kez O öldürmeyi iyi bilen İsrail ile yeniden yakınlaşma başlamış, ilişkilerin düzelmesi için öne sürülen şartlardan vaz geçilerek İsrail ve İsrail halkı Kadim dostlarımızdan olmuştu.
Rojava'da Kürtlerin eli güçlenince içeride PKK'nin elini zayıflatacak hamleler başlatılmış, çözüm masası devrilmiş bugün Kürt kentleri ablukaya alınmış, iç savaş yaşar gibi tanklarla toplarla şehirlere saldırılmış Kürt yaşam alanları insansızlaştırılmaya, halk göçe zorlanmıştır.
İçerde Kürtlerle ilişki bozulunca bu sefer Güney Kürdistan ile ilişkilerde yeniden çıta yükseltilmiş Barzani ile diyalog arttırılmıştır. Güney Kürdistan üzerinden Musul'a müdahil olunmak istenmiş Irak, İran ve Rusya'nın direnci karşısında orada ki askerlerini Güney bölgesine çekmek zorunda kalmıştır.
Şu kısa özetini verdiğimiz olaylar son 5 yılda yaşanmıştır. AKP dün dost dediğine bugün düşman demiş, dün düşman dediğine bugün dost demiştir.
Böyle bir zikzak çizen siyaset ilkesellikten ve stratejiden yoksundur. Derin strateji diye dış politika çerçevesi çizen Davutoğlu bugün başbakandır. Ancak bölgesel politikalarda Irak'ta, Suriye'de müttefik dediği güçlerin bile desteğini alamamıştır.
Başa dönersek, siyasette ilkesizliği ilke belleyip dün dündür bugünde bugün derseniz halkın siyasetçiye güvenmemesinin sebebi olursunuz. Siyasette halkın siyasete katılım kanallarının tıkalı olduğunu düşününce bu ülkede neden siyasetçilerin yıllarca siyaset sahnesinde kaldıklarını anlamak mümkündür.
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTaha Akyol’dan Albert Camus’ye… 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolBağımsız yargı Trump’a dur dedi 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTrump İran’ı vurdu mu, vuracak mı? 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraUmut Hakkı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİGeçinemeyen milletin geçinemeyen siyasetçiye bakışı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBaşkanın tüm tarafları 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezLaiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURKemal’in masumiyet karinesi… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUBirlikte mi, ayrı ayrı mı: Bütün mesele bu… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENAnadili, kimin dili! 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’nin Ak Partili aydınları ve yargıçları Amerikan Yüksek Mahkemesi kararını okur mu? 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENEve Dönüş 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçKomisyon raporu önemli bir şeyler söylüyor mu? 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNTop Artık Meclis ve İktidarda 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciZenginleşmenin getirdiği fakirlik 19.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
14.12.2017
30.11.2017
13.09.2017
5.02.2017
28.04.2017
19.04.2017
1.02.2017
24.03.2017