Celal DENİZ
Cumhurbaşkanı Referandum kampanyasını açılışlar adı altında yapmaya başladı. Bu meyanda Gaziantep'te yaptığı mitingde HDP'li ve CHP'li seçmenlerden EVET oyu kullanmalarını istedi.
Gaziantep'te Şubat ayı boyunca muhaliflere basın açıklaması dahil tüm açıkta yapılacak etkinlikler yasaklanmıştı. Ancak bu yasaklar sadece muhalefet için geçerli olduğu görüldü. OHAL yasakları iktidar etkinliklerine işlemiyordu.
Hayır oylarının anketlerde yüksek çıkması üzerine kutuplaştıran bir dilin zararının farkına varan Erdoğan HDP'lilere Kürt seçmene hitap etmeye başladı. Onların kazanılmasını gerekli görüyor.
Hayır diyenlerin terörist olarak görüldüğü, referandumda Hayır çıkarsa iç savaş çıkar tehditlerinin yapıldığı, camilerde Evet lehine imamlar tarafından propaganda yapıldığı, Hayır diyenlerin gözaltına alındığı, HDP milletvekillerinin bir gün gözaltına alınıp bırakıldığı, Milletvekillerinin tutuklu kaldığı bir zamanda cumhurbaşkanının HDP ve Kürtlere yumuşak çağrıları üzerine düşünmek gerekli.
Ancak burada soru kanımca şu olmalı. Kürtler tek adam rejimi için neden evet desinler ki?
Şöyle bir filmi geriye sararak düşünelim.
Kürtlerin inanışlarını aşağılayarak ''bunlar Zerdüşt'' dinindendir diyen Erdoğan değil miydi?
Kürtlerin sivil itaatsizlik eylemi olan cuma namazlarına polisi saldırtan AKP iktidarı değil miydi?
Tek devlet. tek millet, tek bayrak deyip çocukta kadında olsa vurun diyen Erdoğan değil miydi Hakkari sokaklarında?
7 Haziran seçimlerinde Kürtlerin iradesini yok sayıp metazori bir seçime zorlayan Erdoğan değil miydi?
Cizre, Nusaybin, Silopi, Yüksekova, Silvan, Sur, Şırnak gibi Kürt kentlerini yerle bir eden, binlerce özel harekatçı ile kuşatarak, Kürtlerin yatak odalarına kadar giren devletin zorba gücü değil miydi?
Yıkılan Kürt illerinin duvarlarına ''Türk değilsen İtaat et'' diyen devletin askeri polisleri değil miydi?
Kürtlerin en değer verdiği şeylerden birisi mezarlıklardır. Mezarlıkları bombalayan devlet değil miydi?
Kürtlerin kadına verdiği değer bilinirken, öldürülen kadın bedenini çırılçıplak soyarak sokakta teşhir eden ve Kürtlerin değerlerine hakaret eden devlet değil miydi?
İnfaz edilen Kürt gencini zırhlı aracın arkasında sürükleyerek Kürtlere gözdağı veren devlet değil miydi?
Kürtlerin evleri kurşunlanırken bebelerin çocukların cenazelerini buzdolabında saklamak zorunda kalan anaların yaşadığı acı unutuldu mu sanıyorsunuz?
Taybet ananın kurşunlanmış bedeni günlerce sokakta bekletildi, Kürtler sokakta günlerce bekleyen o kanlı bedeni unuttu mu sanıyorsunuz?
Şırnak'ın % 70 i yıkılmışsa Kürtler bunu nasıl unutsun. Evinden yurdundan çıkıp kendi topraklarında sürgün yaşayan Kürtler bunu unuttu mu sanıyorsunuz?
Kürtlerin iradem dedikleri Selahattin Demirtaş ve diğer vekillerin kelepçelenerek hukuksuzca tutuklanmasını Kürtler sindirdi mi sanıyorsunuz?
Ahmet Türk gibi barış için kendi özgürlüğünden bile feragat edecek yetmiş yaşını aşmış bir insanı kelepçeleyip, tedavisini bile bir işkenceye dönüştüren zulüm unutuldu mu sanıyorsunuz?
Kürtlerin büyük çoğunlukla seçtiği belediyelere atanan kayyımların icraatları görülmüyor mu sanıyorsunuz? Kayyım atayıp belediye başkanlarının tutuklanmasını kabul mü ettiğini düşünüyorsunuz Kürtlerin?
Bakanın başbakanın konuşmalarından güç alan sokak serserilerinin Kürtlere karşı batı illerinde nefret saldırılarını Kürtler sineye mi çekti diyorsunuz?
Açıkladığınız her kalkınma planlarında Kürtlere yatırım projelerinizin altı boş çıkıp, sadece kendinize İşbirlikçi yarattığınız Kürtlere peşkeş çektiğiniz kredilerin hibelerin görülmediğini mi düşünüyorsunuz Kürtlerce?
Soruları uzatmak mümkün. Ancak bu kadarı da Kürtlerin referandumda neden Evet demeyeceğini yeterince açıklamaktadır.
Hafıza unutmaz. Bugünkü Kürt illerinde ki sessizlik 16 Nisanda nasıl bir patlamaya döner göreceğiz. Kürt halkının en eğitimsiz kesimleri bile dayattığınız ''tek adam rejiminin'' ne olduğunu gayet iyi bilmekte ve ''Külliyen Hayır'' demektedir.
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTaha Akyol’dan Albert Camus’ye… 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolBağımsız yargı Trump’a dur dedi 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTrump İran’ı vurdu mu, vuracak mı? 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraUmut Hakkı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİGeçinemeyen milletin geçinemeyen siyasetçiye bakışı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBaşkanın tüm tarafları 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezLaiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURKemal’in masumiyet karinesi… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUBirlikte mi, ayrı ayrı mı: Bütün mesele bu… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENAnadili, kimin dili! 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’nin Ak Partili aydınları ve yargıçları Amerikan Yüksek Mahkemesi kararını okur mu? 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENEve Dönüş 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçKomisyon raporu önemli bir şeyler söylüyor mu? 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNTop Artık Meclis ve İktidarda 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciZenginleşmenin getirdiği fakirlik 19.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
14.12.2017
30.11.2017
13.09.2017
5.02.2017
28.04.2017
19.04.2017
1.02.2017
24.03.2017