Roni MARGULIES
Çanakkale kutlamalarını hiç anlayamıyorum. İlkokul birinci sınıftan beri izlediğim, çocukken elimde küçük Türk bayraklarıyla bizzat katıldığım bir şey, ama hâlâ anlayamıyorum.
Kaybedilen bir savaşta, nihaî yenilgiyi engelleyemeyen bir muharebe niye bu kadar büyütülür?
Çanakkale Savaşı’nda İtilaf Devletleri’nin amacı İstanbul’a ulaşmaktı. Başarısız oldular, ulaşamadılar.
Ulaşamadılar da ne oldu?
Osmanlı Devleti savaştan yenik çıkınca, İngilizler 1915-16’da ulaşamadıkları başkente 1918’de girdiler. Çanakkale’deki başarının neden olduğu iki yıllık gecikme savaşın kaderini değiştirdi mi? Hayır. Osmanlı İmparatorluğu’nun kaderini etkiledi mi? Hayır.
Ee? Neyi kutluyoruz?
Hangi özgürlük mücadelesi
Üstelik, giderek gülünçleşen bir durum da var.
Cumhuriyet gazetesinin “Tarihi değiştiren zafer” manşetinin altında “Özgürlük mücadelesinin simgesi Çanakkale Deniz Zaferi” yazıyor.
Hangi özgürlük mücadelesi yahu?
Kafayı mı yediniz?
Osmanlı İmparatorluğu Birinci Dünya Savaşı’na özgürlük için girmiştir, öyle mi?
İmparatorluklar arasındaki bir savaş ne zamandan beri “özgürlük mücadelesi” olarak tanımlanıyor?
Osmanlı İmparatorluğu Çanakkale’de özgürlük mücadelesi veriyordu da, Balkan Savaşları’nda ne yapıyordu? Trablus’ta, Yemen’de ne yapıyordu? Oralarda da mı özgürlük için savaşıyordu?
Pardon, kimin özgürlüğü için?
Balkanları İngilizler yönetmeyecek, biz yöneteceğiz. Arapları İngilizlere bırakmayız, bizim tebaamız olmaya devam edecekler. Kuzey Afrika bizimdir, başkalarına vermeyiz.
Bu mu “özgürlük mücadelesi”!
Atatürk ve barış
Gazetenin iç sayfalarında Çanakkale’yle ilgili haberin başlığı, “Atatürk, birlik, beraberlik ve barış”!
Başlığın ilk kelimesi, Çanakkale Savaşı’na Kemalizm’in niye bu kadar düşkün olduğunun sırrını ele veriyor.
Atatürk oradaydı!
Ve Atatürk’ün bulunduğu her yer gibi, Çanakkale de kutsal bir yerdir.
Atatürk’ün elinin değdiği her şey gibi, Çanakkale Savaşı da muhakkak özgürlük, birlik, beraberlik ve barışla ilgili olmalıdır. Başka ne olabilir ki?
Kemalizm’in özgürlük ve barışa düşkünlüğü de zaten herkes tarafından bilinen bilimsel bir gerçektir. Bunun aksi düşünülemez. Düşünülse de, teklif edilemez.
Tüm Kemalistlerin özgürlük için yılmaz savaşçılar olduğu, Kürtlerin özgürlük taleplerine verdikleri destekten anlaşılmaktadır.
Tüm Kemalistlerin barış için her şeyi yapmaya hazır olduğunu, ülkedeki savaşı bitirmeyi amaçlayan müzakerelere verdikleri destek kanıtlamaktadır.
Örneğin, aynı gazetedeki bir yazıda özgürlük ve barış aşkı bakın nasıl pırıl pırıl parlıyor:
“Ulus devletin, ülke bütünlüğünün, millet varlığının mahvına yol açacak bir ihanet projesi masumiyet ambalajıyla halka Hacı Bekir lokumu gibi yutturulmaya çalışılmaktadır.
Türk milleti, geçen yüzyıl yırtıp attığı Sevr pususunun güncellenmiş kopyasından başka bir şey olmayan masumiyet makyajlı ihaneti de ilkinin yanına, yani tarihin çöplüğüne gönderecektir!”
Masumiyet makyajlı ihanet
Kürtler kendi dillerinde eğitim görmek istiyor.
Niye?
Çünkü Amerika’nın zokasını yutmuşlar.
Emperyalizmin habis planlarına alet olmuşlar.
Zaten insan başka hangi nedenle kendi dilinde eğitim görmek isteyebilir ki?
Kürtler Anayasa zoruyla kendilerine “Türk” denmesini istemiyor.
Niye?
Çünkü ABD-AB-Barzani üçlüsünün hain emellerini benimsemişler.
Zaten insan başka hangi nedenle “Türk” gibi güzel bir ismi beğenmeyip kendi ismini tercih edebilir ki?
Kürtlerin yaptığı hainliktir, Çanakkale’de yapılan ise özgürlük ve barış mücadelesidir.
Anladınız, değil mi?
Yazarlar
-
Mücahit BİLİCİDünyanın en büyük terör örgütü 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUSiyasi zeka ile siyasi tavır ilişkisi… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTerörsüz Türkiye’ye adalet yakışır 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAdalet’in “VAR”ı olsa... 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSavaş nereye? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş gerçekten bitiyor mu? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIİSKENDER’DEN BUGÜNE İRAN’IN DİRENÇ HAFIZASI 10.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçÜniversitenin-akademinin kamusal bir derdi var mıdır? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuOrta Doğu’daki diktatörlükler yıkıldığında ne olur? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERİran savaşı ışığında dezenflasyon süreci 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRİyi ki Güney Afrika ve İspanya var… 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraÖğrenme Korkusu 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENKüresel hegemonya mücadelesinde İran savaşı 5.03.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023