Roni MARGULIES
Hitler’in Propaganda Bakanı Joseph Goebbels’in, “Yalan ne kadar büyük olursa inananlar o kadar çok olur” dediğini çok kişi bilir.
Tam da öyle dememiştir oysa. Şöyle demiştir:
“Yeterince büyük bir yalan söyler ve sürekli tekrar ederseniz, sonunda halk buna inanır. Ama bu yalanın sürdürülebilmesi için, devletin halkı yalanın siyasî, ekonomik ve/veya askerî sonuçlarından koruması gerekir. Demek ki, devlet bütün güçlerini kullanarak aykırı sesleri bastırmalıdır, çünkü gerçek yalanın ölümcül düşmanıdır ve dolayısıyla gerçek devletin en büyük düşmanıdır.”
Propaganda ve yalan Goebbels’in işi ve mesleğidir, ama yalanın büyük olması gerektiği fikrini bizzat Hitler’den öğrenmiştir.
Kavgam kitabında Hitler yalanın niye büyük olması gerektiğini şöyle anlatır:
“Büyük yalanın her zaman bir inandırıcılık gücü vardır, zira ülkenin geniş kitleleri ... küçük yalana kıyasla büyük yalana her zaman daha kolay inanırlar, çünkü kendileri önemsiz konularda sık sık küçük yalanlar söylerler ama büyük ölçekli yalanlar söylemeye utanırlar. Devasa yalanlar söylemek akıllarına bile gelmez ve bu nedenle, başkalarının gerçeği muazzam ölçülerde çarpıtacak kadar arsız olabileceğini düşünemezler... Yalan olduğunu kanıtlayan veriler kendilerine açıkça gösterildiğinde bile, kuşku duymaya, tereddütlü olmaya devam ederler, çünkü çarpıcı ölçüde arsız olan yalan ardında her zaman izler bırakır, yalan olduğu ortaya çıktıktan sonra bile. Dünyanın tüm uzman yalancıları bunu bilir.”
Hükümetimizin Propaganda Bakanı kimdir, bilemiyorum. Yok galiba. Ama konuyu iyi çalışmış birilerinin olduğu belli.
Yalancının mumu
Sayın Cumhurbaşkanımız bir iki hafta önce BBC ile yaptığı bir söyleşide şöyle bir tablo çizmiş:
“Cumhuriyet Halk Partisi zihniyeti ve onlarla beraber hareket edenler, PKK terör örgütü, bunlar hep beraber hareket ettiler. Bunlar hiçbir zaman bir birlik ruhunda bütünleşmemişlerdir. Bunlar her zaman ayrılıkçı olmuşlardır. Ve ana muhalefet, şu anda terör örgütü ile birlikte hareket etmiştir. Ve aşırı uçlar beraber hareket etmişlerdir.”
Tayyip Bey’in o gün biraz yorgun olduğunu tahmin ediyorum. “Terör”, “PKK”, “CHP”, “ayrılıkçı” ve “aşırı uçlar” ifadelerini gereği gibi kullanmış, hepsinin bir ve aynı olduğunu belirtmiş, ama “FETÖ” demeyi unutmuş! Önemli değil, herkes hata yapabilir. Aklından geçmiştir de, son anda unutuvermiştir. Onun adına biz eklemiş olalım.
Bütün hükümetler, her yerde ve her zaman, muhalifleri hakkında ufak tefek yalanlar söyler, abartılı iddialarda bulunur, çamur atar. Siyasetin doğal gidişatından sayılır bunlar; kimse pek garipsemez, kimse de pek inanmaz.
İnanılır olması için, “Bu kadarı da yalan olamaz artık!” denilmesi için yalanın büyük ve tumturaklı olması gerekir.
Örneğin, CHP gibi milliyetçi, Atatürkçü, Misak-ı Millîci bir partinin PKK ile birlikte çalıştığını söylemek gerekir. Hem CHP’nin hem PKK’nin Gülen hareketiyle birlikte davrandığını iddia etmek gerekir. Bunların hepsinin Türkiye’yi bölmeye çalıştığını, vatan haini olduğunu savunmak gerekir. Sonra, bir odada insan haklarını tartışan, cümle alemin tanıyıp saygı duyduğu on kişinin darbe planlamakta olduğunu ileri sürmek gerekir. Üstüne bir de Almanya’nın bunlara katıldığını, Alman hükümetinin tek derdinin Türkiye’yi çökertmek olduğunu söyleyince, yeterli boyuta ulaşılmış olur.
Bu öyle büyük bir şey ki, “Ya pardon, şurası tam doğru değil galiba” diyebilecek bir durum yok. Hepsinin doğru olması gerek. Kimse bu kadar devasa bir şey uydurmuş olamaz.
Kılıçdaroğlu kalkar, der ki, "CHP avukat bürolarında kurulan bir parti değil. CHP savaş meydanlarında kurulan, Kuvayı Milliye’nin partisidir. Kendi partileriyle CHP’yi karıştırmasınlar. Biz bu ülkenin kurucu partisiyiz. Şimdi milliyetçilik lafları yapıyorlar. Açık ve net söylüyorum, millî ve yerli olacakmış, millî ve yerli olan tek parti, kurucu parti CHP’dir.” Haklıdır da üstelik. Ama sözlerinin pek bir etkisi olmaz, çünkü Hitler’in dediği gibi, çarpıcı ölçüde arsız olan her yalan ardında her zaman izler bırakır.
Öte yandan, Hitler bilmiyordu, ama biz atalarımızdan öğrendiğimiz için biliyoruz: “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.”
Roni Margulies
Yazarlar
-
Gökhan BACIKAlla curda başladı alla turca bitecek 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyamızın nereye gittiğini merak edenlere… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünNihayet önemli biri ‘Kral Çıplak’ dedi… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’yi savcılar ve yargıçlar mı yönetiyor? Benim kimi seçeceğime mahkeme mi karar verecek? 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR“Abdi, Savunma Bakan yardımcılığı için isim verdi. ‘Terörsüz Türkiye’ ismi dahil güncellenebilir” 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARNedir bu Birleşik Arap Emirlikleri? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYASessizlik Tarafsızlık Değil, Suç Ortaklığıdır; Rojava Savunulmalıdır.. 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUTürkiye’de değişim meselesi 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu“Erken” seçime kadar geçecek değerli zamanlar 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANKürtlerin elinde kalan “kağıt bir kepçe" mi? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİCHP ile AK Parti’nin kültür barışı 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDar kimlikler, geniş kimlikler, daha geniş kimlikler 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKSahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRROJAVA'YA SALDIRIYA HAYIR! 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYargının röntgeni 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“10 bin liraya bir adam”… 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAğlamaya hakkı olmayanlar 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞBarbar medenileşmenin sonu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Anayasal vatandaşlık” mı dediniz? 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYOrtadoğu'da Emperyalist Yeni Oyunlar Yeni Tehklikeler! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpToplumsal kutuplaşma artarken enflasyondaki düşüş yavaşlıyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraŞükür 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEskiden bir aile 337 liraya doyuyordu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselÜcretli çalışan sayısında aykırı gelişmeler; sanayide gerileme devam ediyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023