Roni MARGULIES
Dinî cemaatlerden biri tarafından kurulmuş üniversitelerden birinde, öğrenci derneklerinden birinin davetlisiyim, 2011 yılını anlatıyorum: Arap devrimleri, Tahrir Meydanı, Avrupa’da genel grevler, Yunanistan’da hükümet deviren eylemler, İspanya’da meydan işgali ve işgal edilen Madrid Meydanı’nda “Burası Tahrir” pankartları, New York’ta Wall Street işgali, Wisconsin Eyaleti kamu çalışanlarının grevi, Tahrir Meydanı’ndaki sendikacılardan Wisconsin’e gönderilen dayanışma mesajı, “Sizin zaferiniz bizim de zaferimizdir”.
Kapitalizm 1929’dan bu yana en derin krizini yaşıyor. Ve her yerde direniş var, Tahrir’den Wall Street’e kadar herkes birbirini izliyor, birbirinden öğreniyor, birbirinden moral alıyor.
“Ne olur peki bu sürecin sonunda?”, diyor öğrencilerden biri. “Bilmem,” diyorum, “kimse bilemez. Süreç devam ederse, daha da yayılırsa, mücadele içinde kitleler giderek örgütlenmeyi sürdürürse, başka bir toplum da yaratılabilir, ama kapitalizm kendini toparlayıp tekrar istikrar da sağlayabilir.”
“Nasıl bir toplum?” diyorlar. Devrim, sosyalizm filan tartışmaya başlıyoruz.
Farkındayım, “yeni bir toplum” hayal etmekte zorlanıyorlar, ama en azından birkaç dakikalığına “başka bir dünya mümkün mü acaba?” diye düşünmüş oluyorlar. Bu kadarı bana yeter, bir iki saat içinde daha fazlasını becermem zor.
Derken, zekâsı gözlerinde parlayan, arkalarda oturan başörtülü bir öğrenci elini kaldırıyor. “Peki,”diyor, “biz dindarlar bugüne kadar solu niye tamamen yanlış tanımışız?”
“Nasıl tanımışsınız?” dedim.
“Bizim bütün değerlerimize karşı, insanlık düşmanı, baskıcı, vurdu kırdı meraklısı olarak tanıdık.”
Niye böyle tanıdıklarını, bu tanımın özellikle Türkiye’de niye bu kadar yaygın kabul gördüğünü uzun boylu düşünmemiştim hiç. Ertesi gün düşündüm biraz.
Belli ki, 18 yaşında bir kadın sosyalistlerin bu tanımını kendisi bulmamıştır. Babasından, dedesinden öğrenmiştir. Onlar nereden öğrenmiş?
Onların da Marx veya Lenin okumuş olma ihtimali, Nâzım Hikmet dışında Türkiyeli herhangi bir komünistin adını bile duymuş olma ihtimali yok denecek kadar az.
Ama iyi biliyorlar, komünizm çok kötü bir şey, korkunç bir düşman.
Nereden biliyorlar?
Kütüphanemin “Komünizmle Mücadele” bölümünden rastgele üç broşür çekiyorum.
Zonguldak Komünizmle Mücadele Derneği’nin 1950 tarihli 3 numaralı yayını: Komünist Nedir?
“Komünizmin hedefinin hürriyeti ve insanlığı yok etmek olduğu pek de bilinmeyecek bir şey değildir. Sinsi komünizm ve bin türlü kalıba girerek insanlara başla şekilde gözükmesini bilen komünist, büyük kalabalığın gafletinden faydalanır.”
“Kızıl sistem, kendisine gönül verenlerde şahsiyet diye bir şey bulunmasına asla müsaade edemez.. Bu canlı kuklalar vatan ihaneti gibi en büyük ve korkunç bir lekeyi bile bir vazife saymakta, yani vicdanlarını sattıkları yere vatanlarını satmaktan dahi çekinmemektedir.”
Yılanlıoğlu İsmail Hakkı’nın bir kitapçığı: Üç Büyük Tehlike - Siyonizm, Komünizm, Farmasonluk.
“Komünistlerin yalancı, hilekâr, nizam düşmanı olmaları tabiidir. Bu sahtekârların söz ve yazılarına inanmanın ne kadar budalalık olduğu da meydandadır.”
Ve postaya verilmek üzere mektup şeklinde hazırlanıp Malatya Komünizmle Mücadele Derneği Başkanlığı’na gönderilmiş bir broşür: Türk Milletine Mektup.
“Onlar bizim manevî değerlerimize inanmazlar.. Dine karşı saygısızdırlar.. Aile bağlarına önem vermezler. Karı koca, baba evlat ilişkileri gevşektir, soy sop bilmezler. Onlara göre şahsî ahlak olmaz.”
Rastgele seçtiğim üç broşür, rastgele alıntılar.
Türkiye’de iki kuşak Soğuk Savaş yıllarında, 1950’lerle 1960’larda bu tür yayınları okuyarak büyüdü.
Ve bu iki kuşak 1956’da kurulan Komünizmle Mücadele Dernekleri’nin, Necip Fazıl’ın 1949’da kurulan Büyük Doğu Hareketi ile Büyük Doğu dergisinin, 1965 ile 1980 arasında gençlik içinde muhafazakârlığın beşiği olan Millî Türk Talebe Birliği’nin rahle-i tedrisinden geçti.
Faşistler, Türkçüler ve dindar muhafazakârlar bu ve benzer kurumların etkisiyle, bu ve benzer yayınları okuyarak, yan yana büyüdü. Türkiye’de faşistlerin dindar, dindarların da çok zaman milliyetçi olması bundan kaynaklanır.
Genç Müslümanların sol hakkındaki yalan yanlış bilgileri de böyle büyüyen baba ve dedelerden gelir.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Haydi başka gezegene gidelim!
22.03.2023 - Diktatör, komplo ve ölüm
13.03.2023 - “Maşallah şehrin temizliği gayet güzel”
27.02.2023 - Türk erkeği ağlamaz (ben ağlarım)
20.02.2023 - Puslu havayı seven yabancı kurtlar
13.02.2023 - Dört dilde geçinemiyoruz!
6.02.2023 - Yasaklamalı mı, yasaklamamalı mı?
29.01.2023 - İnsan insanın kurdu mudur?
21.01.2023 - Ardahan Umumî Helalar Müstahdemliği ve hukuk
15.01.2023 - Seküler milliyetçilik ve dindar milliyetçilik
15.01.2023
Yazarlar
-
Gökhan BACIKAlla curda başladı alla turca bitecek 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünNihayet önemli biri ‘Kral Çıplak’ dedi… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyamızın nereye gittiğini merak edenlere… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’yi savcılar ve yargıçlar mı yönetiyor? Benim kimi seçeceğime mahkeme mi karar verecek? 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR“Abdi, Savunma Bakan yardımcılığı için isim verdi. ‘Terörsüz Türkiye’ ismi dahil güncellenebilir” 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANKürtlerin elinde kalan “kağıt bir kepçe" mi? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKSahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİCHP ile AK Parti’nin kültür barışı 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYASessizlik Tarafsızlık Değil, Suç Ortaklığıdır; Rojava Savunulmalıdır.. 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu“Erken” seçime kadar geçecek değerli zamanlar 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDar kimlikler, geniş kimlikler, daha geniş kimlikler 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARNedir bu Birleşik Arap Emirlikleri? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUTürkiye’de değişim meselesi 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYargının röntgeni 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRROJAVA'YA SALDIRIYA HAYIR! 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAğlamaya hakkı olmayanlar 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“10 bin liraya bir adam”… 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEskiden bir aile 337 liraya doyuyordu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYOrtadoğu'da Emperyalist Yeni Oyunlar Yeni Tehklikeler! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞBarbar medenileşmenin sonu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraŞükür 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselÜcretli çalışan sayısında aykırı gelişmeler; sanayide gerileme devam ediyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpToplumsal kutuplaşma artarken enflasyondaki düşüş yavaşlıyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Anayasal vatandaşlık” mı dediniz? 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları


















































Ad Soyad Giriniz...
Yorumunuzu Giriniz...