Roni MARGULIES
Merak edip izleyenler varsa, hepsi hayrete kapılmış olsa gerek.
Var mıdır, bilmem, ama küçük bir işyerinde çalışan, yarı vasıflı, şehirli, üç çocuklu, biraz dindar, siyasetle ilgilenmeye vakti olmayan, ama sola birazcık sempatiyle bakan bir adam düşünelim. AK Parti ile ilişkisi olmayan, ama kısmen çaresizlikten, kısmen de AK Parti’nin bazı yaptıklarını olumlu bulduğu için iki seçimdir hükümete oy veren, fakat giderek de sabrı tükenen bir adam. “Normal” bir insan yani.
Ve bu insan uzaktan uzağa Türk solunun durumunu izliyor olsa.
Merak etmiş olsa. Gündemde önemli bir konu olduğunu, Kenan Evren davasının tartışılıyor olduğunu televizyondan görmüş olup solun bu konularda neler dediğine şöyle bir baksa.
Önce şaşırır.
Anayasa referandumu sırasında “Hayır” oyu çıkması için çabalayan bir kesim solcunun, yani Evren’in yargılanmasını engelleyen Geçici 15. Madde’nin kaldırılmasına karşı çıkanların şimdi mahkeme salonu önünde gösteri yapmasını biraz garip bulur.
“Bu hükümet Evren’i ve 12 Eylül’ü yargılamayacak, hiç niyeti yok, referandum bir kandırmaca, zaten zamanaşımı nedeniyle yargılanamaz” diyenlerin, şimdi “Pardon, yanılmışız, halt etmişiz” demeye gerek bile duymadan davaya müdahil olmasını biraz garip bulur.
Sonra bu müdahillerin, örneğin eski Dev-Yol lideri, şimdiki ÖDP’nin ruhu olan Oğuzhan Müftüoğlu’nun bu garip durumu nasıl izah ettiğini okuyunca hepten şaşkınlığa kapılır.
“Referandum’da Geçici 15. Madde’nin oylanmadığını, niyetin başka bir şey olduğunu artık bu ülkede yaşayan aklı başında olan herkes biliyor.. Benim müdahil olmama gelince, biz orada yaşanan tiyatroyu bozmak için mahkemedeydik” demiş Müftüoğlu.
Allah Allah! Madem tiyatro, niye katılıyorsun? Katılarak nasıl bozmuş oluyorsun tiyatroyu?
“Davanın açıldığı günden bu yana bu davanın 12 Eylül darbesi ile hesaplaşamayacağını açıkça söyledik.. 12 Eylül cuntasının aslen emekçilere, devrimcilere ve tüm halka karşı yapıldığını görmeniz gerekir. Eğer süreci böyle algılarsanız yargılamayı ve hesaplaşmayı 12 Eylül zihniyetinin ürünü olan AKP’nin değil, yeni devrimci bir kurucu iradenin yapabileceğini anlarsınız” demiş Müftüoğlu.
Allah Allah! Yeni bir devrimci kurucu irade oluşmak üzere de bizim haberimiz mi olmadı? Yok, hemen haftaya oluşmayacaksa bu yeni devrimci irade, onu beklerken neler yapmamızı önerir acaba Müftüoğlu?
Kenan Evren’i yargılamayalım, çünkü yeni devrimci iradeyi bekliyoruz, o yargılayacak.
Ergenekoncuları, JİTEMcileri, faili meçhul cinayetler işleyen katilleri, Hrant’ın katillerini yargılamayalım, çünkü yeni devrimci iradeyi bekliyoruz, o yargılayacak. Hatta Veli Küçük’ü, Şener Eruygur’u, Çetin Doğan’ı derhal salıverelim, yeni devrimci irade oluşmadan önce tutuklandıkları için özür dileyelim. Zavallı Küçük beş yıldır haksız yere hapis yatıyor.
Yeni devrimci irade oluşmadan Kürt sorununda barış filan da olmaz. Barış talebinden vazgeçelim, devrimci iradeyi bekleyelim, barışı o getirir.
Emekçilerin yaşam ve çalışma koşullarında herhangi bir iyileşme, sendikal haklarında herhangi bir gelişme talep etmek de anlamsızdır. Bırakalım böyle talepleri, bu talepler için mücadele etmeyi. Devrimci irade ortaya çıktığında bu meseleler de çözülür. Bekleriz.
Anlaşılan, insan “keskin sosyalist” olunca ufak tefek işlerle ilgilenmez, sadece devrim için mücadele eder. Ama herkesin ilgilendiği, somut, güncel işlerle ilgilenmeden devrim için mücadele etmek ne demektir, ne anlama gelir, bunu anlamak zor.
Bir de şöyle demiş Müftüoğlu:
“12 Eylül darbesinin gerçek başarısı burada yatıyor. Başlayan ve biten bir süreç değil, yukarıdan aşağıya toplumun her gözesine nüfus eden bir süreç oldu. Toplumu felç etti. Bu yüzden 12 Eylül Türkiye halklarına karşı işlenen bir suçtur. Vatana ihanettir ve onunla yargılanmalılar.”
Allah Allah! Yine şaşıracaktır “normal” insan.
Düşünecektir, “Karl Marx değil miydi ‘İşçi sınıfının vatanı yoktur’ diyen?”
Merak edecektir: “Sosyalist olduğunu iddia eden bir adam ‘vatana ihanet’ kavramını nasıl kullanabilir? Sosyalistlerin bu tür kavramlara yabancı olması gerekmez mi? Acaba bu Müftüoğlu sosyalizmden ziyade milliyetçiliğe, Kemalizm’e yakın olmasın? Generallerin yargılanmasından bu nedenle mi rahatsız oluyor acaba?”
Yazarlar
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTerörsüz Türkiye’ye adalet yakışır 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünyanın en büyük terör örgütü 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAdalet’in “VAR”ı olsa... 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUSiyasi zeka ile siyasi tavır ilişkisi… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSavaş nereye? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş gerçekten bitiyor mu? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIİSKENDER’DEN BUGÜNE İRAN’IN DİRENÇ HAFIZASI 10.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçÜniversitenin-akademinin kamusal bir derdi var mıdır? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuOrta Doğu’daki diktatörlükler yıkıldığında ne olur? 6.03.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023