Roni MARGULIES
Bikinili bir kadın moderndir, başörtülü bir kadın değildir.
Değil mi?
Veya başörtülü bir kadın iffetli ve temizdir, bikinili bir kadının namusuysa biraz kuşkuludur.
Değil mi?
Erkek Türk insanının çok önemli bir kısmı bu ifadelerden ya birine ya öbürüne “Tabii, elbette öyle” diyecektir.
Hatta, ne garip, kadın Türk insanlarının da epeycesi “Sana ne be kadının ne giydiğinden!” demeyip yukarıdaki ifadelerden ya birine ya öbürüne “Tabii, elbette öyle” diyecektir.
Meseleyi Türklükten, Müslümanlıktan filan arındırsak, yine pek bir şey farketmiyor.
Bir iki sene önce, ne Türk ne de Müslüman olan Papa XVI Benedict bir Afrika gezisinde muz kabuğu gibi önünde duran cinsellik ve AIDS konusuna basıp düşüverdi.
Uluslararası kuruluşlar ve yerel hükümetler yıllardır “güvenli seks” kampanyaları yapar, prezervatif kullanımını özendirmeye çalışırken, Papa eveledi, geveledi, prezervatif çare değildir dedi, çarşafa dolandı.
Bikiniyle, prezervatifle, kadın vücuduyla, cinsellikle sorunu olanlar sadece Müslümanlar ve Katolikler değil. Sadece din adamlarıyla dindar insanlar da değil.
Hemen her zaman, hemen her yerde devlet, sadece bir erkekle bir kadının ve sadece aile çerçevesi içinde cinsel ilişkide bulunmasına olumlu gözle bakmış, geri kalan her tür cinsellik ya günah ya suç ya ayıp ilan edilmiş.
Evlilik dışı ilişki, eşcinsellik, grup seks, yanında kimse yokken tek başına seks... Hepsinin yapılması günah ve/veya suç, konuşulması ayıp. Avrupa’da da, Osmanlı’da da, Cumhuriyet Türkiyesi’nde de.
Şinasi Tekin’in Harvard Üniversitesi tarafından yayımlanan Osmanlıca El Kitabı’na göre, “‘Cinsel yönden kendi kendini tatmin’ demek olan ‘istimnâ etmek’ fiilini kullanmaktan çekindikleri için eskiler, bir tarihte ebced hesabıyla el kelimesindeki elif ve lam harflerinin rakam değeri olan 31’i kullanarak ‘otuzbir çekmek’ fiilini türetmişlerdi.”
“Eskiler” gibi, Kemalist Cumhuriyet de otuzbir çekmeye, özellikle de kadınların bunu yapmasına fena halde karşı olmuş.
Gençler için bir dizi cinsel “eğitim” kitabı yazan Daniş Remzi, Genç Kızlarda Fena Adetlerden İstişha ve Zurefalık adlı, 1936 tarihli kitabında şöyle yakınır: “Bundan [fena âdetlerden] zarar eden yalnız genç kızlar değil, bütün bir cemiyet, bütün bir millet, bütün bir insanlık olmuştur.”
Erkek ve Kadında Cinsî İktidarsızlık kitabında yine şikâyet eder: “Genç kadınlar gayrı meşru bir zevk âlemi içinde gayrı meşru çocuklar yetiştirmemek için bin bir ilaç, bin bir şekil ve aletle tabii zevkini, kendi kadınlığının tabiatını bozmuş bulunmaktadırlar.”
Ve yine aynı yıl, Genç Kızlarla Gizli Konuşmalar kitabında şikâyetleri ayyuka çıkar: “Yapılan her ameliyatın sonunda da ferç veya makatlarından pomat şişeleri, salatalık, havuç, patlıcan ve buna benzer şeyler çıkarılmıştır.”
Daniş Remzi, çocuk doğurmakla sonuçlanmayan her zevke karşıdır.
Niye?
İşte bir ipucu: Hükümet 1927’de “Nüfus siyasetimize aykırı fikirler ihtiva eden Gebe Kalmamak İçin Ne Yapmalı? adlı eserin toplatılıp imha edilmesi” konusunu tartışır.
İki yıl sonra, 25-45 yaş arasındaki bekâr erkeklerle 25-35 yaş arasındaki bekâr kadınlardan Bekârlık Vergisi alınması önerilir.
Dönemin kitaplarında ve yasalarında hep aynı kaygı vardır: Doğru kişilerle doğru evlilikler yapılmalı, sağlıklı ve üretken cinsel yaşamlar olmalı, yeni doğan çocuğa gerektiği gibi bakılmalı, “vatana millete hayırlı Türk evlatları” üretilmeli. Ve çok sayıda Türk evladı üretilmeli.
Belli ki, devletin nüfus politikası otuzbir çekmemeyi gerektiriyor.
Günümüzde de Başbakan Erdoğan’ın benzer bir nüfus beklentisi var. Bir düğünde dile getirmiş:“Beklentimiz var, biliyorsunuz, en az üç tane yavru. Fazlası olabilir, ama azını istemiyoruz. Bunu ciddi, kararlı, inanarak ve bilimsel söylüyorum, milletimi ve vatanımı sevdiğim için söylüyorum.”
Tek tük istisnaları var galiba, ama tarih boyunca tüm toplumlarda egemenler ve onları temsil eden devlet, insanların nasıl, ne zaman, ne kadar ve ne amaçla seviştiğini kontrol etmeye çalışmış. Cinsellik her zaman resmî ideolojinin, devlet politikalarının, toplum mühendisliğinin konusu olmuş.
Ama yine tarih boyunca insanlar canları ne isterse onu yapmış, bir başbakana telefon edip akıl danışmayı hiç kimse hiçbir zaman düşünmemiş.
Yazarlar
-
Mensur AkgünNihayet önemli biri ‘Kral Çıplak’ dedi… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’yi savcılar ve yargıçlar mı yönetiyor? Benim kimi seçeceğime mahkeme mi karar verecek? 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAlla curda başladı alla turca bitecek 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyamızın nereye gittiğini merak edenlere… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR“Abdi, Savunma Bakan yardımcılığı için isim verdi. ‘Terörsüz Türkiye’ ismi dahil güncellenebilir” 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİCHP ile AK Parti’nin kültür barışı 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANKürtlerin elinde kalan “kağıt bir kepçe" mi? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYASessizlik Tarafsızlık Değil, Suç Ortaklığıdır; Rojava Savunulmalıdır.. 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUTürkiye’de değişim meselesi 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKSahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu“Erken” seçime kadar geçecek değerli zamanlar 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDar kimlikler, geniş kimlikler, daha geniş kimlikler 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARNedir bu Birleşik Arap Emirlikleri? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAğlamaya hakkı olmayanlar 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRROJAVA'YA SALDIRIYA HAYIR! 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYargının röntgeni 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“10 bin liraya bir adam”… 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpToplumsal kutuplaşma artarken enflasyondaki düşüş yavaşlıyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraŞükür 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselÜcretli çalışan sayısında aykırı gelişmeler; sanayide gerileme devam ediyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Anayasal vatandaşlık” mı dediniz? 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞBarbar medenileşmenin sonu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEskiden bir aile 337 liraya doyuyordu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYOrtadoğu'da Emperyalist Yeni Oyunlar Yeni Tehklikeler! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023