Ahmet TAKAN
İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri, Humeyni önderliğinde devrim sonrasında, 1979'dan bu yana Türkiye'yi ziyaret eden ilk İran Genelkurmay Başkanıydı. Bu çok önemli ve tarihi ziyaret Türkiye'de yeterince değerlendirilip gündemdeki gerçek yerini bulabildi mi?.. Hayır!.. İktidar mensuplarının fotoğraflarına ve suyuna tirit açıklamalarına bakınca ziyaretten pek de memnun olmadıkları görünüyor. Havuz medyasında racon kesenler de ziyaretin olumlu geçmediğini kamuoyuna pompalayıp, İran'ın hâlâ "güvenilir olmadığını" vurguluyorlar. İki ülke askeri heyetleri arasında en üst düzeyde gerçekleşen temasları gözden düşürmeye gayret ediyorlar.
O tarihi ziyareti bir daha hatırlayalım. İran Genelkurmay Başkanlarının uluslararası arenada dış ülke ziyaretleri çok nadiren rastlanan bir durumdur. Bakıri'nin, -gündemi takip edebildiğim kadarıyla- dış ziyaretini hatırlamıyorum. 3 günlük bir ziyaretti. Askeri heyetlerin 3 günlük dış ziyareti uzun süre olarak değerlendirilir. İran Genelkurmay Başkanı, 9 kişilik üst düzey bir askeri heyetle Ankara'ya geldi. Heyette çok önemli isimler vardı. Temaslar ağırlıklı olarak Genelkurmay Başkanlığı'nda yapıldı. Görüşmelerin içeriğinden hiç bir şey bilmesek, tek satır bilgi kırıntısı bile elimizde olmasa sadece şu yukarıda özetlemeye çalıştığım fotoğraf çok şey anlatıyor. "Peki ne anlatıyor" diye bana sorarsanız; İran devletinin TSK'ya olan güvenini... "Hoppalaa mı!" O zaman biraz daha ileri gideyim; Cehenneme dönen bölgede İran, Türkiye'ye, "Biz TSK'nın sözüne güveniriz. Eğer bir işbirliği yaparsak TSK'dan teminat bekleriz. Gerçek muhatabımız o" mesajını verdi. Yoksa görülmüş şey değildir, bir ülke Cumhurbaşkanını o ülkeye Genelkurmay Başkanı üzerinden davet edilmesi. İran ince dış politika geleneği gereği R. Erdoğan'ı Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar üzerinden Tahran'a davet etti. Ne demeye geliyor bu!..
Ankara'daki görüşmelerde, Suriye, Irak ve Kuzey Irak'taki referandumun görüşülmesinden daha doğal ne olabilir ki?.. Fakat bu görüşmeler, Türkiye, İran, Rusya arasında adını bilmediğimiz bir çok noktada heyetler arasında zaten yapıla geliyor. Peki ne olmuş olabilir ki İran, Ankara'ya bu kadar üst düzey bir heyetle gelsin? Çözülmeyen neydi? Veya daha büyük bir sıkıntı mı vardı?.. İşte bu soruların cevaplarının ipuçlarını, Bakıri ülkesine döndükten sonra kendi basınına yaptığı açıklama veriyordu. Bakıri, Türkiye ile istihbarat paylaşımı konusunda iş birliği yapıldığını söylüyordu. Ve bana göre en kritik cümlesi şuydu;
"Çeşitli bölgesel ve askeri konularda daha iyi bir istişare ve iş birliği için gerekli bir ziyaretti. Türkiye ile yıllardır dostane ilişkilerimiz, güvenli sınırlarımız var. Ancak bu ziyaret bakışımızı değiştirmek için gerekliydi."
İyi bir istişare!..
Ankara'nın devlet koridorlarında, ziyaret öncesinde, o adını bilmediğimiz yerlerde yapılan gizli görüşmelerde İran'ın çok önemli bir rahatsızlığı konuşuluyordu. Ve bunun da diplomatik bir şekilde Ankara'ya iletildiği söyleniyordu. Şöyle;
"İran, heyetler arası yapılan görüşmelerde, MİT'in, İsrail gizli servisine çalışan ve bunlarla bağlantılı olduğunu ileri sürdüğü bazı isimleri karşılarına çıkardığını düşünüyor. Çok rahatsızlar."
Ulaştığım bilgilerden "on the record" bölümünden özet yaptım. Peki, 3 günlük ziyaret sonrasında İran heyeti Ankara'dan beklediklerini alabildi mi?.. Diplomatik kaynaklar, dudak büküyor!..
***
Hazır askeri konulara girmişken... TSK'nın Resmi Gazetede yayımlanan atama kararları, gündeme bomba gibi düştü. YENİÇAĞ'ın dikkatli okurlarına bu köşeden YAŞ sonrası, atama kararlarının geciktirilmesi konusunda Genelkurmay'daki artçı depremleri, artan iç huzursuzluğu ince ayrıntılarına girmeden defalarca aktarmıştım. Atamalar, (Jandarma da dahil) benim için sürpriz olmadı!..
Atamaların duyulmasının ardından kulisler güya "10 general istifa ediyor" haberleri ile çalkalandı. Buna "çalkalandırıldı" desek daha doğru bir habercilik yapmış oluruz. Çünkü atamaların ardından istifa niyetinde olan general sayısı 3'ü geçmiyordu. İşin doğrusu, aslı astarı neydi?..
Hatırlar mısınız?.. Kabine revizyonu ardından yazdığım analizde Savunma Bakanlığı'na Nurettin Canikli'ye özel bir parantez açmış, R. Erdoğan'ın kurşun askeri olduğunu belirtip, despot kişiliğine dikkat çekip TSK üzerinde baskıların daha da artacağının altını çizmiştim.
YAŞ kararları sonrasında, Genelkurmay karargahında kararname çıkarılmadan önce Nurettin Canikli'nin 10'a yakın generale "istifa et" baskısı yaptığı konuşuluyordu. Resmi Gazete yayınlandıktan sonra askeri kaynaklarla yaptığım görüşmelerde bu baskının hâlâ devam ettiğini öğrendim. Sonuç ne olur? Bekleyip göreceğiz... Havuz ve yandaş medya ellerinde olduğu için istedikleri manipülasyonu yine yaptılar!.. Türk askerini "makam mevki düşkünü" gibi gösterip Türk milletinin taşıyıcı temel kolonuna darbe vurmaya devam ediyorlar!..
Çok yazık oluyor. Kimselere de anlatamıyoruz!..
Kaynak: Askeri konular... - Ahmet TAKAN
Yazarlar
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
3.01.2026
12.12.2025
7.01.2022
1.12.2021
10.11.2021
13.10.2021
12.10.2021
9.09.2021
31.08.2021