Ahmet TAŞGETİREN
Evet, Suriye’de bir Rus vahşeti icra ediliyor ve dünya bunu sıradan haberler şeklinde görüyor.
Öylesine bir DAİŞ canavarı oluşturuldu ki, bu bütün başka canavarlıkları görmemize engel oluyor.
Amerika DAİŞ’le mücadele ediyor, gerekçe terör! Peki Rusya’nın Suriye’de yaptıkları terör olmuyor mu?
Şu bir gerçek: Rusya Esed tarafından Suriye’ye davet edildiğinden bu yana DAİŞ’in bugüne kadar öldürdüklerinin birkaç misli sivil insanı katletti. Hala da Türkmenler’e karşı gökten ateş kusuyor. Okulları vurdu, pazar yerlerini vurdu, biliniyor ki Esed’in varil bombalarının yerini Rus bombaları aldı. Peki neden dünyadan bir isyan çığlığı yükselmiyor. Neden Amerika’nın gıkı çıkmıyor?
“Rusya Suriye’de niye var?” sorusunun cevabı da kayboldu bu arada. Niye var? Güya DAİŞ’le mücadele için.
Güya Esed de DAİŞ’le mücadele ettiğini söylüyor.
İran da DAİŞ’le mücadele ediyor güya!
Amerika Suriye’de çok kötü biçimde Rusya’ya alan açan ülke haline geldi. Çünkü Rusya bombardımanlarının sadece yüzde 10’unun DAİŞ’i hedef aldığı, yüzde 90’ının rejim muhalifi alanları yok etmeye yönelik olduğunu en iyi Amerika biliyor. Ama sanki Esed muhaliflerinin yok edilmesi noktasında ABD ile Rusya anlaşmış gibi bir alan görüntüsü var. Yoksa gerçekten böyle mi?“Arap baharı” sürecinde Esed devrileceği zaman “Yerine kim gelecek?” sorusu ile zihin dokuları allak bullak olan ve şimdilerde açık açık “Acaba Esed iktidarda kalsa mı?” ihtimallerini gündeme getiren Amerika için Suriye sorunu, sadece “İslamcı muhalefeti yok etme” hesabından mı ibaretti de, böylesine yok edici bir misyon üstlenen Rusya’ya karşı lalü ebkem durmaya yöneldi?
Suriye muhalefetini yok etme hesabının bir boyutunun Türkiye’ye yönelik olduğunu görmemek için gözleri tümüyle kapamak lazım. Aslında “Arap Baharı”na yönelik Amerikan freni, o işin içinde “Türkiye öncülüğü” bulunduğu değerlendirmesi ile de ilgilidir. Arap Baharı ile birlikte İslam dünyasında “Batı formatı”ndan farklı, bu coğrafyanın bağımsız yükselişini öngören bir proje olduğu, onu da Türkiye’deki Erdoğan - Ak Parti çizgisinin yükselttiği okuması ile fren devreye girmiştir. Rusya ile yolların kesişmesi de bu yüzdendir. Arap Baharı’nın dokusundaki “Sünni öz”e karşı İran’la “Şia ayağı”nın devreye sokulması da bu yüzdendir.
Bu süreçte DAİŞ diye bir canavar üretilmiş, onun üzerine bomba yağdırılır gibi yapılıp, bütün coğrafya istilacıların at koşturduğu bir alan haline gelmiştir.
Bu süreçte Türkiye olarak sesimizin bütün gücüyle;
Bir: Batı’yı sonuna kadar sorgulamak lazım. Hani demokrasi diyordunuz, hani insan hakları diyordunuz, hani, hani, hani?
İki: Rus vahşetini gün gün dünya kamuoyuna taşımak ve bir insanlık isyanını geliştirmek lazım. Bu noktada, uçak düşürüldükten bu yana benimsenen ılımlı dilin Rusya’nın sadece vandallığını artırdığı muhakkaktır. Hatta Rusya, uçak düşürüldükten sonra özellikle Türkmenlere karşı bir kazıma operasyonu yürütüyor ve bunu adeta “Türkiye’yi vuruyormuş” izlenimi vererek yapıyor. Suriye’de Esed vahşeti ile Rus vahşeti atbaşı gidiyor. Ortada Afganistan işgalinden çok daha zalimleşmiş bir Suriye işgali söz konusu. Dünya kamuoyunu Batılı ülkelerin duyarsızlığına karşı da harekete geçirmek lazım. Zalim sadece adı DAİŞ olunca mı onunla savaşılacak, sorusu bugün çok daha hayati hale gelmiştir. Benzeri şekilde İslam dünyasında Rusya’nın Suriye’deki cinayetlerine karşı büyük kitlelerin tepkisini sokağa taşımak gerekiyor. Ta ki kendisini bünyesindeki 20 milyon Müslüman sebebiyle “İslam ülkesi” olarak tanımlayan Putin, Müslümanların yüreğinde nasıl bir “Nefret objesi” haline geldiğini görsün.
Son olarak şunu kaydetmek isterim: Türkiye içindeki PKK hareketlenmesi ile Suriye ve bölgede gelişen olaylar birebir alakalıdır. Suriye’de bir ayağı var oyunun, Türkiye’de bir ayağı. Mısır’da başka bir ayağı. Türkiye, terörü sür’atle en asgariye indirerek, bu oyuna asla izin vermeyeceğini dostlara, düşmanlara, dost görünenlere ve içerde kafası karışanlara anlatmalıdır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
5.02.2026
27.01.2026
23.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
16.01.2026
15.01.2026